Dünyada ve Türkiye’de Rekreatif Faaliyetler

Turizm sektöründe özellikle turizmin dinlenme, eğlenme, kendini geliştirme özelliklerinden dolayı rekreatif faaliyetlerin önemi büyüktür. Turizmin boş zamanlarda yapılan bir rekreatif faaliyet olduğu ve turizm içerisinde de ayrıca rekreatif etkinliklerin düzenlendiği görülmektedir. Butler, bu hususta turizmin boş zaman ve sürecinde yer alan bir faaliyet olduğunu, turizmin bir seyahat anlamına geldiğini ve bunun da turistlerin yararına bir aktivite olduğunu bu nedenle turizmin boş zamanın ve rekreasyonun bir parçası olduğunu dile getirmesi turizm kapsamında rekreatif etkinliklerin önemini ortaya koymaktadır (Özdemir, Güçer ve Karaküçük, 2016).

Turizm ve rekreasyon kavramları arasında birçok ortak nokta bulunmasına rağmen aralarında birtakım farklılıkların da bulunduğu görülmektedir. Örneğin; turizm faaliyetlerine katılmak için bulunulan yerden başka bir yere gidilmesi gerekirken rekreasyon faaliyetlerine katılması için yer değiştirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Rekreatif faaliyetlerin yalnızca turistik destinasyonlarda yapılmadığı görülmektedir. Devlet, sosyal organizasyonlar yaparak veya işverenler tarafından ücretsiz rekreasyon olanakları sunularak insanların boş zamanlarını değerlendirmeleri sağlanmaktadır (Katayev, 2015; Kalaycı, 2022). Bunun yanında turizm faaliyetine katılma nedeni de önem arz etmektedir. Örneğin iş amaçlı veya özel nedenlerle turizm seyahati gerçekleştiren birinin rekreasyon ile bir ilişkisi bulunmamaktadır (Güneş Olğun, 2019).

Arz ve talep açısından incelendiğinde turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin birbirinden farklı yanları ortaya çıkmaktadır. Örneğin turizm arzı bir ülkenin tamamını kapsamaktadır. Rekreasyon arzı ise daha çok yerleşik nüfusa yöneliktir. Rekreasyon faaliyetlerine katılım gösteren kişiler yaşadıkları yerlerde bulunan imkan ve çekiciliklerle sınırlı kalmaktadır. Bu noktada rekreasyon faaliyetleri de yerel bir faaliyet olarak değerlendirilmek durumunda kalmaktadır.

Turizm faaliyetleri içerisinde sahip olunan kaynakların genellikle farklı sezonlara yayılarak kullanıldığı görülürken rekreatif faaliyetler içerisinde bu kaynakların kullanımında bir süreklilik söz konusudur. Hatta rekreatif faaliyetler genellikle hafta sonları ile kısa süreli tatil zamanlarında daha fazla yapılmaktadır. Hizmet alımı çerçevesinde değerlendirildiğinde ise turizm faaliyetlerinde ticari aracıların (ulusal ve uluslararası düzeyde kurulmuş) kullanıldığı görülürken rekreatif faaliyetler de hizmet alımının gerçekleştirilmesi daha çok bireye bağlıdır (Öztürk, 2017).

Rekreasyon faaliyetleri birçok araştırmacı tarafından farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Literatür incelendiğinde insan istekleri ve tercihleriyle paralel olarak birçok rekreasyon faaliyetinin olduğu görülmektedir. Aslında çeşitliliğin bu kadar fazla olması her insana yönelik bir rekreatif faaliyetin olduğu/olacağı anlamını taşımaktadır. Bu bakımdan sanatsal faaliyetleri kendisine yakın bulmayan bir kişinin sportif faaliyetlere yönelmesi veya daha az yorulacağı ancak iyi/kaliteli zaman geçirebileceği başka faaliyetlere katılabilmesi mümkündür.

Yapılan rekreasyon faaliyetleri sınıflandırmalarında birçok farklılık bulunmasına rağmen asıl belirleyici unsurların katılımcıları rekreatif etkinliklere yönelten amaç, istek ve arzudur.

Amerika, ülke olarak günümüzde en gelişmiş rekreasyon faaliyetlerinin ve eğitimlerinin gerçekleştirildiği yerlerden biridir. 1885’te ülkede spor ve fiziksel faaliyetlere ilişkin gelişmeler yaşanmaya başlamış ve oyun parkları açılmıştır (Siedentop, 2009).

Almanya’da insanların rekreatif faaliyet tercihlerinin genellikle açık havada yapılanlar olduğu görülmektedir. Almanlar daha çok spor yapmaktan ve açık havada zaman geçirmekten keyif almaktadırlar. Bu nedenle doğa ve özellikle ormanlık alanlar en sık tercih edilen rekreatif alanlar olmuşlardır. Ülkede sanayileşme sonrasında doğa koruma ve bakımı için önlemler alınmaya başlamıştır. 1906 yılında devlet tarafından “Tabiat Bakım Komisyonu” adında resmi bir kurum oluşturulmuştur. Bu kurum dünyada Almanya’nın öncülüğünde gerçekleştirilen ve Avrupa’daki Doğa Koruma adına yapılan ilk hareketlenme olarak kabul edilmektedir (İnal, 1949).

İngiltere 1870 yılında insanları alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzaklaştırmak için futbol ve kriket sporlarına yönlendirmiştir. Ülkede insanlar evlerinde TV izleme, radyo dinleme, kitap okuma, bahçe işleriyle ilgilenme, dikiş-nakış yapma gibi boş zaman faaliyetleri ile uğraşırken ev dışında spor ve açık hava etkinliklerine yoğunlaşmışlardır. Sportif etkinlik olarak, yürüyüş, yüzmek ve yoga/aerobik en fazla katılım sağlanan etkinliklerdir (Kraus, 2001).

Rekreasyonun dünya genelinde öneminin her geçen gün artmasıyla Türkiye’de de rekreasyona yönelik gelişmeler söz konusu olmuştur. Ülkemizde, Gençlik Merkezleri, Halk Eğitim Merkezleri, Spor İl Müdürlükleri, belediyelerle iş birliği içinde olarak halka sanatsa ve spor amaçlı kurslar düzenlemenin yanı sıra birçok rekreatif etkinlik içeren turnuvalar, şampiyonalar düzenlemektedir (Zorba, 2008; Miser ve Arslan, 2015).

Ülkemiz milli parkları, koruma alanları, ormanları, arkeolojik ve tarihi alanları, parkları, meydanları, gezi ve mesire alanları, müzeleri, alışveriş merkezleri, spor kompleksleri, festivalleri ve şenlikleri ile oldukça zengin rekreatif faaliyet imkânlarına sahiptir. Örneğin milli parklarda doğa yürüyüşü (trekking), kampçılık, kaya tırmanışı, kanyon geçişi, bisiklet, kuş gözlemciliği, dağcılık, akarsu sporları, foto-safari, piknik, balık tutma gibi her aktiviteyi yapabilecek alanlar bulunmaktadır.