Türkiye Turizminde Hidrografik Değerler
Su insanlar açısından taşıdığı önemin yanında turizm açısından tartışmasız bir turistik üründür. Bu ürün çok geniş bir yelpaze içinde turizmin kullanımdadır. Aynı zamanda turizmin vazgeçilmez ürünlerinin başında gelir. Çünkü su kökenli turistik ürünlerin günümüz turizminde ne kadar önemli olduğunu turizm taleplerinin dağılışını gösteren istatistiklerden anlamak mümkündür. Su kökenli turistik ürünlere yönelik talebin tarihçesi oldukça eskidir. Yani bir turistik ürün olarak su devamlılığı olan bir değerdir ve bu onu turizm açısından vazgeçilmez kılmaktadır.
Su kökenli turizm alanları turizmin farklı türlerinin uygulanabildiği yerlerdir. Örneğin spor turizmi, doğa turizmi, sağlık turizmi, yat turizmi, termal turizm gibi turizm türleri bunların yalnızca bazıları olarak örnek verilebilir.
Spor turizmi açısından sular oldukça zengin bir potansiyel barındırırlar. Dünya ve Türkiye’de sular ve yakın çevresinde çeşitli spor türleri gerçekleştirilmektedir. Dalış sporu, sörf sporu, yüzme sporu,şelale tırmanışları bunların yalnızca birkaçıdır.
Su banyosu, içme, inhalasyon ve çamur banyosu gibi uygulamaların yanında iklim kürü, fizik tedavi, egzersiz ve rehabilitasyon gibi destekleyici tedavilerin birleştirilmesi ile yapılan kürler ve termal suların eğlenme, dinlenme, rekreasyon amaçlarıyla kullanımlarını içeren turizm türüne termal turizm denir.
Türkiye göller bakımından çok zengin bir ülke olmasa da çeşitli oluşumlara sahip göllere sahiptir. Türkiye yüzölçümü içinde göllerin kapladığı alan yaklaşık 13 bin km² kadardır. Farklı büyüklüklerde yüzlerce göle sahip ülkemizde göllerin coğrafi dağılışı dengeli değildir. Belirli yerlerde yoğunluk göze çarparken bazı yerlerde ise göller seyrekleşir. Türkiye gölleri doğal ve yapay olmak üzere iki grupta ele alınabilir. Turizm açısından her iki grupta da öneme sahip göller bulunur. Örneğin Salda Gölü doğal bir göl iken, Aslantaş ise Ceyhan üzerinde tesis edilmiş yapay bir göldür.
Çağlayanlar-şelaleler; bulundukları çevrenin doğal güzelliği, erişilebilirlikleri, yakın çevrelerinde konaklama tesisleri ve kamp kurma imkânları bulunup bulunmayışına bağlı olarak, turizm açısından değerlendirilebilirler. Çünkü bunlar, sularla ilgili birer doğa harikası, ilginç birer jeomorfolojik-hidrografik şekiller olmaları yanında, hem de birer manzara güzelliği harikaları olarak göze çarparlar. Çağlayanlar ve şelaleler çok sık rastlanmayan hidrografik elemanlar olduğundan, pek çok insanın dikkatini çekerler.