Uluslararası Bankacılıkta Finansal Aracılık ve Riskler
Uluslararası bankalar, cari hesap, risk sermayesi, perakende mevduatları, işletme kredileri, para piyasası araçları, döviz mevduatları, porföy yatırım danışmanlığı, tüketici kredileri, serbest bölge bankacılığı, yatırım ve iştirak danışmanlığı, türev piyasaları işlemleri, leasing, uluslararası fon transferi, kıymetli maden işlemleri gibi birçok hizmeti yerine getirmektedirler.
Finansal piyasalarda fon transferinin gerçekleştirilmesi çoğunlukla finansal kurumlar aracılığıyla yerine getirilmektedir. Finansal kurumların fon arz edenler ile fon talep edenleri bir araya getirmesi işlevi finansal aracılık olarak tanımlanmaktadır. Bu önemli fonksiyonu yerine getiren finansal kurumlar, fon maliyetlerini azaltmak, risk, vade ve miktar ayarlaması yapmak, danışmanlık hizmeti vermek gibi faaliyetleri yerine getirmektedirler. Finansal aracı kurumlar bu hizmetleri sunarak, piyasaların etkin ve verimli olarak çalışmasına, arz ve talep uyumunun sağlanmasına, ekonomik faaliyetlerin kesintisiz bir şekilde sürdürülmesine, ticari hayatın gelişmesine önemli katkılar sağlamaktadırlar. Diğer bir ifadeyle, aracı kuruluşlar, ülkelerin ekonomik ve sosyal açılardan gelişmesine katkı sağlama, tasarrufların toplanması, yatırımcıların sermaye ihtiyaçlarını karşılaması ve sermaye araçlarının geliştirilmesi konularında önemli bir rol oynamaktadır.
Aracı kuruluşların en önemlilerinden olan bankalar yanında, bu alanda hizmet veren birçok kuruluş bulunmaktadır. Bu kuruluşlar, aracı kurumlar, genel finans ortaklıkları, yatırım ortaklıkları, risk sermayesi yatırım ortaklıkları, yatırım fonları, derecelendirme şirketleri, menkul kıymet borsaları, sosyal güvenlik kuruluşları, ipoteğe dayalı menkul kıymet merkezleri, sigorta şirketleri, portföy yönetim şirketleri, kooperatifler ve yatırım danışmanlığı şirketleridir.
Finansal piyasa araçlarını en fazla kullanan kurumlar bankalardır. Bankalar hem para piyasası hem de sermaye piyasası araçlarından kullanarak, yerel ve yabancı tasarruf sahipleriyle, faaliyetlerini veya yatırımlarını finanse edebilmek için fona ihtiyacı olan yerel veya yabancı işletmeleri bir araya getiren, para sermaye ve kredi üzerine her tür işlemi gerçekleştiren aracı kuruluşlardır.
Finansal aracıların gerçekleştirdikleri faaliyetleri genel olarak altı başlıkta toplamak mümkündür. Bu faaliyet alanları;
- Sermaye piyasalarında işlemi gerçekleştirilen finansal araçların ihraç veya halka arz yoluyla satışlarını gerçekleştirmek veya aracılık etmek,
- İkincil piyasada alım satımı gerçekleştirilen sermaye piyasası araçlarının alım veya satımında aracılık yapmak,
- Finansal piyasalarda işlem gören farklı endeksler, pay piyasası araçlarının, borçlanma araçlarının, kıymetli madenlerin, vadeli işlem ve opsiyon araçlarının ayrı ayrı veya bütün olarak gerçekleştirilen alım satımlarına aracılık etmek,
- Sermaye piyasası araçları için repo veya ters repo işlemlerini gerçekleştirmek,
- Yatırım danışmanlıkları faaliyetlerinde bulunmak,
- Portföy yöneticiliği yapmak.
Finansal aracılık kuruluşlarına yönelik yapılan ayrım genel olarak, aracı kuruluşun fon toplama yöntemine göre yapılmaktadır. Bu açıdan finansal aracılar, mevduat toplayan finansal aracılar, sözleşme düzenleyen finansal aracılar ve havuz oluşturan finansal aracılar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadırlar. Bunlar, Mevduat Toplayan Finansal Aracılar, Sözleşme Düzenleyen Finansal Aracılar ve Havuz Oluşturan Finansal Aracılardır.
Fon arz edenler ile fon talep edenleri bir araya getirerek fon transferini gerçekleştiren aracı kurumlar bu temel işlevleri yanında ülke ekonomilerine de ilave bir takım katkılar sağlarlar. Bu katkıları Gömülüme Eğilimi Azaltıcı Etki, Riski Azaltıcı ve Daraltıcı Etki, Vadeleri Ayarlayıcı Etki, Miktar Ayarlayıcı Etki, Fon Maliyetlerini Azaltıcı Etki, Potansiyel Faiz Oranlarını Düşürücü Etki, Yatırımın Kalitesini ve Miktarını Artırıcı Etki ve Para Emisyonunun Artış Oranını Azaltıcı Etki olmak üzere sekiz başlık altında ele almak mümkündür.
Aracılık faaliyetinde bankalar, genel olarak banka dışından kaynakların kullanılması sebebiyle, farklı alanlarda faaliyet gösteren kurumlara göre çok daha farklı ve karmaşık riskler taşımaktadırlar. Bankaların gerçekleştirdikleri aracılık faaliyetlerinde başarısız olmaları, ulusal ve uluslararası finansal piyasalarda ve ekonomilerde olumsuzluklara neden olabilecektir. Özellikle sermayenin serbest dolaşımının hızlanması, teknolojik gelişmeler, finansal araçların ve hizmetlerin çeşitlenmesi bankacılık sektörünü yeni risklerle karşı karşıya bırakmıştır. Artan rekabet ortamıyla birlikte bankalar, genel olarak, kredi riski, piyasa riski, likidite riski ve operasyonel riskler ve ülke riski gibi risklerle de yüzleşmiş ve bu riskler için de tedbirler almak zorunda kalmıştır.
Basel komitesi resmi bir yaptırım gücüne olmamasına rağmen, komite tarafından alınan kararlar birçok ülke ve banka tarafından uygulanmaktadır.
Komite 1988 yılında, Basel I “Sermaye Yeterliliği Uzlaşısı” kararını yayımlamıştır. Bu kararda, uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren bankaların sahip oldukları aktiflerin risk ağırlıklarına uygun ve yeterli sermaye büyüklüğünün sağlanabilmesi için bir yöntem önerilmiştir. Basel II, bankaların faaliyetleri gereğince aldıkları risklere uyumlu olarak asgari sermaye düzeyini belirlemekte ve bu düzeyin korunması için gerekli kontrolü gerçekleştirmektedir. Böylece, Basel II kriterleri bankaların etkin bir risk yönetimi geliştirmelerine, piyasa disiplini oluşturmalarına ve finansal istikrara önemli bir katkılar sağlanmıştır. Basel III ile, sermaye ve likidite yeterlilikleri küresel standartlar olarak kabul edilmiş ve benzer krizlerin yaşanmaması için birçok değişiklik tasarlanmıştır.
Basel II düzenlemesiyle üç yapısal blok yayımlanmıştır. Bu yapısal bloklar sırasıyla, asgari sermaye yükümlülüklerinin hesaplanması, denetim süreci ve piyasa disiplinidir.