Türkiye’de Dağ, Yayla Ve Kış Turizmi

Günümüzde dağlık alanlarda sürdürülen insan faaliyetlerinden birisi de turizmdir. Turizm, doğası gereği farklı coğrafi (doğal, kültürel) karakterlere sahip mekânlarda kendisine yer bulur. Turizmin ve turistlerin ihtiyaç ve beklentilerini karşıladığı, güdülerini doyurduğu ender mekânlardır dağlar.

Dağlık alanlar ve dağlarda turizmin farklı uygulanış türlerine tanıklık etmek mümkündür. Dolayısıyla dağlar turizm için başlı başına turistik çekiciliklerdir. Kimi zaman özgün doğal ortamı, kimi zaman ise kar örtüsü, özgün canlı türleri, eğim değerleri, klimatik çekicilikleri, mitolojik hikayeleri, “en” yüksek, en hâkim yerler olmaları ve daha birçok yönleriyle turizm için vazgeçilmez mekanlardır.

Dağlar; spor turizmi (Alpinizm, spor-kamp turizmi, yamaç paraşütü), sağlık turizmi, inanç turizmi, kış turizmi, eko-turizm, kırsal turizm, yayla turizmi vb. turizm türlerinin sürdürüldüğü mekânlardır. Her bir turizm türünün dağlardan farklı beklentileri vardır.

Türkiye, yayla turizmi potansiyeli bakımından da zengin bir ülkedir. Geçmişte, Anadolu yaylaları, ekonomik faaliyet olarak, büyük çoğunlukla hayvancılık fonksiyon faaliyet alanları idi. Aileler, bu amaçla yaylalara çıkıyorlardı. Yine bu amaçlarla yaylalara çıkan vatandaşlarımız vardır. Ancak, yurdumuzda kırsal yerleşmelerin ekonomik yaşamlarında meydana gelen köklü değişimler ve küresel ölçekli makro ekonomik değişimler yaylaların yüzyıllardır süregelen klasik amaçlı kullanımlarına yeni fonksiyonlar eklenmesine neden olmuştur.

Türkiye, turistik ürün yelpazesi son derece geniş bir ülkedir. Turizmin farklı mevsimlerde ve farklı beklentilerdeki kitlelere yönelik birçok şekline Türkiye’de tanık olunur. Kış turizmi de bunlardan birisidir. Kış turizmi Akdeniz havzası turizm ülkelerinin klasik turizm türleri olan kıyı, deniz turizmine alternatif değil, onu tamamlayan bir turizm şeklidir.

Türkiye turizm stratejisi planlarından birisi de ülkemizde bir kış turizmi koridoru oluşturulmasıdır.

Türkiye, klimatik ve topografik koşullarının kısa mesafelerde gösterdiği çeşitliliği, turizmde son derece renkli bir ürün olarak sunma olanağına sahiptir. Alp dağlarını Himalayalara ulaştıran Toros ve Kuzey Anadolu dağları, uzun yıllar bu turizm türü açısından potansiyel mekânlar olmaktan öteye geçememişti.

Palandöken kış turizm merkezi, veya kış sporları merkezi, Büyük Ejder, yani Karakaya Tepesi’nin kuzeydoğu eteklerinde, yaklaşık 2200 m. ila 3100 metreler arasındaki, eğimli aşıntı yüzeyleri üzerinde oluşturulmuştur. Ayrıca Konaklı bölgesinde de önemli bir kış turizm merkezi oluşturulmuştur.

İç Anadolu bölgesinin en yüksek volkanik kütlesi olan Erciyes, 3917 m. yükseklik gösterir. Kayseri il merkezi (1054 m) ile doruk noktası arasında, 2863 metrelik bir bağıl yükselti farkı vardır. Develi-Kayseri kentleri arasındaki depresyon (çöküntü) alanı içinde, yanardağ püskürmesi sonucu yığılan volkanik malzemenin oluşturduğu, sönmüş bir yanardağ olup, Kayseri kenti ve Kayseri Ovası’nın periferisinde, heybetli bir doğa harikası olarak yükselir.