Çağdaş Türk İslam Edebiyatı

Tanzimat'tan Millî Edebiyata Şiirde İslami Motifler

Klasik dönem edebiyatı Türk İslam medeniyetinin eseri olması bakımından zünde dinî bir edebiyattır. İslam’ın ana kaynaklarından beslenir. Sembolik bir dili vardır. Yaklaşık altı yüz yıl süren sağlam bir gelenek oluşturmuştur.

Batılılaşma ile gelen yeni anlayış, Türk edebiyatını içerik olarak klasik dönemde kurulan gelenekten uzaklaştırır. Tanzimat’tan Millî Edebiyat Dönemi’ne kadar şiirde İslami motifler gelenekten farklı olarak yer almaya başlar. Batıdan gelen akılcılık, geleneksel imanla birleşirken, şairler tereddütler yaşar. Şinasi, Ziya Paşa ve Abdülhak Hamit’te bu tereddütlere rastlanır.

20. Yüzyıl Türk İslam Edebiyatında Şiir

20. yüzyılda Türk İslam edebiyatının öncü şairi Mehmet Âkif Ersoy’dur. Yedi kitaptan oluşan Safahât’ında İslam tarihinden örnek olaylara, ayet ve hadislerin manzum yorumlarına yer verir. Toplumun kutsal kaynaklarıyla zayıflayan yeniden kurmaya çalışır. Duanın şiirini yazar. Didaktik manzum hikâyeler kaleme alır. Yahya Kemal, Türk İslam medeniyetinin şiirini yazarken şiiriyet değeri yüksek eserlere imza atar.

Cumhuriyet Dönemi Türk İslam İslam Edebiyatında Şiir

Mevlevi kültüründen beslenen Arif Nihat Asya, dinî içerikli şiirleriyle tanınır. Necip Fazıl ise İslami şiirde duygu ve düşünce ile birlikte sosyal ve siyasal aksiyonu da öne çıkarır ve başta Sezai Karakoç olmak üzere kendinden sonraki şairlere model oluşturur. Asaf Halet Çelebi'nin şiirlerinde mitoloji ve tasavvuf ağırlıklıdır. Ziya Osman Saba ise İslami duyguları dile getirir.

Çağdaş Türk İslam Edebiyatında Şiir

Çağdaş Türk İslam şiirinde Sezai Karakoç, Mehmet Âkif’ten inanç, Yahya Kemal’den medeniyet düşüncesi, Necip Fazıl’dan poetik destek alarak özgün bir terkibe ulaşır. Nuri Pakdil, İsmet Özel, Bahaettin Karakoç, Mavera Dergisinde bir araya gelen şairler (Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu, M. Âkif İnan, Alaaddin Özdenören), Cahit Koytak, Ebubekir Eroğlu, A.Vahap Akbaş, Mustafa Miyasoğlu ve 1980 sonrası şairler (Ali Günvar, Arif Ay, Şaban Abak, Nurullah Genç, Hüseyin Atlansoy…) Çağdaş Türk İslam şiirinin önde gelen isimleri olarak edebiyat tarihine geçmeyi hak ederler.

Çağdaş Türk İslam Edebiyatında Roman ve Hikâye

1960’lı yılların sonunda Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah’ıyla başlayan ve Şule Yüksel Şenler’in Huzur Sokağı’yla süren İslami roman akımı zaman içinde bir gelenek hâlini alır. İlk örnekleri ana çizgileriyle, dinden uzak olan roman kahramanlarının sonradan aşkın etkisi ya da saygı duyulan bir kişinin telkiniyle değişerek dindar bir kimlik kazanması şeklinde tanımlanan “hidayet romanları” izler. 1970’li yıllarda bu tür popüler romanlar nicelik olarak artış gösterir. Hüseyin Karatay, Sevim Asımgil, Raif Cilasun, Ahmed Günbay Yıldız, İbrahim Ulvi Yavuz, Emine Şenlikoğlu, Talat Uzunyaylalı, Halit Ertuğrul, Mecbure İnal gibi isimlerle 2000’li yıllara uzanır. Adı geçen popüler roman yazarlarından çok daha üst düzeyde eserler veren Afet Ilgaz, Mustafa Miyasoğlu, Durali Yılmaz, Ali Haydar Haksal, Nuriye Akman, Cihan Aktaş, Halime Toros ve Fatma Karabıyık Barbarosoğlu gibi imzalar, İslami roman ve hikâyenin önemli temsilcileridir.

Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu, Nazan Bekiroğlu, İskender Pala, Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, Sadık Yalsızuçanlar gibi yazarlar da nitelikli eserleriyle çağdaş Türk İslam edebiyatına önemli katkılarda bulunurlar.