Turistik Tanıtmada Etik

Etik doğru ve yanlışlarla ilgili sorulara cevap vermek için kullandığımız ahlaki ilkeler ve değerler dizisidir. Etik aynı zamanda ahlakın genel doğası ve bireylerin başkalarıyla olan ilişkilerindeki ahlaki tercihlerini düşünmek olarak da tanımlanabilir. Etik konusunun tam olarak içeriği iyi ve kötü, doğru ve yanlış arasındaki farkları ve bunlar karşısında sorumluluğun ne olduğunu ortaya koymaktır. Herkesin farklı kişisel değer yargıları ve ahlak anlayışları olmasına rağmen, bütün inanç sistemlerinin, kültürlerin ve toplumların üzerinde anlaşmaya vardıkları bazı evrensel ilkelerin var olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bu ilkeler etik davranışın temelini oluşturur. Başkalarının hakları en az bireyin kendi hakları kadar önemlidir ve edinilen sorumluluk diğerlerine zarar vermeden hatta mümkün olduğunca yardım etmeyi gerektirmektedir. Bu düşünce çoğu toplumlar ve organizasyonlara ait değerler sisteminin kalbini oluşturmaktadır. Birlikte yaşayabilmenin ve birlikte çalışabilmenin mümkün kılınması ancak bu yaklaşımla söz konusu olabilir. Genel anlamda etik; “bireyin diğer bireyler, kurumlar ve devlet ile olan ilişkilerinde toplumun deneyimlerinden, gelenek ve göreneklerinden kaynaklanan, akıl ürünü olan, toplumsal uyum, birliktelik ve dayanışmayı yükselen, dolayısıyla toplumun ekonomik, politik ve sosyal yapılarına istikrar sağlayan prensip, standart ve değerlerin bütünü” olarak tanımlanabilir. Diğer bireyler, kamu ve özel kurumlar ile olan ilişkilerde doğru ve yanlış uygulamaların ahlaki ilke ve değerler referans alınarak belirlenmesi, etik ilke çalışmalarının genel yapısını ifade etmektedir.

Etik kavramının sınıflandırılmasında kabul gören yaklaşıma göre iki ayırım söz konusudur. Bunlarda birincisi bireysel etiktir. Bireyin davranışlarına temel kaynak olan ve bu davranışları şekillendiren değerler hakkında sahip olunan bilinç olarak tanımlanır. Dolayısıyla doğru ya da iyinin ne olduğu konusunda kişisel değer ve inançlar bireysel etiğin oluşumunu etkilemektedir. Bu kapsamda vicdan, bireyin eylemlerini gerçekleştirme sırasında başvurarak, eylemlerindeki iyi ve kötü değerleri anlamasını sağlayan güç olarak yorumlanır. Vicdanın yanı sıra bireysel etiğin şekillenmesinde şu unsurların etkileşimi ve varlığı etkilidir; aile, din, arkadaşlar, kitle iletişim araçları, kişilik, yaşam deneyimleri, kişisel değerler ve durumsal faktörlerdir.İkinci etik tür ise iş etiğidir. İş etiği genel olarak iş dünyasındaki doğru ve yanlış davranışlarla ilgilidir. Genel kabul görmüş tanıma göre genel ahlak kurallarının iş hayatında uygulaması olup, dürüstlük ve doğruluk üzerine kurulu, toplumun beklentilerinden adil rekabete, reklamcılıktan halkla ilişkilere, sosyal sorumluluktan tüketicinin bağımsızlığına kadar çok farklı boyutları olan uygulamalı bir ahlak felsefesi türü olarak kabul edilmektedir. İş etiği kapsamında sınıflandırılan diğer etik türleri ise örgütsel etik, işletme etiği, yönetsel etik ve meslek etiği olarak sıralanmaktadır.

Turizm faaliyetlerinin ekonomik, sosyal ve fiziksel çevre üzerindeki etkileri farklı derecelerde olsa dahi bütün turizm türlerinin kaçınılmaz bir sonucudur. Bu etkinin olumsuz boyutlarının turizmden elde edilen faydaları uzun dönemde azaltacağı ve gelecek nesiller için kullanılamaz duruma getirebileceği açıktır. Dünyanın en hızlı büyüyen ve en büyük endüstrilerinden biri olan turizm ve seyahat endüstrisindeki bu etkileyici gelişimin sürdürülebilir kılınması, bu alanda çalışan uzmanların en önemli uğraş alanıdır. Turizmde etik ilkelerin belirlenmesinin ve uygulanmasının turizmin geleceğine ait bu kaygıları azaltacağı beklenmektedir. Turizmde etik ilke çalışmaları ziyaretçilere, endüstri içerisinde yer alan işletmelere ve yerel halka yönelik olarak yürütülmektedir.

Turizm faaliyetlerinde reklam ve tanıtım çalışmaları etik ilkelerin en fazla ihlal edildiği alanlardan biri olarak göze çarpmaktadır. Özellikle turizm işletmelerinde yer alan herkesin takip etmesi gereken ticari pazarlama etik politikası bu açıdan oldukça önemli görülmektedir.. Turistik ürün ve hizmetlerin pazarlamasında en yaygın görülen etik çelişkiler tanıtım ve reklam uygulamalarında görülmektedir. Otellerin ve plajların fotoğraflarının dijital ortamda yeniden düzenlenerek seyahat acenteleri kataloglarına ve web sitelerine konulması ya da otellerin farklı oda tiplerine sahip olmalarına rağmen, en büyük ve en güzel odalarına ait fotoğrafları internet sitelerine koyması bu kapsamda sıklıkla görülebilen örneklerdendir. Müşterilerin memnuniyetsizliğiyle ortaya çıkan ve şikâyetlerine konu olan bu tarz uygulamalar turizm çalışanları için yabancı değildir. Oteller ve paket turu satan tur operatörleri bu şikâyetlerden kendilerine düşen payı alır. Bunun yanı sıra Lufthansa LCC Kalite Standartları'na göre her memnuniyetsiz müşteri olumsuz deneyimlerini en az 13 potansiyel ziyaretçiye aktarmaktadır.

Turizmde etik kodların belirlenmesiyle ilgili ilk çalışmalar İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Sonrasında Kanada ve diğer ülkelerde yürütülen çalışmalar uluslararası düzeyde herkesin kabul edeceği bir anlayışa olan ihtiyacı ortaya çıkartmıştır. Dünya Turizm Örgütünün 1999 yılında ilan ettiği Turizmde Küresel Etik İlkeleri bu anlamda oldukça önemi bir sonuç olarak turizm ve seyahat endüstrisinde yer alan tüm paydaşlara sunulmuştur.