Kurumlar Vergisi Matrahının Beyanı, Kurumlar Vergisinin Tarhı ve Ödenmesi
Kurumlar vergisi, mükellefin veya vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Kurumlar, vergiye tabi kurum kazançlarının beyanı için kurumlar vergisi beyannamesi (yıllık beyanname) vermek zorundadır. Kurumlar vergisi beyannamesinin, hesap döneminin takvim yılı (Normal Hesap Dönemi) olması hâlinde, izleyen yılın nisan ayının birinci gününden son günü akşamına kadar; kıst hesap dönemi veya özel hesap döneminin uygulanması hâlinde, bu dönemlerin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın birinci gününden son günü akşamına kadar verilmesi gerekir.
Kurumlar vergisi beyannamesinin mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilmesi gerekir. Bağlı olunan vergi dairesi, kurumun kanuni veya iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesidir. Kurumlar vergisi mükelleflerine hiçbir hadle sınırlı olmaksızın kurumlar vergisi, geçici vergi, muhtasar KDV ve ÖTV beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu getirilmiştir.
Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi, hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel hesap dönemleridir. Hiçbir hadle sınırlı olmaksızın kurumlar vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi zorunluluğu getirildiği için artık bu beyannamenin vergiyi tarh edecek daireye elden verilmesi veya posta ile gönderilmesi mümkün değildir. Kurumlar vergisi beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesi hâlinde, e-beyannamenin vergiyi tarh edecek daireye iletildiği an vergi tarh edilir. Vergi dairesi tarafından tahakkuk fişi, elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir. Bu ileti, tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçer.
Ödenecek kurumlar vergisinin bulunabilmesi için hesaplanan kurumlar vergisinden, öncelikle yurt dışında ödenen vergiler mahsup edilir; daha sonra sırasıyla yurt içinde kesilen vergiler ve geçici vergiler mahsup edilir.
Kurumlardan, kanuni ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye’de bulunmayanlar, dar mükellefiyet esasına göre sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyet esasında vergilendirilen kurumların iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde ettikleri kazanca ilişkin safi kurum kazancının tespitinde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır. Dar mükellefiyete tabi olan kurumların Türkiye’de elde ettikleri ücretler, 01.01.2006 tarihinden itibaren kurumlar vergisinin dışında tutulmuştur.
Dar mükellef kurumlarca, özel beyanname ile bildirilmesi gereken kazançların vergilendirilmesinde, vergilendirme dönemi yerine kazancın elde edilme tarihi esas alınır. Kurumlar vergisi beyannamesinin, hesap döneminin kapandığı ayı takip eden dördüncü ayın birinci gününden son günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilmesi gerekir. Ayrıca, dar mükellef kurumlarda tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi hâlinde beyannamenin, dar mükellefin ülkeyi terk etmesinden önceki on beş gün içinde verilmesi gerekir.
Kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dâhil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından %15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır. Vergi kesintileri, vergi kesenler tarafından, ister aylık isterse üç aylık muhtasar beyannamelerin verileceği ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairelerine ödenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, vergi sorumluları kaynakta kesintiye tabi olan ödemeler üzerinden kestikleri vergilerin tamamını bağlı bulundukları vergi dairelerine bir defada ödemek zorundadır.