Kalıplaşmış İfadeler

Her dilde anlatımı zenginleştirmek, kolaylaştırmak ve akıcı hâle getirmek için kullanılan birtakım kalıplaşmış yapılar bulunmaktadır. Dildeki kalıplaşmış bu yapılardan özellikle anlatımın daha kolay yapılması hususunda faydalanılmaktadır.

Atasözleri

Atasözü, anonim karakter taşıyan, atalardan kaldığı kabul edilen ve toplumun yüz yıllar boyunca geçirdiği denemelerden, ortak düşünce, tutum ve davranışlarıyla dünya görüşünden oluşan, genel kural niteliğindeki kısa, özlü, kalıplaşmış söz olarak tanımlanmaktadır.

Tanımdan hareketle atasözlerinin özelliklerini sıralayacak olursak:

Atasözleri anonim karakter taşımaktadır. Yani atasözlerinin ilk söyleyeni bilinmemektedir. Onu oluşturan topluma aittir. Atasözleri nesilden nesile aktarılan dil varlıklarıdır.

Atasözleri toplumun ortak düşünce, tutum ve davranışlarından kaynaklanmaktadır. Bir kelime grubunun atasözü olabilmesi için ona kaynaklık eden dili konuşan ulusun ortak değer yargılarını taşıması gerekir.

Atasözleri genel kural niteliğinde olup kalıplaşmış, kısa ve özlü olmalıdır. Atasözlerinde bir kelimenin yer değiştirmesi veya herhangi bir kelimenin eş anlamlısının kullanılması mümkün değildir. Ancak kimi atasözlerinin birkaç biçimi olduğu gibi, kimi atasözlerinin kalıbı da bölgeden bölgeye değişir. Toplumun yüzyıllar içinde yaptığı bu değişiklikler yeni bir kalıp ortaya çıkarmıştır.

Ayrıca atasözleri bir hayat tecrübesinin sonucunda oluşmalıdır. Atasözlerinde genel bir deneyim anlatıldığı ya da bir öğüt verildiği için, yüklemler genellikle geniş zamanın ya da emir kipinin olumlu -olumsuz biçimlerindedir.

Atasözlerinde sözcükler genellikle mecaz anlamlar yüklenerek kullanılır. Atasözünü anlamak ve açıklamak bu mecazların doğru yorumlanmasına bağlıdır. Ancak, mecaza da yanmayan atasözlerimiz de çoktur.

Atasözlerinin çoğu bir ya da iki tümceyle kurulmuştur. Daha uzun olanları azdır. Atasözlerinin biçim özellikleri ise şu şekilde gruplandırılabilir:

Ses yinelemelerine yer verenler: Bazı atasözlerinde ses tekrarları yapılarak ahenk sağlanır. Bu özellikle atasözünün şiirsel yapısını kuvvetlendiren bir özellik olarak dikkat çekmektedir.

Ölçülü -kafiyeli (uyaklı) söylenenler: Atasözleri özellikle kalıcılığı artırmak ve söyleyişi kolaylaştırmak maksadı ile şiire benzer bir biçimde söylenmiştir.

Karşılıklı konuşma biçimindekiler: Bazı atasözlerinde karşılıklı konuşma yöntemi kullanılarak anlatım etkili hâle getirilmiştir.

Öykülemeye başvuranlar: Atasözlerinde bir olay anlatır tarzda öykülemeye başvuranlar da bulunmaktadır.

Eksiltili cümle biçimindekiler: Anlatımın bir eylemle tamamlanmadığı atasözleri bu gruba girmektedir.

Deyimler

Deyimlerin belli bir yaşantının ve tecrübenin yansımaları olması sebebiyle arka planında etkileyici bir anlatım özelliği taşırlar. Deyimler konuşma ve yazıda az sözle çok şey anlatma konusunda çok etkilidirler.

Deyimlerin Özellikleri

Deyimler de atasözleri gibi kalıplaşmış ifadelerdir. Deyimleri oluşturan kelimelerin yerine eş anlamlıları dahi kullanılamaz.

Deyimler genellikle çekim ekleriyle çekimlenebilir ve bazı deyimlerde araya başka kelimeler girebilir.

Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar. Deyimler en az iki sözcükten kurulurlar ve bu özellikleri ile mecazdan ayrılırlar. Deyimler genellikle de üç beş sözcüğü geçmezler.

Deyimlerde kullanılan kelimeler çoğunlukla gerçek anlamlarını kaybederler. Ancak gerçek anlamda kullanılan kelimelerle kurulan deyimler de vardır.

İkilemeler

İkileme aynı, yakın ya da zıt anlamlı iki veya daha çok kelimenin bir tek kelime gibi anlam göstermek üzere yan yana gelmesi ve birlikte kullanılmasıdır: “teker teker”, “düşe kalka”, “düğün dernek” vb.

İkilemelerin en önemli özelliği anlatımı kuvvetlendirmesi ve etkili hâle getirmesidir.

Cümleye Kattığı Anlamlara Göre İkilemeler

Şu yalan dünyaya geldim geleli Tas tas içtim ağuları sağ iken. (Abartma)

Her yer vıcık vıcık çamurdu. (Pekiştirme)

Eninde sonunda benim elime düşeceksin. (Kesinlik)

Yapılışlarına Göre İkilemeler

Aynı sözcüğün tekrarı ile oluşanlar: Uçurtmalar döne döne yükseldi.

Eş ya da yakın anlamlı sözcüklerden oluşanlar: Fabrikada işler ağır aksak yürüyor.

Karşıt anlamlı sözcüklerden oluşanlar: Olanlardan az çok haberim var.

Biri anlamlı, biri anlamsız sözcüklerden oluşanlar: Yamru yumru bir anteni televizyona bağladık.

Her ikisi de anlamsız sözcüklerden oluşanlar: Abur cubur yiyerek sonunda mideyi bozdu.

Bir sözcüğün, başına "m" sesi yakıştırılarak tekrarlanmasıyla oluşanlar:

Şaka maka derken az kalsın dersten kalıyorduk.

Birkaç halı malı aldık.

Olumlu -olumsuz sözcüklerden oluşanlar: Ben işten gelir gelmez dışarı çıktılar.

Biçimsel Oluşum Yönünden İkilemeler

Eksiz ikileme: Ses seda, estek köstek, gele gide…

Durum ekleriyle oluşturulan İkilemeler: İkide bir, kıyıda köşede, inceden inceye…

"mi" edatıyla ikileme: Yaramaz mı yaramaz bir kızdı. Güzel mi güzel bir ev aldık.

Ad tamlaması biçimli ikileme: Beterin beteri bir köye gittik. Yıllar yılı seni bekledim, belki dönersin diye.

Bağlaçlı ikileme: Herkes bu yarışta koştu da koştu. Bu işin üstesinden ancak ve ancak sen gelebilirsin.

Görevlerine Göre İkilemeler

Pazara araba araba sebze getirdiler. (Sıfat) /

Gide gele bizimle arkadaş oldu. (Zarf) /

Şimdi tasını tarağını topla. (Nesne) /

Bu haldeyken şuradan şuraya gidemem. (Dolaylı Tümleç) /

Genç kızın gözleri ışıl ısıldı. (Yüklem)

Kalıp / ilişki sözlerin özellikleri

Kalıplaşmış dil birimleri, sözlü ve yazılı iletişimde çok fazla gayret sarfetmeden karşı tarafın kolayca anlayabileceği tarzda herkesin bildiği ifadelerdir. Bu nedenle zihinde hazır bulunması, belli durumlar ve olgularla ilgili bir çırpıda ağızdan dökülmesi bakımından kalıplaşmış sözlerin insanlar tarafından hatırlanması kolaydır. Bu tarz ifadelerin söylenip anlaşılması için gereken süre ve enerji diğerlerine oranla daha azdır.

Günlük hayatta karşılaştığımız her hangi bir insanla selamlaşma, hâl hatır sorma, teşekkür etme vb.durumlarda söylediğimiz: “Hoş geldin, hayırlı işler, kolay gelsin, Allah kahretsin, iyi akşamlar” ve benzeri ifadeler hemen hemen her dilde rastlanabilen kalıp sözlerdir . İngilizcede “speech act” adı verilen ve Türkçede “ilişki sözleri” ve “kalıplaşmış söz”lerden özellikle anlatımın daha kolay ve etkili yapılması hususunda faydalanılmaktadır. Aynı zamanda atasözleri, deyimler ve ikilemeler bu bağlamda değerlendirilebilecek kalıplaşmış ifadeler olarak tasnif edilmektedirler.

İlişki söz veya kalıp söz olarak tanımlanan bu ifadelerde sayı ve kişi öğeleri dışında farklı söyleyişler söz konusu olmamaktadır. Örneğin “Güle güle git” ilişki sözünü “Gülerek gülerek git” biçiminde söylemek onu farklı dilbilgisel yapıya sokmak olacaktır. Bu durumda yapılan iş, ifadeyi kalıplaşmış sözden çıkarıp emir kipinde çekimlenmiş git -eyleminin nasıl yapılacağına dair bir zarf öbeği hâline getirmek olur. En az iki kelimeden oluşmak kaydıyla gerçek/temel anlamda kullanılan ilişki sözler “Bir toplumun bireyleri arasındaki ilişkiler sırasında kullanılması âdet olan birtakım sözlerdir.”