Lozan Barış Antlaşması ve Sonuçları

Lozan Barış Konferansı Öncesinde Yaşanan Gelişmeler

İstanbul Hükümetinin hem askeri zaferlere, hem de Lozan Barış Konferansına gidecek heyette yer alma ve etkili olma arzusunu benimsemesi; Müttefiklerin Mudanya Mütarekesi'ni Ankara ile imzalamalarına rağmen Türkiye'de iki ayrı otorite varmış gibi yaklaşımda bulunmaları saltanatın kaldırılması sürecini hızlandırmıştır. Birinci Meclis, 30 Ekim ve 1 Kasım 1922'de yaptığı toplantılar neticesinde; ulusal egemenliğe ters düşen saltanatın kaldırılmasına karar vermiştir.

Lozan Barış Konferansı

TBMM Hükümetinin Barış Konferansı Öncesinde Yaptığı Hazırlıklar

Mustafa Kemal Paşa, hem Mudanya Ateşkes Antlaşması müzakereleri esnasında sergilediği diplomatik başarıdan dolayı hem de diğer devletlerin konferansa hükümet başkanlarını göndermeyecek olmalarını dikkate alarak İsmet Paşa’nın barış konferansına gitmesini arzulamıştır. Ankara Hükümeti; İtilâf Devletlerinin Ermeni Yurdu ve kapitülasyonlar üzerine herhangi bir talebini onaylamamalarını ve ısrar sürdüğü takdirde konferansı terk etmelerini Türk delegasyonuna talimat olarak bildirmiştir.

Barış Konferansının Açılışı ve İşleyişi

Barış Konferansının açılış oturumu, 20 Kasım 1922 günü Lozan’da gerçekleşmiştir. Britanya İmparatorluğu (İngiltere), Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırp-Hırvat-Sloven Devleti ve TBMM Hükümeti Lozan Barış Konferansına direkt katılan devletler arasında yer almışlardır. Boğazlar rejimi görüşmelerine Sovyet Rusya; Boğazlar rejimi ve Trakya sınırına ilişkin oturumlara ise Bulgaristan davet edilmiştir. Belçika ve Portekiz belirli konulardaki görüşmelere ve hükümlere katılırken, ABD gözlemci statüsü üzerinden konferanstaki oturumları takip etmiştir.

Lord Curzon başkanlığında 20 Kasım 1922’de ilk oturumu gerçekleştirilen Lozan Barış Konferansında Yakındoğu’daki meselelerin çözülebilmesi için üç farklı komisyon (Ülke ve Askerlik Sorunu, Türkiye’de Yabancılar ve Azınlıklar Rejimi, Maliye ve İktisat Sorunları) kurulmasına karar verilmiştir. Türk delegasyonu, konferansta Misak-ı Milli ilkeleri kapsamında adımlar atmaya çalışırken; İtilâf Devletleri temsilcileri Kurtuluş Savaşı’nda kazanılan zaferi yeterince dikkate almayan bir tutum içerisine girmişlerdir. Bu nedenle 20 Kasım 1922’de başlayan Lozan Barış Konferansı, 4 Şubat 1923 günü itibariyle kesintiye uğramıştır. Her iki tarafında 23 Nisan 1923 günü itibariyle Lozan Barış Konferansının ikinci dönemi başlamıştır. Nihai antlaşma 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversitesinin merasim salonunda imzalanmıştır.

Lozan Barış Antlaşması'nın İçeriği

1-Lozan Barış Antlaşması

Lozan’da 24 Temmuz 1923’de imzalanan hukuki metinler Barış Antlaşması (1), onu bütünleyen ekler (2-18) ve son olarak mektuplardan (19) ve Ankara’nın taraf olmadığı iki ayrı anlaşmadan (20) oluşmaktadır.

Lozan Barış Antlaşması’nın ana metni Siyasal Hükümler (madde 1-45), Mali Hükümler (46-63), Ekonomik Hükümler (64-100), Ulaşım Yolları/ Sağlık Sorunları (101-118) ve Çeşitli Hükümler (119-143) olmak üzere beş bölümden meydana getirilmiştir.

Suriye Sınırı, Bulgaristan Sınırı, Yunanistan Sınırı ve Adalar, Irak Sınırı, Kıbrıs, Ermeni Yurdu Teklifi, Kapitülasyonlar, Azınlıkların Korunması, İstanbul/Çanakkale ve Karadeniz Boğazları, Osmanlı Borçları Meselesi başlıkları oturumlarda görüşülüp karar altına alınmıştır.

2-Ek Protokoller ve Mektuplar

Boğazlar Rejimine İlişkin Sözleşme, Trakya Sınırına İlişkin Sözleşme, Oturma ve Yargı Yetkisi Konusunda Sözleşme, Ticaret Sözleşmesi, Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme ve Protokol/ Sivil Tutukluların Geri Verilmesi ve Savaş Tutsaklarının Mübadelesine İlişkin Türk-Yunan Anlaşması, Britanya, Fransa ve İtalya’nın Silahlı Kuvvetlerince İşgal Edilen Türkiye Topraklarının Boşaltılmasına İlişkin Protokol ve Açıklama, Genel Affa İlişkin Açıklama ve Protokol ek protokoller içerisinde yer alan en önemli bağıtlardandır. Mektuplar ise 15 adet olup Lozan’da imzalanmış olan bağıtların çeşitli hükümlerine dair bazı delegasyonların yapmış oldukları açıklamalardan ibarettir. Lozan Antlaşmalar sisteminin en sonunda Ankara’nın taraf olmadığı iki ek anlaşma daha vardır.

Lozan Barış Antlaşması'nın Sonuçları

Lozan Barış Antlaşması, Türkiye’nin uluslararası alanda bağımsız egemen bir devlet olarak tanındığın belgesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından (29 Ekim 1923) kısa bir süre önce Lozan’da devletler uzlaştığından Lozan Barış Antlaşması kurucu bir antlaşma vasfı taşımaktadır. Lozan Barış Antlaşması, TBMM tarafından kabul edilmeyen ve ağır koşullar içeren Sevr Antlaşması’nı kadük (ölü) hale getirmiştir.