Türkiye’den ve Dünyadan İyi Makro Sosyal Hizmet Uygulamaları
Sosyal hizmet disiplinin önemli bir boyutu, bir ihtiyaca ya da bir probleme yanıt niteliğindeki makro düzeyde müdahalelerden oluşmaktadır. Makro uygulama, çok sayıda yaklaşımın uygulanmasına dayalıdır ve meslekî değer ve etik çerçevesinde yürütülür.
Toplumla çalışma, ihtiyacı bulunan birey ve toplulukların toplum kaynaklarından faydalanmasına yardımcı olmaya yöneliktir ve baskıcı toplum yapısını olumlu yönde değiştirmek üzere sosyal hizmetin bilgi, değer ve beceri temelinden yararlanabilmeyi gerektirir.
Toplumla çalışma yöntemi, sosyal hizmetin temel değerlerinden olan sosyal refah amaçları doğrultusunda toplumda istenen değişimin oluşmasını amaçlar.
Kişiler, sorunlarının çözümü için toplumdaki diğer kişilerin yardımına ihtiyaç duyarlar. Toplumlarda kendi sorunlarının çözümü için giriştikleri çabalarda diğer kuruluşların ve uzmanların desteğine ihtiyaç duyarlar. Toplumla çalışma, yukarıda belirtilen amaçlarına ‘’ Toplum Örgütlenmesi’’ ve ‘’ Toplum Kalkınması’’ yöntemleriyle ulaşmaya çalışır.
Sosyal hizmetin görevi, birey ile toplum arasında, her ikisinin karşılıklı doyum gereksinmelerini karşılayan süreçleri uzlaştırmaktır.
Sosyal hizmet mesleğinde toplumla çalışmanın hedefleri; yaşam kalitesini geliştirmek, savunuculuk; sosyal ve ekonomik gelişim, hizmet ve program planlama, politik ve sosyal aksiyon, hizmet bütünleştirme ve sosyal adalettir.
Sosyal hizmet mesleğinde toplumla çalışma; grupların ve örgütlerin davranış düzenlerini ya da insanların toplum yapılarıyla ilişkilerini ve etkileşimlerini değiştirmeye yönelik becerileri gerektirmektedir.
Sosyal hizmet uzmanları, toplum kaynaklarının adil dağıtılmasını ve dolayısıyla sosyal adaleti sağlamak üzere pek çok alanda görev alırlar. Gerekirse doğrudan müracaatçılarla birlikte çalışırlar ve aynı zamanda topluluk kaynaklarını geliştirmek üzere harekete geçerler.
İyi bir sosyal hizmet uygulaması, öncelikle anlamayı gerektirir. Uygulamanın kavramsal çerçevesinin daha iyi anlaşılması için problem, nüfus ve alan boyutlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Toplum ortaklığı, kamu yararı için planlanan değişimi gerçekleştirebilmek adına vatandaşlar ve uygulayıcılar arasında kurulan ittifaktır.
Çoğu adölesan, güvenli biçimde yetişkinliğe geçiş yapar. İş gücüne katılır, yararlı ebeveyn olur ve toplum yaşantısına katılır. Zararlı çevresel etkenler ve riskli davranışlar sıklıkla travma, obezite, madde kullanımı, suçluluk ve akademik başarısızlıkla sonuçlanır ve sağlıklı bir yetişkinlik için ciddi sıkıntılar doğurur. Son derece kritik öneme sahip gençlik dönemine geçiş sürecinde, tek bir toplumsal kurumun genci desteklemek için yeterli olamayacağına dair son on yılda güçlü bir görüş birliği söz konusudur.
Sosyal hizmet uzmanları okul tabanlı hizmetler için toplum ortaklığında önemli bir liderlik rolü üstlenmektedir. Toplum ortaklığında altı eylem ilkesi bulunmaktadır. Bu ilkeleri; Toplum gündeminin oluşturulması, Toplum ortaklığı yapısı, Analiz, Toplum tasarrufu, Teknoloji, Güvenlik olarak sıralayabiliriz.
Toplum uygulamaları yaklaşımları genellikle, toplumda babalarla çalışmada destek grupları, ebeveyn eğitimi ve babaların dâhil olduğu faaliyetlerle yürütülmektedir. Genel olarak teröpatik ve güçlendirme temelli olmak üzere iki destek grubu vardır.
Nar Taneleri Projesi, Boyner Holding ve Grup Şirketlerinin 2008 yılında eğitim ve istihdamda kadın- erkek eşitliği, çocukların ve gençlerin eğitimi üzerine gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk çalışmalarını değerlendirmek üzere bir araya gelmeleri sonucu bir sosyal sorumluluk projesi olarak ortaya çıktı. Kamu&özel sektör& sivil toplum kuruluşları ile çalışma deneyimi olan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu gibi önemli bir çalışma ortağı, projenin yürütülmesi sorumluluğunu aldı. Türkiye Personel Yönetimi Derneği eğitim ve mentorluk alanlarındaki uzmanlığını projeye taşıdı. (Mülga) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, genç kadınlar ile iletişimi sağlayan, onların projeye katılmalarını teşvik eden, yurtlarda çalışan meslek elemanları aracılığı ile projenin yaygınlaşmasını destekleyen bir rol üstlendi. Türkiye İş Kurumu sunduğu hizmetleri genç kadınlarla paylaşarak projeye destek oldu.
Gönül Elçileri projesi (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından; toplumda gönüllülük kavramına yönelik farkındalığının geliştirilmesi, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak gönüllü sayısının artırılması, insan kaynağı ihtiyacının güçlendirilmesi ve gönüllü çalışmanın yaygınlaştırılması amacıyla başlatılmış ve halen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler BAkanlığınca yürütülen bir projedir.