Metnin Tasarlanması ve Sayfa Yapısı
Paragrafların ilk örnekleri Antik Yunan’da görülür.
16. yüzyılın başlarında “Pilcrow” (¶) kullanımından metin pasajına geçiş yapılır.
Tipo baskı ile birlikte paragraflara yeni bir satırla başlanır.
17. yüzyıldan itibaren paragraf başı girintisi ve paragraf sonunda satır boşluğu bırakmak standartlaşır.
19. yüzyılın başında daktilolarla birlikte paragraf ayrımları için çift satır boşluğu kullanılmaya başlanır.
Bir metnin ilk paragrafının ilk satırının sola hizalı olması gerekir.
Paragraf başı girintisi çoğunlukla yazının punto değeri (bir M kare) kadardır.
Paragraf başı girintisi olmaksızın satır sonu boşluğu ile paragraf ayrımında paragraf başını bir sonraki paragrafın ilk satırı belirler.
Satır arası boşluk olmaksızın ek boşluk ile paragraf ayrımı günümüzde nadiren tercih edilir.
Asılı girinti ile paragraf ayrımı yazı alanının daralmasına neden olur.
Satır arası boşluk ile paragraf ayrımı web alanında tercih edilir.
Sürekli girintili paragraflar uzun alıntıların metnin bütününden ayrılması için kullanılan bir yöntemdir.
Bir paragrafın son satırının çok kısa olması veya bu satırın tek bir sözcükten oluşması halinde, metin bloğunun bütünlüğünü bozan bu satır “dul” olarak adlandırılır.
“Yetimler” ise bir sütunun sonundaki paragrafın ilk satırında veya bir sonraki sütunun ilk satırında kalan metin parçalarıdır.
Hizalama, bir metnin okunaklılığı üzerinde etkilidir.
Satır uzunluğu, hizalama seçenekleri ve metnin okunaklılığı için önemlidir.
İdeal satır uzunluğu dildin dile farklılık gösterir.
Türkçede her bir satırın ortalama 65 karakterden oluşması gerekir.
Hizalama seçeneklerinin uygulanmadığı metinler “hizasız” olarak adlandırılırlar.
Sola hizalı metinlerde yazı metin alanının sol tarafında hizalalı iken satır sonları serbesttir.
Ortalı (simetrik) hizalama seçeneğinde metin alanının iki yanında eşit boşluklar bulunur. Satırların farklı uzunluklara sahip olmaları okumayı kolaylaştırır.
Sağa hizalı hizalama seçeneğinde metin solda serbest; sağda hizalıdır. Okunması güçtür.
Sağlı-sollu hizalama seçeneği kullanılarak metin alanına maksimum sayıda karakter sığdırmak mümkündür; süreli yayınlarda tercih edilir. Nehirlerden ve çok sayıda tireleme yapmaktan kaçınılmalıdır.
Yazı, metin alanının üst, alt veya düşey merkezinde hizalanabilir.
Düşey hizalı seçeneğinde satırlar tüm metin alanını kaplar.
“A”, “T”, “V”, “Y” gibi solda geniş espasa sahip karakterler satır başlarına geldiklerinde biraz daha sola çekilerek optik olarak hizalı görünmeleri sağlanır.
Noktalama işaretlerini metin alanının biraz dışında, “asılı” olarak yerleştirilmeleri optik hizalamayı sağlar.
Bir tire, sözcükleri bölmek ve birlikte yeni anlamlar oluşturacak sözcükleri birleştirmek amacıyla kullanılır.
Sağdan ve soldan hizalı metinlerde tireleme için de tire kullanılır.
Bir “m tire”, metal döküm majüskül “M” harfinin kapladığı kare alanın genişliğinden türemiş bir ölçü birimidir. Cümle içinde düşünce akışında bir değişimi—veya bir parantez cümleyi—göstermek için kullanılır.
Uzun tirenin öncesinde veya sonrasında boşluk bırakılmamalıdır.
Uzun tire ile çizgi oluşturulabilir.
Uzun tire bir paragrafın standart girintisini belirlemek için kullanılır.
Bir “N” tire, bir “M” tirenin yarısı kadardır; aralıkları, ilişkileri veya bağlantıları ifade etme amacıyla kullanılır.
Kompozisyon, okuyucunun bilgiyi anlaması için sayfadaki veya ekrandaki öğelerin düzenlenmesi yöntemidir.
“Altın oran”a göre küçük sayının büyük sayıya oranı ile büyük sayı ile her iki sayının toplamının oranı eşittir. Sayısal değeri “1 : 1,61803”(phi sayısı) olan altın oran, “a : b = B : ( a + b)” şeklinde formüle edilir.
Altın orana sahip bir dikdörtgenden bir kareyi çıkardığınızda ise geriye yine altın oranlara sahip bir dikdörtgen kalacaktır.
Altın orana sahip bir dikdörtgenden bir kareyi çıkardığınızda ise geriye yine altın oranlara sahip bir dikdörtgen kalacaktır.
Fibonacci Serilerinde önceki iki sayının toplamı bir sonraki sayıyı verir: 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21… Serideki ardışık sayıların toplamları sonsuza dek altın oran üretir.
Rasyonel dikdörtgenler karelere bölünebilen, aritmetik bir altyapıya sahiptirler. 1:2, 2:3 ve 3:4 oranlarının tümü rasyonel dikdörtgen oranlarıdır.
İrrasyonel dikdörtgenler sadece dikdörtgenlere bölünebilirler; geometrik altyapıya sahiptirler. Altın oranlı dikdörtgenler irrasyoneldir.
Folio” yarım sayfa, “quarto” çeyrek sayfa ve “octavo” sekiz sayfa anlamına gelir.
20. yüzyılın başında tüm basılı malzemelerin standart ölçülerini belirlemek amacıyla ISO sistemi önerilir.
A0 (841 x 1186 mm): Antetli kâğıt ve kitaplarda kulanılır. B0 (1000 x 1414 mm): Afiş ve billboardlarda kulanılır. C0 (917 x 1297 mm): Zarflarda kulanılır.
Basılı bir yayının formatı sayfanın oranlarını belirler.
Grid sayfaların iç bölümlemelerini belirler.
Sayfa tasarımı (layout) sayfaya yerleştirilen tüm öğelerin konumunu belirler.
Grid kullanımı tasarımın akıcı bir bütünlüğe sahip olmasını sağlar.
Temel grid sistemi, sayfa marjlarının genişliğine, baskı alanının oranlarına, sütun sayısı, uzunluğu, genişliği ve aralarındaki boşluğa karar verilmesine dayanır.
Karmaşık grid yapılarında, taban çizgisi gridi tüm öğelerin konumunu etkiler.
Simetrik bir sayfa yapısı tasarlarken sayfanın marjları eşit tutulur.
Sayfa marjları hesaplanırken ciltleme tekniği göz önünde bulundurulmalıdır.
Sayfa marjlarını belirlerken yaygın kullanılan bir yöntem her iki sayfanın köşegenlerinden yararlanmaktır.
Sayfa yapısını oluşturmakta kullanılan Van de Graaf Kanonu (Altın Kanon), sayfayı bölmeye yarayan geleneksel yöntemin yeniden kurgulamış halidir; “Gizli Kanon” olarak da bilinir.
Sayfa tasarımında kullanılan bir başka yöntem daha küçük dikdörtgenlere bölünebilen köklü dikdörtgenler kullanmaktır.