Kültür

Kültür, insanların toplumsal ve tarihsel gelişim içinde oluşturdukları bütün özdeksel (maddi) ve tinsel (manevi) ögelerin toplamıdır. Teknik ilerlemenin, üretimin, eğitimin, bilimin, edebiyat ve güzel sanatların belli bir toplumsal gelişme aşamasındaki düzeyini gösterir. Bu nitelikleri ile kültür, halk yığınlarının faaliyetlerinin bir ürünüdür.

Materyalist kültür kavramı, toplumun gelişmesini yalnızca toplumsal sistemin, belirli bir doğal‐tarihsel gelişme sürecinin nesnel yasallıkları olmayıp aynı zamanda insanların doğayı özümlemeleri ve değişime uğratmalarının da bir sonucu olduğunu ileri sürer.

Siegelaup da Materyalist Yaklaşım’dan yola çıkarak kültürü, tarihsel olarak saptanmış bir grup ya da sınıfın kendi maddi ve sosyal varlığını yaratma, yeniden üretme ve geliştirmedeki kendine özgü yolu olarak tanımlar.

Malinowski, kültür kavramının içine dolaylı biçimde de olsa teknoloji kavramını dâhil eder. Malinovski kültürü, insanın doğayla ve çevreyle mücadele ettiği yöntemler ve bunu kullanarak oluşturduğu yaşam biçimi olarak tanımlar.

Çeşitli üretim araçları (saban, kağnı, av aletleri, fabrika makinaları vb.) müzik aletleri (piyano, bağlama, tambur, keman vb.), barınma ve giyim çeşitleri, bütün bunlar kültürün maddi ögelerini meydana getirir. İnanç, gelenek, töre, hukuk ve ahlak kuralları da kültürün maddi olmayan ögeleridir. Kültürün maddi ve maddi olmayan ögeleri arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Maddi ögeler maddi olmayanları, maddi olmayanlar da maddi ögeleri etkiler.

Evrensel Kültür‐Milli Kültür

Evrensel kültür, ulusal sınırları aşan insanlığın ortak kültürü olarak tanımlanabilir. evrensel kültür, ekonomik olarak gelişmiş, siyaseten dünya düzeyinde etkin, sanat ve kültür alanında parlak örnekler ortaya koyan ülkelerin başka ülkeler tarafından da kabul gören değerlerinden oluşur. Millî kültür bir ulusa ait olan ve ulus tarafından yaşatılan maddi ve manevi ögeleri kapsamakla birlikte millî kültürden kastedilen daha çok manevi ögelerdir.

Alt Kültür‐Karşıt Kültür

Aynı toplum içinde yer alan ayrı ayrı grupların kendilerine özgü değerlere sahip olmaları gerçeğini ifade etmek üzere “alt kültür” kavramı kullanılmaktadır. Bu gruplar, kendilerini toplumun çoğunluğundan ayıran bir değer sistemine sahiptir. Karşıt kültür ise bir grup insanın içinde yaşadıkları genel kültür sisteminin değerlerini inkâr etmesi ve başka birtakım değerleri benimsemesidir. Egemen kültür içinde erimiş olarak yaşayan toplumdaki üstün kültürün değer olduğunu kabul etmiş bulunan alt kültürlerin aksine karşıt kültürler, egemen kültüre bir isyan, başkaldırı ve tepki niteliğine bürünürler.

Kültürel Değişme

Bazı toplumlar diğerlerine göre daha geleneksel ve dışa kapalı olsa da değişim her toplum için geçerlidir. Değişme toplumun ve kültürün doğasında vardır. Kültürel değişmeyi sağlayan faktör eğer toplumun kendi içindeki potansiyelini değerlendirilerek harekete geçilmesi şeklinde gerçekleşiyorsa buna “keşif” denir. Eğer kültürel değişme, başka bir toplumdan gelen etkiden kaynaklanıyorsa buna da “yayılma” denir. Birincisinde kültürün zaten var olan bir veya birkaç ögenin değerlendirilerek yeni bir sentez olarak ortaya çıkması sonucu “yaratıcı” bir değişkenlikten, ikincisinde ise başka bir kültürden etkilenme yoluyla gerçekleşen taklidi değişimden bahsedilebilir.

Kültürel Gecikme/Kültürel Boşluk

Toplumlarda maddi kültür ögeleri daha hızlı değişirken, maddi olmayan kültür ögelerini oluşturan zihniyet, ahlak, hukuk, gelenek vb. unsurlar daha geç ve yavaş değişir. Hızlı maddi kültür değişimlerinde, maddi olmayan kültürde yaşanan uyumsuzluk/direnç ve tepkilere kültürel gecikme veya kültürel boşluk denir.

Kültür Şoku

Kültür şoku, ait olunan kültürden tamamen farklı kültürel kodlara sahip bir ortamda nasıl davranılacağının bilinmemesi ve yabancılaşma durumudur. Farklı ülkelere giden kişilerde yoğun olarak yaşanılan bir durumdur.

Kültürün Özellikleri

  • Kültür toplumsaldır.
  • Kültür hem öğrenilir hem öğretilir.
  • Kültür tarihseldir.
  • Kültür süreklidir.
  • Kültür görecelidir.

Kültürün İşlevleri

  • Kültür bireylerin sosyal davranışlarını sistematize eder.
  • Kültür toplumun değerlerini bir araya getirir ve yorumlar.
  • Kültür toplumsal dayanışma için bir temel oluşturur.
  • Kültür bir “alameti farika” olarak hizmet eder.
  • Kültür, toplumsal kişiliğin oluşmasında en başat faktördür.

Kültürün Ögeleri

Semboller: Sembolik anlamlar aynı toplum içinde de değişiklik gösterebilir.

Dil: Dil sadece iletişimin aracı değil, aynı zamanda bir neslin kültürünü bir sonraki nesle aktarma süreci anlamına gelen kültürel aktarımında temel aracıdır.

Değerler: Değerler, bir toplumun iyi‐kötü, güzel‐çirkin gibi değer yargılarında ulaşmak istedikleri ideal standartlardır.

Normlar: Normlar, bir toplumda bireylerin neleri yapıp neleri yapmamaları gerektiğini gösteren kurallardır. Ahlak, hukuk ve dinî kuralların hepsini normlar olarak adlandırabiliriz.

Gelenekler: Gelenekler bir toplumda geçmişten beri yapılagelen yerleşik eylem biçimleridir.

Tüketim Kültürü

Fizyolojik, biyolojik, sosyal ve kültürel pek çok bakımdan kendi kendine yeterli olamayan insanın oldukça çeşitli ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ihtiyaçların giderilmesi ile ilgili faaliyetlerin tamamı, tüketim olarak ifade edilebilir. Kapitalizmin gelişme seyri içerisinde, hayat standartlarının giderek yükselmesinin yanı sıra diğer gelişmelere de bağlı olarak tüketim, göstergelerin egemen olduğu, arzuya dayalı bir tüketme anlayışı şekline bürünmüştür. Tüketim kültürü, reklamlar aracılığıyla bireylere çeşitli vaatlerde bulunarak daha kısa aralıklarla daha çok tüketim faaliyetinde bulunmalarını önerir. Reklamlar sadece metalarla kimlik inşa etmede değil, manevi ögelere yer vererek istenilen toplum tipinin oluşturulmasında da kullanılan kuvvetlerden biri olmuştur. Tüketim, kendisine özgü sosyal davranış ve sosyal etkileşim biçimleri oluşturarak, bireylerin sahip olduğu kültürel sermayenin de bir göstergesi hâline gelmiştir.