Türkçede Vurgu ve Tonlama

Konuşma yeteneğini geliştirmenin ilk adımı kullanılan dilin sesletim özelliklerini iyi bilmek ve kullanmaktır. Her dilin kendine özgü olan bu sesletim özellikleri vurgu ve tonlama olarak adlandırılmaktadır.

Vurgu

Söz içinde bir heceyi, bir kelimeyi diğerlerine göre daha yüksek ses tonuyla, söyleyiş süresini uzatarak, öteki hece ya da kelimelerden daha baskılı ve belirgin bir biçimde söylemeye vurgu denir. Vurgu, konuşurken bir hece üzerine düşen hava şiddeti veya soluk baskısı olarak da tanımlanır.

Vurgu, konuşmayı tekdüzelikten kurtarmak için söze duygu ve ahenk katar.

Türkçemizde dört tür vurgudan bahsedilebilir:

  • Kelime Vurgusu
  • Cümle Vurgusu
  • Mısra Vurgusu (Ahenk Vurgusu)
  • Şiddet Vurgusu

Kelime Vurgusu

Her kelimenin bir hecesi üzerinde mutlaka ses baskısı (vurgu) vardır.

Türkçede kural olarak vurgular son hece üzerindedir. İstisnalar hariç kelimeye ekleme yapıldıkça vurgu son heceye doğru kayar.

Bazen vurgu sondan önceki hecelerden birine yapılır. Bu tür istisnaları aşağıda gösterelim:

İlk heceye: İl, bölge, semt adları

İl: Ankara, Samsun, Erzurum…

Bölge: Akdeniz, Marmara…

Semt: Dikmen, Çankaya, Etlik…

Ortadaki hecelerden birine: İl, bölge, semt adları

Erzincan, Edirne, Sakarya, Denizli

Zarf ve bağlaçlarda ilk heceye: Niçin, ancak, önce, sonra, ayrıca, yalnız, belki, henüz, ansızın…

Türkçe kelimelerin aldığı bazı ekler vurguyu bir önceki heceye kaydırır. Bu ekler: “ ce, le, me/ma, se/sa, im/sin”

Dilimizde bulunan Arapça- Farsça kökenli bazı kelimelerde uzun heceler vardır. Uzun seslerde istisna bir durum olarak vurgu uzatılan hece üzerinde görünür. Bu kelimeleri öğrenmek gerekir. Zira bu uzatmalar kelimelerin başında, ortasında veya sonunda olabilir. Bu kelimeler için genel bir kural yoktur. Her birinin kendine özel bir vurgusu bulunur.

5. Türkçede “ğ” her zaman, “y” ise bazı durumlarda vurguyu değiştirir. “Ğ” ünsüzü bulunduğu hecede kendinden önce gelen ünlünün uzatılmasına yol açar. Aynı uzatma durumu “y” için de geçerlidir. Söz konusu uzatma, seslendirmede vurgu gibi yansımaktadır. (Yan yana iki ünlü uzatmayı belirtmek için kullanılmıştır.)

6. Sert ve gürültülü çıkan bazı ünsüzler vurguyu bulundukları heceye taşırlar. Bunun için söz konusu ünsüzün hecenin son harfi olması gerekir. Bu ünsüzler “ç, k, p, r, ş, z”

7. Abartı amacıyla kullanılan bazı heceler vurguyu kendi üzerlerine alırlar.

8. Birleşik kelimelerde vurgu ilk kelime üzerindedir.

9. Akrabalık isimlerinde vurgu genellikle ilk hece üzerindedir.

10. Dil isimlerinde vurgu genellikle -ca, -ça, -ce, ça yapım ekinden önceki hecede bulunur.

11. Kelime gruplarında vurgu, grubun başında yer alan kelimenin vurgusunun bulunduğu hecededir.

12. -mı-, mi, -mu, -mü soru eki vurguyu bir önceki kelimenin son hecesine kaydırır.

13. Sesteş kelimelerde vurgu, anlam ayırıcı özellik taşır.

14. Geniş zaman çekimlerinde me eylem eki vurguyu kendi üzerine çeker.

15. Olumsuzluk eki -me, soru eki mi, küçültme eki -ce dışında kullanılan ekler vurgu almazlar. “de” ve “ki” bağlaçları vurguyu kendilerinden önceki heceye kaydırırlar.

16. Tek heceli sözcüklerde sözcük vurgusundan söz edilemez.

Cümle Vurgusu

Söz içinde kelime ve kelime gruplarından daha büyük birlik cümledir. Cümlenin de kendisine bütünlük kazandıran bir vurgusu vardır. Buna “cümle vurgusu” denir. Bu vurgu cümleyi meydana getiren kelime ve kelime gruplarının vurgusundan daha belirlidir.

Kimi zaman vurgu, cümle içinde öne çıkarılarak özellikle belirtilmek istenen bir anlamı taşıyan kelime üzerine kaydırılır. Böyle olduğu zaman o kelime yükleme yaklaştırılır. Cümle başında virgülle ayrılan özneler de kimi zaman vurguyu kendi üzerlerine çekerler.

Mısra Vurgusu

Şiirlerde görülen kelime vurgusuna “mısra vurgusu” denir. Vurgu, mısralarda daha kuvvetle hissedilir. Ahengi sezdirmek için mısraların kimi heceleri üzerine baskı yapılarak okunur.

Şiddet Vurgusu

Cümlede kızgınlığı, sevinci, hiddeti, beğenmeyi ve uyarmayı ifade eden kimi kelimeler üzerine dikkati çekmek için daha baskılı söylenir. Bu tarz vurgulara “şiddet vurgusu” denir.