Toplumsal Ve Kültürel Yapının Değişimindeki Görünümlerinden Demografik Yapı Ve Sağlık

Demografi ya da nüfus bilim, sınırları belli bir coğrafyada bulunan nüfusun yapısını, özelliklerini ve değişimlerini inceleyen bilim dalı olarak tanımlanmaktadır . Nüfusun değişimin farklı kaynakları vardır ve bu kaynaklar nüfusun artmasına, azalmasına neden olmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin demografik yapısı, ülke içinde ve dışında Dünya ölçeğinde yaşanan değişimlerden etkilenmiştir. Bu etkilenmeler, Türkiye'deki nüfus dönüşümünün üç aşamada incelenmesine neden olmuştur. Bu dönemlerin sınıflandırılmasında, politika yapıcılar tarafından tercih edilen doğum oranını arttıran ya da azaltan uygulamaların önemi oldukça büyüktür.

Sosyolojik olarak bakıldığında eşitsizlik tartışmaları içinde eşitsizliğe maruz kalmış kesimlerin (sosyoekonomik seviye bakımından alt sıralarda yer alanlar, etnik grup üyesi olanlar ve azınlıkta bulunan belirli bir ırkın mensubu olanlar, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, özürlüler) sağlık seviyelerinin genel ile karşılaştırıldığında daha düşük düzeyde olduğu gözlenmektedir. “Risk grupları”, “dezavantajlı gruplar”, “incinebilirliği yüksek olan gruplar”, bu durumda bulunanları tanımlamada sıklıkla kullanılan kavramlar arasında yer almaktadır.

Nüfusun artışının teşvik edilmesi yönündeki uygulamalar “doğumu destekleyen” ya da “pro-natal” bakış açısını ifade etmektedir. Söz konusu bakış açısında, doğum olgusunun artması yönünde toplumun farklı boyutlarında teşviklerin uygulanması mümkündür.

Nüfusun sayısal ve istatiksel, genel ifade ile niceliksel değerlendirmesi, “formel demografi” olarak adlandırılmaktadır. Ancak, sayısal analizler üzerine sosyal bilimsel bir bakış açısı ile bir değerlendirme yapılmaması, bu demografi alanının eleştirilmesinde sıklıkla kullanılan gerekçeler arasında yer almaktadır.