Savaş Sona Eriyor: Mudanya Mütarekesi ve Sonuçları

Mütareke silahların terki, ateşkes ise çarpışan tarafların eylemlerini belirli bir süre için durdurmalarıdır. Ateşkes kısa sürelidir. Taraflar çoğunlukla cephe şartlarında yaralı ve ölülerini toplamak için ilan eder. Mütarekede ise “silahlar susar” ve barış görüşmeleri beklenir.

TBMM Hükümetine Yapılan Mütareke Ve Barış Teklifi (22-26 Mart 1922)

Müttefik Devletler tarafından “Doğu Sorunu”nun çözümü için 22-26 Mart 1922’de, Paris’te bir konferansın toplanmasına karar verildi. ilk önce mütareke üzerinde duruldu.

22 Mart 1922’de Türk ve Yunan hükümetlerine sunulan mütareke teklifi Yunan ordusunu Anadolu’da tutma esasına göre hazırlanmıştı. Yunanlılar teklifi hemen kabul etti. Sakarya Savaşı sonucunda maddi ve manevi açıdan yenilmişlerdi. Taarruz güçleri yoktu. TBMM Hükümeti mütareke teklifine cevap veremeden İtilaf Devletleri bu defa da 26 Mart 1922’de barış teklifinde bulundu. Sevr Barış Antlaşması’nın bazı maddelerinde düzenlemeye gidilmişti. Bu tekliften bir sonuç alınamadı.

Fethi (Okyar) Bey'in Avrupa Başkentlerine Yaptığı Gezi ve Mütareke Tartışmaları (Ağustos-Eylül 1922)

TBMM Hükümeti de İtilaf Devletlerinin son durumunu ve Ankara’ya yaklaşımlarını öğrenmek için harekete geçti. Bu girişim yaklaşmakta olan askeri harekâtı Yunanlılardan ve müttefiklerinden gizlemek için de gerekçe oluşturabilirdi. Bu amaçla Fethi Bey Avrupa’daki siyasi ve diplomatik çevrelerin mütareke ve barış konusundaki görüşlerini öğrenebilmek için Roma, Londra ve Paris’e gidecekti.

Fethi Bey Londra, Paris ve Roma'da yaptığı görüşmelerde Yunan ordusunun çekilmesini TBMM Hükümetinin belirlediği siyaset üzerinden ifade etti. Bu ziyaret Müttefik Devletlerin görüş ve politikalarının daha iyi anlaşılması için yararlı oldu.

Büyük Taarruz Devam Ederken Yeni Bir Mütareke Teklifinin Gündeme Gelmesi (2-7 Eylül 1922)

26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz başladı. 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Savaşı Türk ordusu tarafından kazanıldı. Yunan ordusunun direnci kırıldı. Bu sırada Yunan Hükümeti de İngiltere ile temasa geçmiş ve Anadolu’nun derhal boşaltılması şartı ile mütareke teklifini kabul edeceğini ifade etmişti.

Mustafa Kemal Paşa’ya göre Yunan ordusu kesin olarak mağlup edilmişti ve artık ciddi bir direnişte bulunamazdı. Bu sebeple Anadolu için mütareke söz konusu dahi edilemezdi. Sadece Trakya için görüşmede bulunulabilirdi. Zaten 18 Eylül 1922 itibarıyla da Anadolu’da tek bir Yunan askeri kalmayacaktı.

Mütareke Görüşmeleri İçin Şartlar Belirginleşiyor (20 Eylül 2 Ekim 1922)

Üç müttefik devlet Paris’te bir araya geldi. 23 Eylül 1922’de bir nota hazırlandı ve Ankara’ya gönderildi. Fransız Diplomat Franklin Bouillon bu sırada İzmir’de Mustafa Kemal Paşa’yı Müttefik Devletlerin bilgisi dahilinde ziyaret etmekteydi. Türk tarafının endişeleri onun sayesinde giderildi.

29 Nisan tarihli Türk notası ile Mudanya’da mütareke görüşmelerinin yapılması karar altına alındı Türk delegenin de İsmet Paşa olduğu belirtildi. Bu günlerde Yunanistan’da mevcut yönetime karşı darbe düzenlenmiş ve iktidar el değiştirmişti. Onlar da mütareke istiyordu.

Mudanya’da Mütareke Görüşmelerinin Başlaması Ve Sonuçlanması (3-11 Ekim 1922)

Mütareke görüşmelerinde İngiltere’yi General C. Harington, Fransa’yı General Charles Antoine Charpy, İtalya’yı da General Ernesto Mombelli temsil etti.

5-9 Ekim arası yeni bir savaş olasılığı belirdi. Tarafların olumlu yaklaşımları sayesinde sorunlar çözüldü. 11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi imzalandı.

“Tek kurşun atılmadan” Doğu Trakya Yunan işgalden kurtarıldı.

TBMM Hükümeti Doğu Trakya’yı teslim alması için Refet (Bele) Paşa’yı görevlendirdi. Şakir (Kesebir) Bey de Trakya’da mülki idarenin kurulmasından sorumlu olacaktı.

Mütareke’nin imzalanmasından sonra İngiltere’de Lloyd George Hükümeti kamuoyu desteğini kaybetti ve 19 Ekim 1922’de istifa etmek zorunda kaldı.

TBMM Hükümetinin hukukî kimliği ve varlığı, Müttefik Devletler tarafından fiilî ve resmî olarak kabul edildi.

Mudanya Mütarekesi ile Osmanlı Devleti bir kez daha “fiilen” yıkıldı.

Lozan Barış Antlaşması’na da siyasi ve askeri açıdan zemin hazırladı.

İsmet Paşa’nın diplomat yönü keşfedildi ve Lozan Barış Antlaşması'na “Baş Delege” seçilmesinde önemli rol oynadı.