Beden Dili
Konuşma esnasında sözcüklere eşlik eden unsur beden dilidir. Araştırmalar, beden dilinin konuşma ve yazı diline oranla etki oranının daha fazla olduğunu ifade etmektedir. Hayal gücünün ve duyguların ifade edilmesinde sınırlı kalan sözcükler, beden dili ile yüzümüze ve vücudumuza yansır. İç dünyamızı anlatan beden diliyle insanlarla etkili iletişim kurabilir, verimli iletişim süreçleri geçirebiliriz.
Bilinçaltından gelen mesajların etkisinde, çoğu zaman kişi farkında dahi olmadan beden dili üzerinden bir takım mesajlar gönderir. Beden dilini okumak için iyi bir gözlemci olmak ve bu alanda eğitim almak gereklidir.
Beden Dili İletişimi Nasıl Etkiler?
Tekrarlayıcı: Sözel olanı tekrarlamak için yapılan davranış kalıplarıdır. İfade edilen konu, davranışlarla tekrar edilerek desteklenir.
Çelişkili: Sözlü olarak ifade ettiklerinizle davranışlarınızın çelişki içinde olması durumudur.
Tamamlayıcı: Sözsüz olan davranışlar sözlü ifadeleri destekler nitelikteyse güvenilirlik kazanılır, verimli bir iletişim süreci geçirilir.
Alternatif: Sözel iletişim kurulmak istenmediğinde beden dilinin alternatif olarak kullanıldığı eylemleri kapsar.
Güçlendirici/Hafifletici: Sözel mesajı güçlendirmek için kullanılan sözsüz iletişimi kapsar.
Düzenleyici: Sözlü davranışları düzenleyici davranışlar iletişimi kontrol altında tutmaya ve yönlendirmeye yarar.
Beden Dilinin Ögeleri
Gözler
Gözlerin verdiği mesajlar şu başlıklar altında toplanmıştır.
Göz Bebeklerinin Durumu
Göz bebeklerinin fiziksel ortam farklılaştığında değişim gösterdikleri gibi, duygusal farklılaşmalarda da değişim gösterdikleri saptanmıştır.
Göz bebeklerinin büyümesi, gördüklerinin, duyduklarının ve hissettiklerinin kişiyi ilgilendirdiğini, hatta heyecanlandırdığını ifade eder. Göz bebeklerinin küçülmesi ise tam tersine ilginin azaldığına ya da kaygıya işaret eder.
Peter Thomson sağlak bir insan için beynin sağ tarafını; görsel hafıza, işitsel hafıza, içsel söyleşi ve sol tarafını; görsel yaratım, işitsel yaratım, içsel yaratım olarak sınıflandırmıştır. Araştırmalara göre sağ beyin soyut düşüncelerle, renk, müzik, görüntü, ritim, hayal gücü gibi kavramlarla, sol beyin ise dil, mantık, matematik gibi akademik düşünceler adını verebileceğimiz kavramlarla ilgilenmektedir. Kişi sol tarafına bakıyorsa hafızasını yokluyor, sağ tarafına bakıyorsa hayal kuruyor ya da bir konu hakkında düşünüyordur.
Göz Kapaklarının Durumu
Göz kapaklarının birbirinde ayrılması ve gözün açılması, dikkati ve olumlu beklentileri anlatırken; göz kapaklarının kısılması, yorgunluk ve ilgisizliği belirtir.
Bakılan Nokta
Konuşma esnasında iletilmek istenen mesajın etkili olması için göz teması kurulmalıdır. Yere bakarak veya gözlerinizi kaçırarak konuşmak, kendimizle ilgili soru işaretleri oluşmasına neden olacak ve bir şekilde karşı tarafın üstünlüğünü kabullenme olarak yorumlanacaktır.
İş bakışı: Bakışların karşıdaki insanın gözleri ve ağzı arasındaki kısma yönelmesi iş bakışı olarak adlandırılmaktadır.
Sosyal bakış: Odak noktası, karşınızdakinin gözleri ile göğüs kafesinin orta noktasının oluşturduğu üçgendir. Daha samimi bir yaklaşım sergilendiğinde kullanılır.
Derin bakış: Karşıdaki insanı tepeden tırnağa süzerek yapılan bir bakış türüdür.
Yan bakış: Memnuniyetsizlik ve tehdit anlamı içeren, sadece gözlerin ve kısmen de başın konuşan kişiye doğru çevrildiği bakış şeklidir.
Mimik ve Jestler
Duyguları, düşünceleri belirtecek biçimde yüzde beliren kımıldanışlar, hareketler şeklinde tanımlanan mimik, gözler gibi düşüncelerimizle ilgili mesajlar iletir. Jest kelimesi ise herhangi bir şeyi açıklamak için genellikle el, kol ve baş ile yapılan içgüdüsel veya iradeli yapılan hareketlerdir.
Mimikler ve jestler;
Konuşmadan bağımsız olanlar,
Konuşmayla ilgili olanlar şeklinde iki gruba ayrılırlar.
Başın Kullanımı
Baş ile verilen açık mesajlar evet-hayır, kabul-ret, beğenme-onaylama, beğenmeme şeklinde sıralanabilir. Başın hareketleri, jest ve mimikler gibi toplum tarafından genel kabul görmüş hareketlerdir.