Acil ve İlk Yardımla İlgili Tıbbi Terimler

Tıbbi ilk yardım sağlık personeli olsun olmasın tüm bireylerin bilmesi gereken hayat kurtarıcı müdahalelerdir. Acil müdahale ise sağlık personelleri tarafından yapılması gereken ve profesyonellik gerektiren uygulamalardır. Ancak bu iki uygulama birbiri ardına uygulamalar zincirinden oluştuğu için birlikte değerlendirilirler. İlk yardım hasta ya da yaralı kişiye, hastalanması veya yaralanmasından hemen sonra sağlık personeli gelinceye kadar hayatını kurtarmak için zamanında ve yerinde yapılan yardım olarak nitelendirilebilir. Ev kazaları, trafik kazaları, yaralanmalar, zehirlenmeler gibi ani durumlarda ilk yardım gerekebileceği gibi bazen kalp hastalıkları, diyabet, epilepsi gibi kronik hastalığı olan kişilerin hastalığına bağlı gelişecek acil durumlarda da (kalp krizi, ani hipoglisemi, nöbet geçirme gibi) ilk yardım uygulamalarına ihtiyaç duyulabilir. İlk yardımdan sonra sağlık kuruluşunda sağlık personelleri tarafından yapılan acil müdahaleler ise özel bir uzmanlık alanıdır. Hekimler için ilk olarak İngiltere’de acil tıp uzmanlık eğitimi tanımlanmıştır ve ülkemizde “Acil Tıp Uzmanlığı” 30 Nisan 1993 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanarak o dönemde “İlk ve Acil Yardım” adı ile Tıpta Uzmanlık Tüzüğü’ne eklenmiştir.

Günlük hayatta birçok durumda ilk yardım uygulamalarına ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu durumla ev ortamında başımıza gelen basit ev kazalarından doğal afetlere kadar değişkenlik gösterir. Trafik kazaları, boğulmalar, yüksekten düşmeler, zehirlenmeler, yanıklar, gibi farklı yaralanmalı birçok durumda ilk yardıma ihtiyaç duyulabilir. İlk yardımın ABC’si olarak bilinen kardiyopulmoner resüsitasyon (CPR) solunum ve kalp durmasında ilk 4-6 dakikada yapıldığında hayat kurtarıcıdır. Öncelikle kişinin bilincini kontrol edip bilinç yoksa ve nabız alınamıyorsa (yaşam belirtisi yoksa) kalp masajına başlamak, havayolunu açıp solumuyorsa yapay solunum vermek ve bu arada 112 acil ambulans sistemini harekete geçirmek önemlidir.

İlk yardım sonrası sağlık kuruluşuna sevk edilen hastaların teşhis, tedavi ve takibinin yanısıra doğrdan acil kliniğine gelen hastalatın tamamı acil tıp uzmanları tarafından yapılır. Acil Tıp, asıl görevi öngörülemeyen, beklenmedik bir hastalık veya ani yaralanmalarda hastayı ve durumunu değerlendirmek, gerekli müdahaleleri yapmak, uygun tedavi protokolünü başlatmak ve daha ileri sakatlık ve yaralanmadan korumak olan bir uzmanlık dalıdır. Herkesin beklenmedik bir zamanda acil tıbbi bakım ve müdahaleye ihtiyacı olabilir. Bu nedenle tüm sağlık hizmetlerinin arasında acil tıbbi uzmanları, 24 saat aralıksız sağlık hizmeti vermekle görevlidir. Acil tıp uzmanları, tıbbi acil bir durumdaki herhangi bir hastanın hızlı bir şekilde değerlendirilmesini ve uygun protokolle tedavisini sağlar. Acil tıp hizmeti, oldukça yoğun ve özelleşmiş bir tıp bilgisi gerektirdiğinden bu konuda eğitilmiş acil tıp uzmanı hekimler tarafından uygulanmalıdır. Acil tıp uygulaması dünyada ilk olarak 1968 yılında başlamıştır. 1972 yılında İngiltere’de uzmanlık dalı olarak kabul gören acil tıp, 1979 yılında da Amerika’da resmî uzmanlık dalı olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.

Türkiye’de ise acil tıp uzmanlığı 30 Nisan 1993 tarih ve 21567 sayılı resmî gazete yayımlanarak resmiyet kazanmıştır. İlk yıllarda eğitim süresi 3 yıl olarak belirlenmiş olsa da, 2002 yılında bu eğitim süresi 5 yıla çıkarılmıştır. Mevcut durumda acil tıp uzmanlık eğitimi 4 yıl olarak devam etmektedir.

Acil tıp uzmanları, gerek hastane içi gerekse hastane dışı tüm alanlarda hasta bakımında hem bizzat görev alır hem de diğer sağlık personelinin koordinasyonunu sağlar. Gelişmiş ve etkin tüm sağlık bakım sistemlerinin oluşturulmasında, uygulanmasında ve değerlendirilmesinde acil tıp uzmanlığı görev alır. Özellikle afet ve acil durumlardaki sağlık hizmetlerinin planlanması ve uygulanması acil tıp uzmanlığının görevlerindendir.