Milli Mücadele’nin Mali Kaynakları
Milli Mücadele’nin mali kaynakları iç ve dış yardımlar olarak iki kısma ayrılmaktadır. İç yardımlar halkın yardımları, özel vergi uygulamaları, Tekalif-i Milliye Emirleri, İstanbul’daki gizli grupların yardımları şeklinde farklılık göstermektedir. Milli Mücadele döneminde Kuva-yı Milliye bir halk hareketi olarak ortaya çıktığında ilk olarak ihtiyaçları için halka müracaat edildi ve halktan ayni ve nakdi yardım talebinde bulunuldu. Toplanan ayni ve nakdi yardımlarda halkın ekonomik durumu göz önünde bulundurulurken halk da üzerine düşen fedakarlığı yapmaktan geri durmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra ise Milli Mücadele’nin finansmanı açısından yeni uygulamalar yürürlüğe konuldu. Dışarıya altın çıkışını engellemek amacıyla kararname yayımlandı. Yurt dışından transit suretiyle gelecek malların gümrük vergisine tabi tutulmaları maksadı ile kanun çıkarıldı. Yurt dışına ihraç edilecek malzemeler için ihracat vergisi konuldu, gelir vergisi kanunlarında değişiklik yapıldı. Meclis otoritesini sağladıktan sonra herhangi isim adı altında olursa olsun hükümet tarafından izin verilmedikçe halktan ayni ve nakdi yardım toplanması yasaklandı. Bunların dışında halktan yardım toplanma hususunda yayımlanan Tekâlif-i Milliye Emirleri de oldukça önemli idi. Tekâlif-i Milliye Emirleri ile yardım amaçlı olarak halka müracaat edilirken yiyecek ve giyecek maddelerinden ulaştırma araç gereçlerine, silah ve cephaneden iğne ve ipliğe kadar her türlü yardım isteğinde bulunulmaktaydı. Bunların tutarlarının savaştan sonra sahiplerine geri ödeneceğine dair de ilgili kişilere gerekli belgeler verilmekteydi. Türk halkı yapılan bu yardım çağrısına sessiz kalmamış ve elindeki imkânları seferber etmekten geri durmamıştı. Ayrıca iç kaynaklar konusunda İstanbul’daki Karakol Cemiyeti, Müdafaa-i Milliye Grubu, Mim Mim Grubu, İmalat-ı Harbiye Grubu, Felah Grubu, Muavenet-i Bahriye Grubu, Namık Grubu, Ferhat Grubu, Kaçakçılık Teşkilatı, Çatalca ve Trakya Teşkilatı gibi gizli gruplar canla başla çalışmışlar, hayat pahasına çok büyük hizmetler ortaya koymuşlar, İstanbul’da istihbarat toplanması, harp malzemesi kaçırılması, zabit ve memur gönderilmesi gibi hususlarda elden gelen her türlü yardımda bulunmuşlardı.
Milli Mücadele’nin mali kaynakları konusunda dış yardımlar hususunda Sovyet Rusya'nın yaptığı para ve silah yardımı ayrı bir yere sahiptir. Sovyet Rusya, Milli Mücadele’ye başından itibaren ilgi duymuştu. Milli Mücadele’nin daha ilk günlerinde gerçekleşen gayri resmi temaslarla birlikte başlayan yardımlar daha sonra resmi olarak da devam etti. Böylece Sovyet Rusya Milli Mücadele Dönemi'nde Ankara Hükümetine önemli askeri ve ekonomik yardımlarda bulundu. Yapılan yardımlar Milli Mücadele açısından oldukça dikkate değer idiler. Aynı şekilde Hintli Müslümanlar Milli Mücadele’ye sempati ile bakmışlar ve bu dönemde topladıkları nakdi yardımları Türkiye’ye ulaştırmışlardı.
Hint Hilafet Komitesi öncülük etmekteydi. Aynı şekilde Hint Hilal-i Ahmer Heyeti tarafından da Hilal-i Ahmer Cemiyetine nakdi yardımlarda bulunulmaktaydı. Azerbaycan Türkleri de bu sırada Milli Mücadele’ye destek olmuşlardı. Hükümetin maddi yardımları dışında Azerbaycan’da çeşitli etkinlikler tertip edilmiş, buradan elde edilen gelir Türkiye’ye gönderilmiştir. Azerbaycan’dan Türkiye’ye bu dönemde petrol türevi maddeler de gönderilmiş ve bunlar ihtiyaçların karşılanmasında önemli roller oynamışlardı. Aynı şekilde bu sırada Kıbrıs Türkleri de Milli Mücadele’ye duyarsız kalmamışlardı. Milli Mücadele Dönemi'nde Kıbrıs Türkleri kendi kaderlerini Türkiye’den ayrı düşünmemişlerdi. Bunun için Milli Mücadele’ye destek amaçlı birçok program düzenlemişler ve topladıkları yardımları farklı kanallardan Türkiye’ye göndererek kadirşinas bir tavır ortaya koymuşlardı. Kıbrıs Türklerinin topladıkları mali yardımlar konusunda basın da halkı bilgilendirerek teşvik etmişti. Bu dönemde askeri ve siyasi gelişmelere göre İtalyanlar ve Fransızlardan alınan askeri malzemeler de ordunun ihtiyaçlarının karşılanması konusunda önemli birer unsur olarak görülmüşlerdi. İtalyanların diğer İtilaf Devletleri ile aralarındaki bazı anlaşmazlıklar dolayısı ile Anadolu milli hareketine malzeme temini konusunda esneklik gösterdiği görülmektedir. Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması’ndan sonra onlardan da bazı harp malzemeleri alınmış ve Batı Cephesi’nde Yunanlılara karşı kullanılmışlardı.