Uluslararası İlişkiler ve Uluslararası Halkla İlişkiler

Uluslararası halkla ilişkiler şirketlerin, kurumların ya da devletlerin kendi ülkeleri dışındaki hedef kitlelere karşılıklı anlayış, iyi niyet ve yarara dönük ilişkiler kurmak için geliştirdikleri planlı, sistematik ve stratejik iletişim çabalarını ifade etmektedir. Halkla ilişkiler kapsamı içerisinde böyle bir alanın ortaya çıkması II. Dünya Savaşın'dan itibaren başlayıp 1980'lerden sonra hız kazanan büyük dönüşümler sonucunda olmuştur. Söz konusu dönüşüm büyük ölçüde ekonomik gelişimlere bağlı olmakla birlikte siyasal, kültürel ve benzeri alanlarda da kendini hissettirmiştir. Özellikle iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişim, bir yandan bilgi ve değerlerin çok hızlı bir şekilde tüm dünyada dolaşıma girmesini sağlamış, öte yandan finansal hareketliliğin de global bir düzeye erişmesine yol açmıştır. Böylesi bir ortamda gerek ticari gerekse de ticari olmayan amaçlarla kurulmuş olan kuruluşların hedef kitleleri sadece kendi ülkeleriyle sınırlı kalmayacak şekilde uluslararası bir düzeye ulaşmıştır. Bahsedilen süreç devletler açısından da siyasal ve diplomatik açıdan revizyona gitmeyi zaruri hâle getirmiştir. Daha önceki dönemlerde güçlü egemenlik yapılarıyla otonom bir şekilde uluslararası sahada güç mücadelesi içinde olan devletler varlıklarını sürdürmek ve uluslararası sahada etkin olabilmek için yeni uluslararası ilişkiler perspektifine uygun davranmak durumunda kalmışlardır. Uluslararası sahaya yeni aktörlerin dâhil olması, ulus- devlet anlayışının güç yitirmesi gibi gerekçeler devletleri karşılıklı bağımlılık durumuna sokmuş ve iş birliği ve uyum içerisinde birlikte hareket edebilme kabiliyetini geliştirmelerini gerektirmiştir.

Uluslararası ilişkiler alanındaki bu gelişmeler halkla ilişkiler pratiğinde de yeni açılımlara neden olmuş, en önemlisi hedef kitle kapsamı farklı ulusları ve uluslararası kamuoyunu içerecek şekilde genişletmiştir. Firmalar için uluslararası pazarlarda varlık gösterebilmek, devletler için de diğer ülke toplumları ve uluslararası kamuoyu nezdinde itibar ve olumlu bir imaja sahip olabilmek yegane amaçlar hâline gelmiştir. Bu ortam uluslararası ilişkilerinyeni doğasını göz önüne alan uluslararası halkla ilişkiler faaliyetlerini vazgeçilmez bir hâle getirmiştir.

Uluslararası halkla ilişkiler kapsamında diğer ülkeler ve uluslararası kamuoyu nezdinde bir kurumun veya devletin itibar ve olumlu imajının güçlendirilebilmesi için bir dizi yöntem ve tekniğe başvurulabilmektedir.

Kurumların veya devletlerin uluslararası halkla ilişkiler faaliyetlerini yürütürken yukarıda örneklendirilen uygulamalara başvurmaları dış kamuoyunda itibarlı bir pozisyon sahibi olmalarını kolaylaştıracaktır. Bununla birlikte halkla ilişkilerin özünde “tanıma ve tanıtma etkinlikleri” olduğundan hareketle öncelikle hedef kitle olarak belirlenen ülkelerin toplumsal yapısı hakkında araştırma ve bilgilenme aşamalarının gerçekleştirilmesinin en önemli ön koşul olduğu unutulmamalıdır. Uluslararası halkla ilişkiler faaliyetleri yürütülecek her bir ülkenin kendine has siyasal, kültürel, tarihsel ve ekonomik yönlerinin olacağı gerçeğinden hareketle, spesifik olan bu niteliklerin bilinmesi gerçekleştirilecek çalışmanın başarısını doğrudan etkileyecektir. Bir başka deyişle uluslararası halkla ilişkiler faaliyetlerinin başarısı verilecek mesajların çok farklı niteliklerde olabilecek hedef kitlelere uygun ve doğru kodlanarak iletilmesiyle mümkündür.