Ziya Gökalp

Giriş

Gökalp, Türkiye'de sosyolojinin kurucusudur. Sosyolojinin ülkemizde yerleşmesi ve kurumsallaşması için büyük çaba göstermiş, bölüm kurmuş, ders notlarını yayınlamış, dergi çıkarmış, öğrenci yetiştirmiştir.

Gökalp, gerek kendi kuşağı gerekse kendisinden sonra gelen kuşaklar üzerinde geniş ve derin etkileri olan bir sosyolog, ideolog, düşünür ve yazardır.

Yaşamı

1876 yılında Diyarbakır'da doğan Gökalp, yüksek öğrenimine İstanbul Baytar Mektebi'nde sürdürmüş ancak buradan mezun olamamıştır. İttihat ve Terakki'nin önde gelen ideologlarından biridir.

Gökalp, ülkemizde sadece sosyolojiyi kurmakla yetinmemiş, II. Meşrutiyet dönemi ve Cumhuriyet tarihinin ideolojik yapılanmasında, ulusal devletin temel esaslarının belirlenmesinde birinci derecede etkili olmuştur.

1919'da Malta'ya sürülen ve iki dönem Diyarbakır Milletvekilliği yapan yapan Gökalp, 1924 yılında vefat etmiştir.

Sosyoloji Anlayışı

Gökalp, A. Comte ve E. Durkheim'in geliştirdiği Sosyolojizm ekolünün görüşleri doğrultusunda Türkiye'de millî bir sosyoloji anlayışı geliştirmeye çalışmıştır. Aynı zamanda evrensel sosyoloji anlayışı da benimsemektedir.

Gökalp'ın sosyoloji yaklaşımında; kültür -uygarlık, birey -toplum, halk -aydın gibi birbirine karşı kullanılan kavram öbekleri önemli bir yer tutmakta da dır.

Milliyetçilik, Türkçülük ve Irkçılık

Bir kültür milliyetçisi olan Gökalp, milleti bir kültür grubu olarak görmektedir. Gökalp milliyetçiliğinin amacı, çağdaş bir İslam Türklüğü oluşturmaktır.

Ona göre, Türkçülüğün birinci aşaması, birbirinden uzak düşmüş Türk toplumları arasında dil ve edebiyat alanlarını kapsayan bir kültür birliği sağlamaktır. İkinci aşama ise Türklerin millet olabilmesi için İslamiyet'i millî dile aktarmak ve millî ekonomiyi oluşturmaktır.

Gökalp, ırkçılığa şiddetle karşı çıkarak milletlerin, ırkların, kadın ile erkeğin ve sınıfların eşitliğini savunmuştur.

Gökalp'a göre, Türkiye'de yaşayan herkes, kökene bakılmaksızın, üst kimlik olarak, vatanseverlik ideali altında Türk'tür. Bu anlayışı, Gökalp'ın Türkiye'ye yaşayan alt kimlikleri yok saydığı anlamına gelmemektedir. Bir ülkede birden fazla ulus olabileceği gibi bir ulusun mensuplar birden çok ülkede yaşayabilir.

Gökalp, evrimci ve determinist bir sosyoloji anlayışı ile Türk toplumunu Doğu uygarlığından Batı uygarlığına, imparatorluktan ulus devlet aşamasına dönüştürmek yönünde çaba göstermiştir.

Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak ve Kültür- Uygarlık Ayrımı

Gökalp, toplumun temelini oluşturan kültürün eğitimle aktarıldığını söyler.

Gökalp'a göre, Türklerin uygarlık tarihi üç döneme ayrılır: Orta Asya dönemi, İslamiyet'in kabul edilişinden Tanzimat'a kadarki dönem ve Tanzimat'tan günümüze kadar devam eden Batılılaşma dönemi.

Gökalp; milliyetçiliği ulus ülküsüne, Batıcılılığı devlet ülküsüne, İslamcılığı inandaş ülküsüne bağlar.

Kültür ulusal, uygarlık uluslararasıdır. Kültür çevreye, yerele; uygarlık merkeze aittir. Kültür subjektif, uygarlık objektiftir.

Hisler, değerler, ülküler, gelenekler, alışkanlıklar, töreler, güzel sanatlar, ahlak, sözlü ve yazılı edebiyat, dil, din, hukuk, iktisat kültüre ait unsurlardır.

Gökalp, Türk toplumunun modernleşmesi ve millî bir topluma dönüşmesi için milliyetçi bir din, dil, ekonomi, sanat, eğitim, hukuk anlayışını yerleştirmeye çalışmıştır.

Gökalp, aşırı milliyetçi, Batıcı, İslamcı değildir. Milliyetçilikle İslamcılığı ve Batıcılığı uzlaştırmış, toplumun gelişmesini, kalkınmasını her şeyden önce ayakta kalabilmesini bu üç siyasal akımın uzlaştırılmasında görmüştür.

Millî Ekonomi, Sosyalizm, Dayanışmacılık

Gökalp, ekonomide devletçi, dayanışmacı, kalkınmacı bir toplum modelinin yerleşmesi için mücadele etmiştir.

Gökalp, millî ve korumacı bir ekonomi anlayışını savunmakta, liberal ekonomik politikaların ülkeyi himayeciliğe sürükleyeceğini belirtmekte ve sosyalizme karşı çıkmaktadır.

Din ve Laiklik

Halifeliğin ve Arap kökenli harflerin kaldırılmasına çeşitli gerekçelerle karşı çıkan Gökalp, din ve devlet işlerinin ayrılmasına, laik bir toplum yapısının oluşturulmasına, dinde reform yapılmasına destek vermiştir.

Dil Tartışmaları

Gökalp, dilde, Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kurtulmasını ve sade, herkesin birbirini anlayabileceği bir dil anlayışının yaygınlaştırılmasını savunmuştur.

Eğitim Anlayışı

Gökalp'a göre, Türkiye'de eğitim milli toplum ve milli devlet şekline göre yeniden şekillendirilmelidir.

Yeni Devletin Şekillenmesinde ve Batıcılaşma Politikalarında Eski Türk Toplumlarının Önemi

Gökalp, eski Türklerin toplumsal özelliklerine önem vermiş, bu özelliklerin aynı zamanda çağdaş toplumların özellikleri olduğunu öne sürmüştür.

Gökalp, eski Türklerde kadın ve erkeğin sosyal yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduğu tezini savunur.