Çalışma Sosyolojisi
İnsanlık tarihi kadar eski bir kavram olan çalışma kavramı, yer ve zamana göre çeşitli farklılıklar göstermiştir. İlk dönemlerde insan onuruyla bağdaşmayan ve bir nevi ceza olarak algılanan çalışma kavramı, zaman içerisinde insanın temel görevi olarak nitelendirilmeye başlanmıştır.
Bugünkü anlamıyla çalışma kavramının ortaya çıkışı, sanayi devrimi ile birlikte gerçekleşmiştir. İlk dönemlerde insan faaliyetelerinin tümünü ifade etmek için kullanılan çalışma kavramı, sanayi devrimi ile birlikte ücretli çalışma esası üzerine oturtulmuştur. Ayrıca, sanayi devrimi eski toplumsal düzeni ortadan kaldırmış ve yeni bir toplumsal düzen ortaya çıkarmıştır. Özellikle işçi sınıfı (ücretli çalışanlar) ve burjuvazi (işverenler) olmak üzere iki sınıfın doğuşu, bugünkü toplumsal yapının oluşmasında önemli bir yere sahiptir.
Bugünkü anlamıyla sosyoloji biliminin ortaya çıkışı, sanayi devrimi ve sanayi devrimi sürecinde değişen toplumsal yapı ve toplumsal ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmektedir. İlk dönem sosyal bilimcileri bu nedenle değişmekte olan toplumsal yapı ve toplumsal ilişkilere odaklanmış ve süreci bu çerçevede açıklamaya çalışmışlardır.
İlk dönem sosyal bilimcilerinden Marx, sınıf çatışması, sömürü ve yabancılaşma kavramlarını öne çıkarırmış; Durkheim, toplumsal iş bölümü ve intihar kavramları ile sanayi toplumunu incelemiş ve Weber de kapitalizmin kökenleri ile sanayi toplumunun yönetim yapısı olarak gördüğü bürokrasi aracılığıyla incelemelerini sürdürmüştür. Sosyoloji biliminin bir alt dalı olan çalışma sosyolojisi ile ilgili ilk dönem çalışmaları da bu çerçevede ele alınmıştır.
Amerikan sosyolojisinin 20. yüzyıldan itibaren kendine özgü inceleme konuları aracılığıyla Avrupa geleneğinden farklı bir boyutta yapılanması, çalışma yaşamıyla ilgili inceleme konularının da farklılaşmasına ve genişlemesine neden olmuştur.
Çalışma sosyolojisi ile ilgili araştırmalar özellikle beşeri ilişkiler yaklaşımı, hümanistik yaklaşım, kültürel farklılıkların incelenmesi gibi bir çok yeni yaklaşımı gündemlerine almış bulunmaktadır.
Çalışma sosyolojisi alanındaki çalışmaların özellikle 1970'li yıllardan itibaren bütün dünyayı etkilemeye başlayan küreselleşme anlayışına bağlı olarak ve yine sosyoloji bilimindeki yeni inceleme konularından da etkilenerek, daha farklı başlıklar altında çalışmalarını sürdürdüğü görülmektedir. Son dönem çalışmalarında göz çarpan konu başlıkları arasında, çalışan sınıfların kendi aralarındaki farklılaşmaları, insan kaynakları yönetimi anlaşıyışının ortaya çıkışı ve buna bağlı olarak farklı yönetim arayışları, kuşaklar arası farklılıklar, post-modern toplum tartışmaları öne çıkmaktadır.
Son dönemlerde yaşanan gelişmeler, çalışma kavramının ve çalışanların kendilerini algılıyışlarının değişmekte olduğunu göstermektedir.
Türkiye açısından konuya yaklaşıldığında, sanayileşme yolunda 1950'lilerden başlayarak hızlı bir sıçrama gösteren ve bu nedenle işçi sınıfı daha yakın bir dönemde oluşmaya başlayan Türkiye'de, özellikle küreselleşmenin de etkisiyle, çalışma sosyolojisinin son dönem inceleme konularıyla ilgili gelişmelerin daha belirgin bir biçimde yaşandığı görülmektedir.