Türkiye’de Toplumsal Hareketler ve İdeolojik Akımlar

Osmanlı İmparatorluğu Döneminde İdeolojik Akımlar

Osmanlı İmparatorluğu dağılma sürecine girdiğinde Batı'da gelişen ideolojik akımların yarattığı ayrılıkçı etkilere bir yanıt niteliğinde üç önemli fikir akımı ortaya çıkmıştır. Bunlar sırasıyla Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülüktür. Her üç akımın da amacı İmparatorluğu dağılma sürecini durdurmak ve siyasal ve toplumsal bütünlüğü ihya etmektir.

Modern Türkiye ve Çağdaşlaşma

Türk modernleşmesi Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nde başlamıştır. Modernizm tüm geleneksel ve yerleşik yapıları parçalayan bir özelliğe sahiptir. Bu nedenle Osmanlı'nın geleneksel toplumsal ve siyasal yapısı içerisinde modernleşmeye karşı direnç oluşmuştur.

Türk toplumunun çağdaşlaşma serüveni bu andan itibaren yeni Cumhuriyet'in çatısı altında devam etmiştir. Kemalizm bu çağdaşlaşma gayretlerinin kılavuzu olmuştur. Bununla birlikle Anadoluculuk ve Batıcılık akımları da hem Türkiye'nin çağdaşlaşmasında hem de siyasal yaşamın şekillenmesinde son derece etkili olmuşlardır..

Liberalizm ve Liberal Hareketler

Türk siyasal hayatında liberalizm ilk kez Prens Sabahattin tarafından temsil edilmiştir. Prens Sabahattin serbest teşebbüsün korunduğu ve önünün açıldığı, devletin otoriteyi yerel yönetim birimlerine devrederek düzenleyici çekirdek bir aygıta küçüldüğü, özgürlüklerden yana, kimliklerin temsiline dayalı toplumsal düzenin desteklendiği bir duruş sergilemiştir.

Liberalizmin Türk siyasal hayatındaki ikinci önemli temsili Demokrat Parti (DP) ile olmuştur. DP'nin iktidara gelmesinde Menderes'in liberal ekonomik düzene ve özgürlüklere ilişkin vaatleri etkili olmuştur. Menderes, tek parti yönetimindeki yapıyı liberalizme açmış, ülkenin Batı'ya entegrasyonunu hızlandırmıştır.

Liberalizmin Türk siyasal hayatındaki üçüncü önemli çıkışı Özal ile olmuştur. Özal, liberalizmin muhafazakâr yorumunun temsilcisidir. Özal'ın başarısı neoliberal politikaları uygulamasında ve "dört eğilim" adını verdiği sağ, sol, milliyetçi ve muhafazakâr cepleri parti içerisinde bir araya getirebilmesinde yatmaktadır. Toplumsal tabana yayılan, uzlaşmacı, yenilikçi, atılımcı bir profil çizen Özal, Anavatan Partisi (ANAP) ile halk desteğini arkasında toplamayı başarmıştır.

Sol İdeoloji ve Sol Hareketler

Türk siyasal hayatında tüm büyük ideolojilerin uygulanması sorunlu olmuş ve evrensellik ve yerellik arasında bir bölünme yaşanmıştır. Evrensellik ve eşitlik vurgusu çok kuvvetli olan sol ideolojiler de Türk siyasal yaşamında yerel ideolojik akımların etkisinde kalmış ve evrenselliklerini yeterince yansıtamamışlardır.

Kadro Hareketi

Kadro Hareketi, yerelleşmiş solun ilk örneği durumundadır. Kadro Dergisi etrafında ortaya çıkan bu akım temel amaçları Türk devrimine bir sistem ve zihinsel altyapı kazandırmak ve yerel değerlerimizle örülmüş bir sol anlayış oluşturabilmektir.

Mehmet Ali Aybar ve Türkiye İşçi Partisi (TİP)

Mehmet Ali Aybar Türk siyasal hayatındaki aktif serüvenine Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) lider olarak seçilmesiyle başlamıştır. Aybar bir "Türk tipi sosyalizm" tanımlamış, şiddete karşı durmuştur. Partisi ile yolları Sovyetlerin Çekoslovakya’yı işgaline karşı çıkması ile birlikte ayrışmış ve ilerleyen süreçte istifa etmiştir. TİP, Aybar Dönemi'nde Mecliste bugün dahi örnek gösterilen etkili bir muhalefet ortaya koymayı başarmıştır.

Ecevit ve Sosyal Demokrasi

Ecevit, İnönü liderliğindeki CHP'nin ortaya attığı "Ortanın Solu" söylemine sahip çıkmış, siyasal yaşamının ana çizgisi hâline getirmiştir. Ecevit, CHP'yi sosyal demokrat bir parti hâline getirmiştir. Sosyal demokrat politikalar Halkın da desteğiyle karşılanmış; Ecevit, söylemleri ve politikalarıyla sosyal demokrasiyi gerek CHP gerekse de DSP ile siyasal hayata yerleştirmiştir.

Muhafazakârlık

Muhafazakârlık modernizme sistemli bir eleştiri niteliğindedir. Türk muhafazakârlığı da bu çerçevede Batı'nın modernizmine bir tepki olarak şekillenmiştir.

Muhafazakârlığın biri siyasallaşma eğilimi göstermeyen, itirazlarını ve koruma çerçevesini kültür merkezli yapan "Kültürcü" yorumu olmak üzere "Türkçülüğü" merkezine alan mekânsal temelli ve "İslam”ı merkezine alan kimlik temelli iki farklı yorumu daha bulunmaktadır. Türkçü muhafazakârlık daha sonra üst aidiyet olarak İslam’la buluşmuş ve Türk-İslam sentezi ortaya çıkmıştır. İslamcı muhafazakârlık ise yarattığı düşünsel kaynakla Siyasal İslam'a kaynaklık etmiştir.

Muhafazakârlık ve İslam

Siyasal İslam, İslamcı muhafazakârlığın ideolojikleşmiş üst bir versiyonudur. Bu noktada İslam yaşamı biçimlendirici tek güç olarak modern siyasal sisteme taşınmakta ve liberalizmin iktisadi yönleriyle harmanlanmaktadır. Siyasal İslam Türkiye'de Necmettin Erbakan önderliğindeki "Millî Görüş" çatısı altında örgütlenmiş ve kurumsallaşmıştır.

Milliyetçilik

Turancılık, esas olarak 1912 yılında kurulan Türk Ocağı etrafında şekillenen, İttihat ve Terakki aracılığıyla yaygınlaşan bir ideolojik akındır. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki dış politika stratejisi çerçevesinde o dönem pasifize edilmiştir. Önderleri arasında Yusuf Akçura, Ahmet Ağaoğlu, Halide Edip gibi isimler olmakla birlikte sonradan bu isimlerin tamamı hareketle aralarına mesafe koymuşlardır.

Ülkücü hareket, 1969 yılında kurulan MHP ile ortaya çıkmıştır. Temelinde partinin ve akımın liderliğini yapan Alparslan Türkeş'in "9 Işık Doktrini" bulunmaktadır. MHP'nin Türk-İslam Sentezi "Ülkü Ocakları" vasıtasıyla bilhassa Anadolu'daki muhafazakar değerlere sahip gençler arasında yayılmayı başarmıştır.

1980 darbesinden sonra diğer partiler gibi MHP de kapatılmıştır. Milliyetçi hareketin temsilini 1985 yılında kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) üstlenmiştir. 1993 yılında MÇP isminden MHP ismine geri dönülmüştür.