Prens Sabahattinhattin ve Mehmet Ali Şevki Sevündük
Prens Sabahattin Türkiye'de Ziya Gökalp'ten sonra Türk sosyolojisinin ikinci kurucu ismidir.
Prens Sabahattin ve Mehmet Ali Şevki Sevündük, Fransa'da F. Le Play, H. de Tourville ve E. Demolins öncülüğünde geliştirilen Science Sociale -Sosyal Bilim ekolünü Türkiye'de Temsil etmişlerdir.
Prens Sabahattin'in Yaşamı ve Sosyoloji Yaklaşımı
Yaşamı
Prens Sabahattin 1879 yılında İstanbul'da doğdu. II. Abdülhamit'e karşı siyasal mücadeleler içinde olduğundan yurt dışına kaçtı. 1902 yılında Paris'te I. Jön Türk Kongresi'nin toplanmasını sağladı. 1908 Devrimi'nden sonra ülkeye döndü. Sürekli siyasal mücadelelerin içerisine oldu. 1924'te vatandaşlıktan çıkarıldı. 1948 yılında Avrupa'da vefat etti.
Sosyoloji Yaklaşımı
Prens Sabahattin ve devamcılarının temsil ettiği Science Sociale -Sosyal Bilim ekolü, determinist, pozitivist, tümevarımcı bir bilim anlayışını benimserler. Sosyoloji çalışmalarında sadece anket, gözlem ve monografi tekniklerinin esas alınmalıdır.
Toplumsal Yapı ve Değişim
Prens Sabahattin'e göre, Türk toplumunun geri kalmasının, yoğun sorunlar yaşamasının birincil nedeni, sahip olduğu kamucu yapı ve bunu koruyan zihniyettir. Bütüncü toplumsal yapı ve merkezi yönetim anlayışı hızla terk edilmeli, bireyci toplumsal yapıya ve yerinden yönetime geçilmelidir.
Âdemi Merkeziyetçi Yönetim
Prens Sabahattin'e göre, bireyci toplumlarda ihtiyaçtan doğan ve halkın kendi kendini idare ettiği yönetim şekline âdemi merkeziyetçi -yerinden yönetim denir.
Âdemi merkeziyetçi yönetim biçiminde, merkez, ülkenin her tarafına birden ayrı emri vermez. İşler türüne, genişlik ve karmaşıklığına göre ayrılır. Vilayet meclisleri, yol, köprü, okul, hastane gibi yatırımlarını bürokratik engellere takılmadan gerçekleştirir.
Eğitim, Aile, Ekonomi, Din ve Toplumsal Yapı İlişkisi
Eğitim
Prens Sabahattin'e göre, eğitim kurumları da bireyci anlayış doğrultusunda yeniden yapılandırılmalı ve öğrencilere bireysel girişkenlik zihniyeti, bilgi, beceri, deneyim kazandırılmalıdır.
Aile
Aile, bütüncü yapıdan bireyci yapıya geçişi sağlayacak temel birimlerin başında gelir. Kız ve erkek çocuklar bireyci bir eğitim anlayışı doğrultusunda yetiştirilmeli ve ardından bu zihniyet doğrultusunda aile kurmaları sağlanmalıdır.
Prens Sabahattinhattin ve Mehmet Ali Şevki Sevündük Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 23 Özet
Ekonomi
Prens Sabahattin'e göre, Türkiye'nin kalkınması ancak özel teşebbüs zihniyetinin geliştirilmesiyle mümkün olabilecektir. Bu nedenle burjuva sınıfının esas alınacağı bir ekonomik düzen kurulmalıdır.
Din ve toplumsal yapı ilişkisi
Prens Sabahattin'e göre, bütüncü yapılarda kötüye kullanıldığı için bir baskı aracı olma derecesine düşen ve zamanla aynı oranda güçlü tepkiler doğuran dinler, bireyci yapılarda kişisel bağımsızlığa saygı gösterdiği ve bu yapıyla birlikte geliştiği için büyük bir sosyal ihtiyacı karşılamakta, kamuoyunun saygısını kazanmaktadır.
Prens Sabahattin'in Türk Sosyolojisindeki Yeri
Prens Sabahattin’in temsil ettiği Science Sociale ekolü, sosyolojide önerdiği tekniklerle hem kendi devamcıları hem de doğrudan bu ekolü mensup olmayan sosyologlar üzerinde etkili olmuştur.
Mehmet Ali Şevki Sevündük'ün Yaşamı ve Sosyoloji Yaklaşımı
Yaşamı
Mehmet Ali Şevki Sevündük, 1882 yılında İstanbul'da doğmuştur. 1907 yılında Hukuk Mektebi’nden mezun olmuştur. Çeşitli okullarda öğretmenlik ve müdürlük yapan Sevündük, 1938 -1940 yıllarında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tecrübî Sosyoloji Okutmanlığı yapmıştır. Sevündük’ün ölüm tarihi ise 1963’tür.
Sosyoloji Yaklaşımı
Sevündük, Science Sociale ekolünün temsilcisi olarak sosyolojide gözlem, anket ve monografi tekniklerine önem vermiştir.
Köy, Eğitim ve Aileye İlişkin Görüşleri
Köy
Türkiye'de sosyoloji kapsamında ilk alan çalışması, 1936 yılında, Kurna Köyü araştırması ile, Sevündük tarafından gerçekleştirilmiştir.
Eğitim
Sevündük'e göre eğitime devlet mühadalesinin olduğu her yerde kadrolar tekdüze yetişir. İş yaşamını örgütleyecek, bağımsız ve bireyci kişilikler yetiştirecek bir eğitim, toplumsal değişme ve gelişmenin yolunu açacaktır.
Aile
Sevündük, bireyci aileyi çağdaş uygarlığın yaratıcısı olarak değerlendirmektedir. Ancak, çağdaş -bireyci aileyi; küçülmüş, toplama, çocuğuna sağlam bir eğitim veremeyen dağılmış, aciz aile tipi ile karıştırmamak gerekir.
Türk ve Osmanlı Tarihini Science Sociale - Sosyal Bilim Ekolü İle Açıklama Çabaları
Sevündük, Osmanlı 'yı geri kalmış bir toplum olarak değerlendirmiş, bunun nedeni olarak, imparatorluğun üzerinde yaşadığı coğrafi yapıyı göstermiştir.