Saltuklular-Ahlatşahlar
Doğu Anadolu’da kurulan ilk Türk beyliği olan Saltuklular, Ebû’l-Kâsım Saltuk tarafından kurulmuştur.
Saltuklular, kuruluşundan itibaren Büyük Selçuklulara akabinde Irak Selçuklularına sonra da Azerbaycan atabekleri olan İldenizlere bağlı kaldılar.
Ebû'l-Kâsım Saltuk'un ne zaman öldüğü bilinmemekle birlikte 1102-1103 tarihinde beyliğin başında oğlu Emîr Ali bulunuyordu.
Gürcü kralı David, 1115 yılında Rostof’u aldı. Ertesi sene ileri harekâtına devam ederek Saltuklu topraklarında bulunan Pasin ovasına kadar ilerleyip yağma ve katil hareketlerinde bulundu.
1121 yılında bölgede etkin olan Gürcülere karşı Artuklu İlgazi önderliğinde bir ordu hazırlandı. Toplanan orduya Saltuklu Emîr Ali de katılmıştır. Ancak savaş, Gürcülerin galibiyeti ile sonuçlandı.
Emîr Ali 1123-1124 tarihlerinde öldü ve beyliğin başına kardeşi Ziyâeddîn Ebû’l-Muzaffer Gâzi geçti. Onun 1132 yılındaki ölümü üzerine de İzzeddîn Saltuk beyliğin başına geçmiştir.
Ani hâkimi Fahreddîn Şeddâd, İzzeddîn Saltuk’u şehri kendisine teslim etmek için davet edip aynı zamanda Gürcü kralı Dimitri ile de anlaşarak Saltuklulara ani bir şekilde saldırmasını sağladı. Böylelikle Saltuklular, 1153-1154 yılında ağır bir hezimete uğradı. İzzeddîn Saltuk da Gürcüler tarafından esir edildi.
Gürcülerin Ani'yi alması üzerine Ahlatşahlar, Erzenliler, Artuklular ve Saltuklular, Gürcülere karşı birleşip harekete geçtiler. Müttefikler, Ani’yi kuşattıklarında olayı duyan III. Giorgi de şehrin yardımına koştu. Taraflar arasında savaş başlamadan hemen önce Saltuklu İzzeddîn Saltuk, haber vermeden cepheden ayrıldı. Bunun yanında Artuklular da beklenmeden savaş başladığı için Türk ordusu mağlup oldu.
Saltuklular, İzzeddîn Saltuk devrinde nispeten iyi bir dönem yaşadılar. Erzurum dışında Micingerd, Bayburt, Avnik, Oltu, İspir ve bir dönem Kars gibi civar yerler Saltukluların idaresinde bulunuyordu.
1191 yılında ise Ahlat’ı kuşatan Eyyûbîlere karşı Mama Hatun'un başında olduğu Saltuklular, Ahlatşahlara yardıma gittiler.
Gürcülerin üzerine sefere çıkan Türkiye Selçuklu sultanı II. Rükneddîn Süleyman Şah, güzergâh üzerindeki emîrlere de kendisini karşılama ve destek verme fermanı gönderdi. Saltuklu emîri Alâeddîn Melikşah’ı buradaki ihmallerine binaen tutuklattı. Böylelikle 130 senelik köklü bir geçmişe sahip olan Saltuklular Beyliği, 25 Mayıs 1202 tarihinde son buldu.
Ahlatşahlar, 1100 yılında Sökmen el-Kutbî'nin Ahlat ve civarında kurduğu bir Türk beyliğidir.
Muhammed Tapar ve Berkyaruk arasında cereyan eden taht kavgalarında Emîr Sökmen, her zaman için Muhammed Tapar’ın yanında sadakat ile yer aldı. 1103 yılında Hoy Kapısı Savaşı'nda, 1105 yılında Musul kuşatmasında ve Sadaka b. Mezyed ile olan mücadelelerde Muhammed Tapar'ın yanında yer aldı.
Sökmen el-Kutbî, Sultan Muhammed Tapar nezdinde itibarını yükseltmiş ve toprakları çoğaltılmıştı. Onun Tebriz, Ahlat, Meyyâfârikîn, Van, Malazgirt gibi yerlerdeki hâkimiyetinin de sebebi buydu.
Sultan Muhammed Tapar, Ahlatşahların elindeki Azerbaycan topraklarını eşi Gevher Hatun’a, Meyyâfârikîn’i de 1115 yılında Karaca es-Sâkî’ye ikta etti.
Irak Selçuklu sultanı Mesud 1135 yılında Halife Müsterşid’i yenip Meraga’ya geçerek buradan muhtemelen II. Sökmen, Müsterşid ile olan savaşta kendisine yardıma gelmediği için Ahlat üzerine yürüdü. Sultan Mesud, Ahlatşahlıların tüm topraklarını istila etse de daha sonra katına değerli hediyeler ile gelen II. Sökmen’e topraklarını iade etti.
1137 senesinde ise Sultan Mesud bu defa Fars valisi Mengü Bars ile yaptığı savaştan sonra yanına gelen kardeşi Selçuk Şah’a Togan Arslan ve II. Sökmen’in idaresinde bulunan toprakları ikta etti. Ancak Selçuk Şah başarısız olarak geri döndü.
1138-1139 senesinde ise II. Sökmen, Sasonlular tarafından bir fırsatı bulunup esir edildi. Onu bu esaretten ise Artuklu Timurtaş’ın aracılığı kurtardı.
Gürcülerin Ani'yi almaları üzerine Ahlatşah II. Sökmen, Erzurum hâkimi İzzeddîn Saltuk, Bitlis beyi Togan Arslan oğlu Devletşah ve Artuklu Necmeddîn Alpı ittifak meydana getirdiler. Müttefikler Necmeddîn Alpı’yı beklemeden Ani şehrini kuşattılar. Bu esnada İzzeddîn Saltuk, askerleriyle birlikte geri çekildi. Bütün bu sebeplerden dolayı müttefik kuvvetler bozguna uğradı. II. Sökmen az sayıda adamıyla Ahlat’a dönebildi.
1163 yılında içinde Ahlatşah II. Sökmen'in de bulunduğu Türk kuvvetleri, Lukri Kalesi mevkinde yapılan savaşta Gürcüleri ağır bir hezimete uğratarak onlardan birçok yeri geri aldı.
Gürcülerin Ani'yi almaları üzerine 1175 yılında yine içinde II. Sökmen'in olduğu bir ordu Gürcüler üzerine yürüyerek zafer kazandılar.
Takiyüddîn Ömer 1193 yılında Ahlat’ı kuşattı. Ancak burayı alamayacağını anlayınca yine oraya bağlı Malazgirt’i kuşattı. Bu esnada Erzurum Saltuklu melikesi Mama Hatun askerleriyle birlikte Ahlatşahlara yardıma geldi. Takiyüddîn Ömer’in kuşatma esnasında ölümü Ahlatşah ülkesini Eyyûbî saldırısından kurtardı.
1204-1205 yılında ise Azerbaycan’a giren Gürcüler, Malazgirt ve Erciş gibi Ahlatşah topraklarına girmişler, karşılarına bir ordu da çıkmadığı için geniş yağma hareketlerinde bulunmuşlardı. Yine çok geçmeden tekrar Ahlatşah topraklarına girmişler ve Erzurum sınırındaki Ahlatşah toprağı olan Hısnu Tıbn’a ulaşmışlardı. Bu defa Ahlatşah Muhammed, Erzurum Selçuklu meliki Mugîseddîn Tuğrul Şah’dan yardım istedi. Neticede aldığı yardım ile Gürcüler bozguna uğramış ve komutanları Küçük Zekari öldürülmüştü.
1207 yılında Eyyûbî Melik el-Evhad, Ahlatşah topraklarına girdi. Bunun üzerine Ahlatşah Balaban, Erzurum meliki II. Mugîseddîn Tuğrul Şah'dan yardım istedi. İkisi Eyyûbîleri mağlup ederek Muş'u kuşattılar. Bu esnada Erzurum meliki, Ahlatşah Balaban'ı toprakları için öldürdü. Ancak Ahlatlılar onu şehrine almayarak Melik el-Evhad'ı davet ettiler. Böylelikle Ahlatşahlar Beyliği yıkılarak toprakları Eyyûbîlere geçti.