İlk Türk İslam Devletlerinde Yönetim
Karahanlı Devleti'nde Yönetim
Karahanlı Devleti
Karahanlı Devleti’nin kurucusu, Bilge Kül Kadır Han’dır. 934 yılında tahta geçen ve İslamiyet’i kabul etmiş olan Satuk Buğra Han, bu devletin gerçek kurucusu olarak kabul edilmektedir. Karahanlılar taht mücadeleleri neticesinde Doğu ve Batı Karahanlılar olarak ikiye ayrıldı. Doğu tarafı 1211 yılında, Batı tarafı ise 1212’de son buldu.
Karahanlı Devlet Yönetiminin Unsurları
Hâkimiyet anlayışı ve hükümdar
Kut anlayışı devam etmiştir. Hükümdarlar, Buğra Han/Buğra Karahan, Hakan, Han, Beg, İlig Tamgaç (Tavgaç) Han, Kılıç Han, İdık -Kut ve Sâhibkıran unvanlarının yanında Muizzüddevle, Şemsülmülk, Müşeyyidüddevle, İzzüddin, Burhânü’l -Mülk gibi çeşitli lakapları da kullanmışlardır. Bunların yanında hutbe, sikke, başkent, saray, otağ, taht, taç, çetr, bayrak, tuğ, nevbet ve hil’at da hükümdarlık sembolleri olarak kabul ediliyordu.
Saray teşkilatı
Saray teşkilatının başında Ulu Hacib bulunmaktaydı. Diğer saray görevlilerini, Kapıcıbaşı, Candarlar, Emîr -i Candar, Silahdar, Alemdar, Hansalar, İdişçibaşı, Câmedar şeklinde sıralamak mümkündür.
Merkez teşkilatı
Merkez teşkilatının başında Yuğruş (vezir) bulunmaktaydı. Ağıçı, Bitigci, Ilımga ve Tamgaçı gibi görevlilerden bahsedilmiş olması divan teşkilatının mevcut olduğunu göstermektedir.
Taşra teşkilatı
Karahanlı Devleti’nde ülke idari bakımdan sağ ve sol yani doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrılmaktaydı. Doğu kısmını büyük hakan, batı tarafını ise ona tabi olan bir hanedan mensubu yönetmekteydi.
Adliye
Karahanlı hükümdarları Mezalim Mahkemelerine başkanlık ediyorlardı. Şer‘î davalara ise Kadılkudata bağlı olan kadılar bakmaktaydı.
Ordu
Karahanlı Devleti'nde orduyu saray muhafızları, hassa ordusu, hanedan mensupları, vali ve diğer devlet adamlarının kuvvetleri, Çiğil, Karluk, Uğrak gibi devlete tâbi Türk Boy ve Bodunlarına mensup kuvvetler oluşturmaktaydı.
Gazneli Devleti'nde Yönetim
Gazneli Devleti
Samanoğullarının Horasan valisi Alp Tekin tarafından 963 yılında kurulmuştur. 997’de tahta geçen Gazneli Sulan Mahmut’un Hindistan seferleri meşhurdur. Sultan Mesud zamanında zayıflayan Gazneli Devleti 1186 yılında Gurlular tarafından yıkılmıştır.
Gazneli Devlet Yönetiminin Unsurları
Hükümdar ve merkez teşkilatı
Gazneli hükümdarları “Sultan” unvanını ilk defa kullanan Türk hükümdarlarıdır. Sultanlar devlet yönetimine mutlak bir şekilde hâkimdi. Saray teşkilatı da çağdaşlarına benziyordu. Divan teşkilatı; Divan -ı Mezalim, Divan -ı Arz, Divan -ı Vezaret, Divan -ı Risâlet, Divan - ı Şugul - i İşrâf - ı Memleket, Divan -ı Berîd, Divan -ı vekâlet, gibi divanlardan oluşmaktaydı. Gaznelilerde “Hace - i Bozorg” unvanını taşıyan bir vezir vardı.
Vezir
Gaznelilerde de vezirlik makamına atanacak kişilerde, zekâ, güzel yazı yazabilme, devlet yönetiminde edinilmiş uzun bir tecrübeye sahiplik gibi özellikler aranmaktaydı.
Adliye
Gaznerlilerde, her eyalette bir kadılkudat ve her şehirde bir kadı bulunurdu. Gazneliler’de Divan -ı Mezalim’e bizzat hükümdar başkanlık ediyordu.
Taşra teşkilatı
Eyaletlerin idaresi, merkezî teşkilata benzer şekilde düzenlenmişti. Her eyaletin başında işleri emrindeki âmiller aracılığıyla yürüten Sahib -i Divanlar vardı. Şehirlerin korunmasından “Kutval”, sivil idaresinden ise “Muhtesib” sorumluydu.
Ordu
Ordu genel olarak gulamlardan, eyalet askerlerinden, ücretli askerlerden ve gönüllülerden oluşmaktaydı. Sultanın muhafız kuvvetine “Gulamân -ı Hâs” denilmekteydi. Gazne ordusunun asker sayısı yaklaşık olarak 50 bin ila 100 bin arasında değişmekteydi.
Selçuklu Devleti'nde Yönetim
Selçuklu Devleti
Oğuz Yabgu Devleti, Kıpçak akınları neticesinde yıkılınca Oğuzların Kınık Boyuna mensup olan Selçuk Bey, kendine bağlı Oğuzlarla birlikte Cend bölgesine yerleşti ve burada Müslüman oldu. Selçuk Bey’in vefatından sonra Oğuzlar, verdikleri uzun mücadeleler sonucunda Tuğrul ve Çağrı Bey’in idaresindeyken Gaznelileri 1040’ta Dandanakan’da ağır bir yenilgiye uğratarak devletlerini kurdular. Son Selçuklu Sultanı Sencer’in 1157 yılındaki ölümüyle Büyük Selçuklu Devleti son buldu.
Selçuklu Devleti’nin Yönetim Unsurları
Selçuklularda hükmetme yetkisi tam olarak “es -sultânü’l-a‘zam” ve “es - sultânü’l -muazzam” unvanlarını taşıyan sultana aitti. “Kut” anlayışı bu dönemde de devam ettirilmiştir.
Hâkimiyet sembolleri
İlk başlarda “Yabgu” unvanını kullanan Selçuklular, sonradan emir, melik ve es - sultânü’l - muazzam şâhânşâh gibi unvanları da kullanmışlardır. Selçuklularda “hutbe”, “taç”, “sikke”, “saltanat çadır/otağ”, “mühür”, “yüzük”, “bayrak”, “sancak”, “çetr”, “çizme”, “kemer”, “kılıç”, “gaşiye”, “hil‘at”, “nevbet” ve “tuğra” hükümdarlık sembollerindendi.
Saray teşkilatı
Saray teşkilatının işleyişi sultan ve vezirden sonra gelen Ulu Hacib’in göreviydi. Saray görevlileri, vekîl -i der, vekîl -i hâs, saray muallimleri, Mutribler, sâkîler, bâzdâr, câmedâr, hânsâlâr/çavuş, taştdâr/ibrikdâr/âbdâr, emîr -i âhûr/mîrâhur, emîr -i alem/mîr -i alem, emîr -i cândâr, emîr -i çaşnigîr, emîr -i meclis, emîr -i silâh/silâhdar, emîr -i şikâr, emîr -i hares,ve şarabdâr şeklinde kısaca sayılabilir.
Merkez teşkilatı
Merkez teşkilatının başında vezirin başkanlığında toplanan Divan -ı A'lâ veya Divan -ı Saltanat denilen büyük divan vardı. Bu divan, Divan -ı İnşâ ve Tuğrâ, Divan -ı Zimâm ve İstîfâ, Divan -ı Arz ve Divan -ı İşrâf -ı Memâlik olmak üzere dört divandan oluşmaktaydı. Selçuklularda Divan -ı A‘lâ’nın dışında başka divanlar da vardı.