Turizm ve Refah

Refah ekonomisi, malların üretim, değişim ve dağılımındaki eşitliği gerektiren ekonomik etkinliğe bağlıdır. Dolayısıyla refah ekonomisi kaynakların şartar dâhilinde en iyi dağılımını açıklamakta ve bu konulara olası çözümler geliştirmektedir.

Refah Kavramı ve Fayda Olanakları Eğrisi

Refah, malların üretimi, değişimi ve gelir dağılımındaki eşitliği sağlayan ekonomik etkinlik olanaklarının araştırılmasıdır. Refah kavramı kaynakların etkin bir şekilde dağılımına ilişkin alternatiflerin araştırılmasını kapsar.

Refah, piyasaların en iyi performansı ile istenmeyen sonuçları doğuracak alternatifleri birbirinden ayırabilecek hususları içermektedir.

Bir ekonomide refahın en yüksek seviyeye çıkması için üretim faktörleri ile mallar arasında ve malların bireyler arasında optimal dağılımı gerekir. Bu nedenle faydanın bireyler arasında mukayesesi elzem bir durumdur.

İnsanlar mal ve hizmet seçimini bu mal ve hizmetlerden oluşan fayda temelinde yapmaktadır. Bireyler faydalarını en yüksek seviyeye çıkarmaya çalışırlar.

Birey Ege’de bir tatil yerine Akdenizde bir tatili tercih ederse Akdeniz’deki tatilden daha fazla fayda elde etmeyi beklediğindedir.

Çünkü

Fayda gözlenemez olduğu kadar ölçülemezdir.

Birey, refahını en iyi kendi değerlendirmektedir.

Birey iki seçenekten birini diğerine tercih ederse tercih ettiğinin faydası daha yüksektir.

Birey tercihleri doğrultusunda davranışlar sergileyerek kendi için en fazla tatmini verecek seçimi yapmaktadır.

Hanehalkının gelir kaynakları ücret, maaş, sermaye, toprak ve devletten sağlanan gelirleri kapsamaktadır. Ekonomik gelir ise hanehalkının harcayabileceği para miktarını göstermektedir.

Ekonomik Gelir ve Lorenz Eğrisi

Ekonomik gelir, hanehalkının net varlıklarında bir değişim olmaksızın harcayabileceği para miktarını göstermektedir. Ekonomik gelir ücretler, maaşlar, kâr payları, faiz gelirleri, mülk gelirleri, transfer ödemeleri gibi kalemleri içerir.

Yoksulluk, çok düşük gelire sahip insanların durumunu ifade etmektedir. Kast edilen aynı zamanda paranın veya maddi malların olmayışıdır.

Bu ifadeden turizm için bir çıkarım yapacak olursak, gelir seviyesinin yükselmesiyle beraber, adil gelir ve servet dağılımının sağlandığı toplumlarda, turizm faaliyetleri de o derece yoğunlaşacaktır.

Lorenz eğrisi, gelir dağılımının en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Refah dağılımda eşitsizliğin derecesi ise Gini katsayısı ile belirlenir.

Ekonomilerde yoksulluğu azaltmanın veyahut geliri artırmanın bir yolu da turizmdir. Turizmin ücretleri ve dolayısıyla geliri artırıcı etkisi vardır.

Servet ve emek dışındaki gelir miras ve kâr payıdır. Ücret oranlarında bir artış söz konusu olursa bu durum ekonomiye iki türlü yansır. Bunlardan ilki ikame, ikincisi ise gelir etkisidir.

Sosyal refah Pareto, Kaldor-Hicks , Scitovsky ve Bergson kriterleri ile ölçülmektedir.

Pareto Kriteri

Bir ekonominin başarısını değerlendirmek için kullanılan yöntemlerden biri olan pareto kriterine göre uygulanan politika, kimseye zarar vermeden toplumun bazı kesimlerinin refahını yükseltiyorsa, sosyal refahı artırmaktadır.

Kaldor-Hicks

Kriteri dağıtıcı refah kriterlerini açık bir şekilde ifade eden Kaldor-Hicks kriterine göre uygulanan politikadan kazançlı çıkanlar kaybedenleri telafi etmenin ötesinde, hâlâ birtakım kazanımlar sağlamaya devam ediyorsa, bu değişim sosyal refahı artırmaktadır.

Scitovsky Kriteri

Kaldor kriterinin kullanımındaki olası bir eksikliğini ortaya koyan Scitovsky kriterine göre uygulanan politika değişikliği, bireyin faydasını değiştirdiği gibi fayda olanakları eğrisinde de değişikliğe yol açmaktadır.

Bergson Kriteri

Refahın artırılıp artırılmayacağına karar vermek için kullanılan Bergson kriterine göre uygulanan politika, toplumu daha üstteki sosyal kayıtsızlık eğrisine götürürse, ancak bu sayede toplumun sosyal refahı artmaktadır.

Üretici ve tüketici rantı, satılmak (alınmak) istenen fiyat ile satılan (alınan) fiyat arasındaki farkı ifade eder.