Ticaret Hukuku Ve Türk Ticaret Kanunu’nun Özellikleri - Ticari İşletme Kavramı - Ticari İşletmenin Devri - Ticari İşletme Rehni

Ticari İşletme Hukuku

Ticaret hukuku, esas itibarı ile “ticari işletme” olarak nitelendirilen işletmeleri; “tacir” olarak nitelendirilen kişileri, “tacir olmanın hükümlerini”; “ticari iş” kavramını, “ticari iş olmaya bağlanan sonuçları” konu alan, özel hukukun bir alt dalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda “merkez kavram” olarak “ticari işletme” esas alınmış, bu kapsamda öncelikle “ticari işletme” kavramı tanımlanmıştır (TTK m. 11, f. 1). Ticari işletme kavramı merkez kavram olarak belirlendikten sonra, ticaret hukuku açısından birçok kavram ve kurum, “ticari işletme” den yola çıkılarak açıklanmıştır.

Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Bir işletmenin ticari işletme veya esnaf işletmesi düzeyinde olup olmadığının belirlenmesi için m. 11, f. 2’de bir hüküm öngörülmüştür. Buna göre; ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenecektir. Henüz bir Cumhurbaşkanı Kararı çıkarılmamıştır. Ancak 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10 hükmüne göre "TTK' nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10 uyarınca, TTK m. 11/2'de öngörülen belirleme yapılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemeler uygulanır. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanınca yeni bir düzenleme ihdas edilene kadar, Bakanlar Kurulunca hazırlanmış olan 2007/12362 sayılı Kararın uygulanmasına devam edilecektir. Nitekim Bakanlar Kurulu’nun, Resmî Gazete’nin 21 Temmuz 2007 tarih ve 26589 sayılı nüshasında yayımlanan ve 2007/12362 sayılı Kararı’nda bu sınırlar gösterilmiştir.

Ticari İşletmenin Şube ve Merkezi

Her ticari işletmenin bir merkezinin bulunması kanuni bir gereklilik olarak öngörülmüştür. Ticari işletmenin açıldığı günden itibaren on beş gün içinde işletme merkezinin, bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmesi gerekir. Bir yerin ticari işletmenin merkezi olarak nitelendirilebilmesi için o yerin, işletmenin “idari”, “ticari” ve “hukuki” açıdan işlemlerinin toplandığı ve yürütüldüğü yer olması gerekir. Bir ticari işletmeye bağlı olup ister merkezinin bulunduğu sicil çevresi içerisinde isterse başka bir sicil çevresi içinde olsun, bağımsız sermayesi veya muhasebesi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kendi başına sınai veya ticari faaliyetin yürütüldüğü yerler ve satış mağazaları şubedir.

Ticari İşletme Devri

Kanun koyucu, tacirin ticari işletmesinin, tacirin diğer malvarlığından ayrı bir şekilde, aktif ve pasifleri ile bir bütün olarak devredilmesine olanak tanımıştır. Ticari işletmenin devri ile ilgili düzenleme hem 6102 sayılı TTK m. 11, f. 3’te hem de 6098 sayılı Borçlar Kanunu m. 202’de yer almaktadır.

Ticari İşletmenin Rehni

TİTRK‘ nın yürürlüğe girmesiyle birlikte ticari işletmenin bir veya birden fazla unsuru (TİTRK m. 5, f. 1’de sayılanlardan) rehin konusu yapılarak, söz konusu unsur ya da unsurların zilyetliğinin rehin alacaklısına geçirilmesine gerek olmaksızın rehin tesis edilebilmesine imkân tanınmıştır. Ancak TİTRK m. 5, f. 1’de sayılan varlıklardan biri veya birkaçı, borcun tamamına ek olarak beşte birini karşılamaya yetmiyorsa, ticari işletmenin tamamı üzerinde rehin tesis edilir.