Cumhuriyet Dönemi Türkiye’sinde Sosyal Tabakalar
Giriş
Batı sosyolojisinin geliştirdiği sosyolojik teori ve kavramlarla Türkiye'nin tabakalı/sınıflı yapısını açıklamak mümkün değildir.
Türkiye'nin II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki temel amacı "millî burjuva" sınıfı yaratmak oldu.
1923-1939 Dönemi
Cumhuriyet Türkiye'si Osmanlı'dan sosyoekonomik açıdan yoksul bir miras devraldı.
Cumhuriyet, ulusal bir kapitalist sistem ile birlikte sınıfsız bir toplum oluşturmayı amaçlıyordu.
Cumhuriyet ile birlikte; imparatorluktan millî devlete, ümmetten millete dönemine geçilmiştir.
Cumhuriyet, ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğunu oluşturan köylü kesimini milletin efendisi olarak ilan etmiştir.
Cumhuriyet kurulurken ekonomik politika olarak liberalizmi benimsendi. Serbest piyasa koşullarını uygulamaya koydu. Yabancıların elinde bulunan demir yolları ve limanlar millîleştirildi.
1930'a kadar uygulanan serbest piyasa ekonomisi halkın genel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalınca beklenilen başarıyı gösteremeyince devletçi ekonomi politikaları uygulamaya konulmuştur.
1930'lu yıllarda uygulanan devletçi ekonomi politikaları ile "millî burjuva yaratma" siyasetine devam edildi. Kamu yatırımları ile devlete iş yapan müteahhitlere sermaye birikimi olanakları sağlandı.
1939-1960 Dönemi
Türkiye, II. Dünya Savaşı'nın çıkması ile bu sefer savaş ekonomisi politikaları izlemeye başladı. Bu bağlamda piyasaları sıkı şekilde kontrol altına almaya çalıştı. Yeni vergiler uygulamaya koydu.
Türkiye, II. Dünya Savaşı koşullarında, aktif çalışma yaşında olan erkekleri askere çağırdı. Bu da tarımsal üretimi önemli ölçüde düşürdü. Yine savaş yıllarında devlet memurunu ve askerini aç bırakmamak için önlemler aldı.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra gelişen Türk-Amerikan ilişkileri çerçevesinde Türkiye'ye yardım yapıldı. Tarıma traktörün girmesi köyden kente göçü etkiledi.
1945'ten sonra demokrasiye geçilmesi ile toplumu oluşturan tüm sınıflar/tabakalar belirli özgürlükler elde ettiler.
1950'li yılların başlarında ekonomideki gelişmeler köylülerin, esnafın ve bazı sosyal grupların gelirlerinin artmasını sağladı.
1950'li yıllarda gerçekleştirilen yatırımlar ile ticaret burjuvazisi önemli gelişmeler gösterdi.
1950'li yılların ikinci yarısında enflasyonun artması ve ekonomik göstergelerin kötü gitmesi memurları olumsuz şekilde etkiledi.
1960-1980 Dönemi
Türkiye'de 1960'lı yıllara kadar ciddi anlamda bir işçi ve burjuvazi tabakasına/sınıfına sahip olunmadı.
Türkiye 1960'lara, hatta 1990'lara kadar köylü toplumu olma özelliğini korudu.
Türkiye'de bürokrasi ve memur kesimi her zaman toplum kesimlerince önemsenen bir tabaka oldu. Ancak DP iktidarı 1950'li yıllarda özellikle üst düzey bürokratlar ve üniversite ile bir çatışma içerisine girdi.
27 Mayıs 1960 Askerî Darbesi ve yine 1960'li yıllarda dünya konjonktüründeki değişmeler Türkiye'deki tüm sosyal sınıfları, kesimleri etkiledi.
Sanayi alanındaki gelişmeler, sendikaların bazı haklar elde etmesi ve benzeri nedenlerle 1960'lı yıllarda en hızlı gelişmeyi işçi kesimi gösterdi.
1960'lı yıllarda gelişme gösteren bir başka kesim de, sanayi burjuvazisi idi. Pek çok şirket 1960-1980 Dönemi'nde holdingleşti.
1960-1980 Dönemi'nde hızlı bir gecekondu gerçeği ile karşılaşan Türkiye, önemli işçi eylemlerine de sahne oldu.
Kentleşme ile birlikte sosyal tabakaların tüketim alışkanlıklarında değişmeler ortaya çıktı.
1980-2010 Dönemi
24 Ocak Kararları ile başlayan ve 12 Eylül rejimi ile devam eden 1980 yıllar, emek aleyhine, sermaye lehine işleyen gelişmelere tanıklık etti.
1980 sonrası ekonomideki liberal, 1990'lı yıllardaki küresel politikalar Türkiye'nin geleneksel yapısını hayli değiştirdi. Bu değişme sosyal/sınıfsal yapıya da yansıdı.
1960'li yıllarda laik sermaye gelişirken, 1990'lı yıllarda İslamcı sermayenin büyük bir gelişme gösterdiği görüldü.
Türkiye'nin toplumsal yapısı, sosyal tabaka/sınıfları bugün geçmişe oranla daha çok dünyadaki gelişmelerin etkisiyle şekillenmektedir.