Mengücekliler-Danişmendliler
Mengücekliler Malazgirt Meydan Muharebesi (1071) sonrasında Anadolu'da kurulmuş bir Türk beyliğidir. Beyliğin kurucusu Büyük Selçuklu sultanları Tuğrul Bey ve Alp Arslan dönemlerinde emirlik yaptığı da bilinen Mengücek Gazi'dir. Onun 1118 yılından önce vefat etmiş olduğu düşünülmektedir. Kendisinden sonra beyliğin başına oğlu İshak Bey geçmiştir. Beylik Anadolu'da hem gayrimüslimlere karşı mücadele vererek burada Türk hakimiyetinin kurulmasında önemli roller üstlenmiş hem de inşa ettirdiklerihanlar, hamamlar ve medreseler gibi yapılarla yine aynı coğrafyada Türk-İslam kültürünün yerleşmesine büyük katkılarda bulunmuştur.
Mengücekliler güçlü oldukları dönemlerde Kemah, Erzincan, Divriği ve çevresinde hüküm sürmüşlerdir. İkinci beyleri İshak Bey'den sonra genelde Kemah-Erzincan ve Divriği olmak üzere iki kol halinde hâkimiyetlerini devam ettirmişlerdir. Beyliğin bu kolunun en önemli hükümdarı Fahreddin Behram Şah'dır (1162-1225). Beylik onun döneminde en ihtişamlı devrini yaşamıştır. Ancak ondan sonra bu kolun başına geçen oğlu Alaeddin Davud Şah'ın Türkiye Selçukluları'na karşı izlediği ikiyüzlü politika beyliğin bu kolunun sonunu getirmiştir. Sultan I. Alaeddin Keykubad, Davud Şah'ı da tutuklatıp beyliğin bu koluna 1128 yılında son vermiştir.
Beyliğin Divriği kolunu idare eden beyler genellikle Türkiye Selçukluları'nı metbuuları olarak tanımışlardır. Bu kolun ne zaman son bulduğu bilinmemekle birlikte, 1277 yılından önce hâkimiyetini kaybettiği kesindir. Meşhur Divriği Ulu Camii bu kolun beylerinden Ahmed Şah b. Süleyman zamanında inşa edilmiştir (1228-1229).
Danişmenli Beyliği'nin kurucusu, Büyük Selçuklu Devleti bünyesinde önemli görevlerde bulunmuş olan Danişmend Ali Taylu’nun oğlu Gümüştegin Ahmed Gazi’dir. Ahmed Gazi babasının lakabı olan "Danişmend"i de kullanmıştır. Beyliğin kuruluş yılı kesin olarak bilinmemekle birlikte 1084 yılında Gümüştegin adına basılmış bir sikkeden, bu beyliğin işaret edilen yılda ya da daha öncesinde kurulmuş olduğunu tahmin ediyoruz.
Bu beylik, güçlü dönemlerinde Sivas, Kayseri, Tokat, Amasya, Malatya gibi şehirleri de içine alan geniş bir coğrafyaya hükmetmiştir. Yayıldıkları coğrafya dikkate alınırsa Anadolu'daki ilk dönem Türk beylikleri içerisindeki en güçlü beyliğin Danişmendliler olduğu anlaşılmaktadır.
Beyliğin kurucusu olan Gümüştegin Ahmed Gazi, gayrimüslimlere karşı oldukça başarılı mücadeleler vermiştir. Ancak bir savaşta esir alınan Hristiyan reislerini Türkiye Selçuklu hükümdarı I. Kılıç Arslan’dan habersiz bir şekilde fidye karşılığında serbest bırakması, bu fidyeden sultana vermemesi ve daha önceden sultanın fethetmeye çalıştığı ancak fethedemediği Malatya’yı gayrimüslimlerin elinden alıp Danişmendli topraklarına katması sultan ile arasını açmıştır. Neticede Sultan Kılıç Arslan ile karşı karşıya kaldığı savaşta mağlup olan (1103-4) Ahmed Gazi kısa bir süre sonra hayatını kaybetmiştir (1104-1105).
Gümüştegin Ahmed Gazi’den sonra beyliği uzun bir müddet oğlu Emir Gazi idare etmiştir (1104/1105-1134). Beylik hem bu dönemde hem de Emir Gazi’den sonra idareyi ele alan oğlu Melik Muhammed döneminde (1134- 1142/1143) gücünü muhafaza etmiştir. Melik Muhammed’den sonra ise gerek Danişmendli liderleri arasındaki rekabetler ve taht mücadeleleri gerekse Selçuklular ile Danişmendliler arasındaki mcadeleler ile beylik güç kaybetmeye başlamıştır. Özellikle Türkiye Selçukluları hükümdarları I. Mesud (1116-1156) döneminin sonlarında ve II. Kılıç Arslan (1156-1192) döneminde Danişmendliler, Anadolu’daki üstünlüklerini Selçuklular’a kaptırmıştır. Melik Muhammed’den sonra Sivas, Kayseri ve Malatya olmak üzere üç merkezden, üç farklı bey tarafından idare edilen Danişmendli Beyliği'ne Sultan II. Kılıç Arslan son vermiştir. 1166-1169 yılları arasında Kayseri’yi ele geçirerek buradaki Danişmendli koluna son veren sultan, 1175 yılında Sivas’taki 1178’de de Malatya’daki Danişmendli kolunu ortadan kaldırmıştır. Bu mücadelelerin yaşandığı dönemlerde bütün Danişmendli toprakları Türkiye Selçukluları’nın eline geçmiştir.