Viral İmmunoloji ve Viral Aşılar

Viral İmmunoloji

Bağışıklık sistemi tarafından vücuda giren viral etkenlerle çeşitli mekanizmalar kullanılarak mücadele edilmekte ve virus elimine edilmeye çalışılmaktadır. Viral etkenlere karşı bağışıklık sistemi tarafından verilen bu yanıt doğal bağışıklık ve kazanılmış bağışıklık olarak ikiye ayrılır.

Antijenler ve Antikorlar

Genel anlamıyla antijen, vücuda girişinin sonrasında bağışıklık sistemini uyaran ve kendisine özgü antikor üretimine sebep olan yabancı moleküller olarak tanımlanır. Viral antijenler, bağışıklık sisteminin bileşenleri tarafından tanınmasını sağlayan antijenik determinantlara sahiptir. Kompleks bir viral antijenin üzerinde bulunan en küçük ve en basit antijenik determinantlara epitop denir. Antikorlar, virusların vücuda girişleri sonrasında viral antijenlere spesifik olarak B lenfositlerden salgılanan maddelerdir. Antikorlar Fab bölgesinde bulunan paratop olarak isimlendirilen alanlar ile viral epitoplara bağlanırlar. Antikorlar, IgM, IgG, IgA, IgD ve IgE olmak üzere beş ana sınıfta incelenir. Viral enfeksiyonlarda B lenfositlerin aktive edilmesi ile sentezlenen ilk antikor sınıfı IgM’lerdir. Viral enfeksiyonların süresi ilerledikçe IgM’lerin yerini IgG’ler almaya başlar.

Primer ve Sekonder Lenfoid Organlar

Primer lenfoid organlar timus, kemik iliği ve kanatlılarda Burca fabricius’tur. Olgunlaşmasını tamamlamış B ve T lenfositler primer lenfoid organlardan ayrılarak kan yoluyla sekonder leonfoid organ olarak adlandırılan dalak, lenf nodülleri ve mukoza ilişkili lenfoid dokulara göç ederler.

İmmun Sistem Hücreleri

İnsan ve hayvanlar, vücuda giren viral antijenlerin eliminasyonunda spesifik veya spesifik olmayan yollarla mücadele etmelerini sağlayan hücresel ve humoral savunmada görevli immun sistem hücrelerine sahiptir.

B Lenfositler

Aktive olmuş B lenfosit viral antijen üzerinde bulunan her bir epitopa spesifik bağlanma yeteneğinde antikorları sentezler.

T Lenfositler

Viral enfeksiyonlarda T lenfositler hücresel immun yanıtta görev almakla birlikte immun yanıtın regülasyonunda da önemli rolleri vardır.

Doğal Katil Hücreler

Viral enfeksiyonların başında gelişen hücresel doğal immun yanıtın önemli parçalarından biri de doğal katil hücreleridir.

Myeloid Hücreler

Bu hücreler enfekte hücrelerin fagositik aktivite ile yıkımlanmasından sorumludurlar.

Komplement Sistemi

Komplement sistemi, proteinleri parçalayan enzimler, regülatör proteinler ile bunların yan ürünlerinden oluşan ve doğal humaral immun yanıtın önemli bir parçasıdır.

Sitokinler

Çözülebilir aracı maddeler olan sitokinler, immun sistem hücreleri arasında iletişimde önemli rol oynarlar.

Humoral ve Hücresel Bağışıklık

Kazanılmış bağışıklığın önemli iki bileşeni olan humoral ve hücresel bağışıklıkta antijene spesifik immun yanıt şekillenir. Humoral bağışıklık B lenfositlerden salgılanan antikorlar ile meydana getirilirken hücresel bağışıklık ise T lenfositler tarafından oluşturulur.

Mukozal Bağışıklık

Mukozal bağışıklıkta sitotoksik T lenfositlerin, makrofajların ve viral antijene spesifik antikorlar gibi birçok immun sistem bileşeni görev almaktadır. Ayrıca mukozal bağışıklıkta etkin olan antikor tipi IgA’lardır.

Aktif ve Pasif Bağışıklık

Aktif bağışıklık, doğal bağışıklık mekanizmalarını geçen viruslar tarafından meydana getirilen enfeksiyonlar sonrasında oluşabileceği gibi insan ve hayvanları viral enfeksiyonlara karşı korumak amacıyla yapılan aşı uygulamaları sonucunda da oluşabilir. Pasif bağışıklık hiperimmun serum uygulamaları veya maternal antikorlarla meydana gelebilir.

Viral Aşılar

Genel anlamıyla aşı denildiğinde aklımıza, verildikleri canlıların bağışıklık sistemleri tarafından antijen olarak kabul edilen ve bu antijenlere karşı yapay aktif bağışıklığın oluşması ile canlıları enfeksiyona karşı koruyan maddeler gelmektedir.

Konvansiyonel Aşılar

Canlı Aşılar

Canlı aşılar, virulent bir virusun enfeksiyon yapma kabiliyetinin çeşitli yollarla ortadan kaldırılması veya virulent bir virusun avirulent bir suşu kullanılarak yapılan aşılardır. Bu aşılar aktif aşı veya attenueye canlı aşı olarak da isimlendirilir.Canlı aşı uygulamalarının en önemli avantaji tek doz ile yüksek immun yanıt oluşturmasıdır. Genel olarak canlı aşılarda tekrarlı uygulamalara gerek yoktur.

İnaktif Aşılar

İnaktif virus aşıları, virulent bir virusun antijenik determinatlarına zarar vermeden inaktif hale getirilmesi ile elde edilen aşılardır.

Biyoteknolojik Aşılar

Mutant Aşılar

Mutant aşılar, virusların genetik materyallerinde patojeniteden sorumlu ancak virusların çoğalmalarını engellemeyecek gen bölgelerinin çıkartılarak meydana getirilen mutant suşlar kullanılarak üretilen aşılardır.

Marker Aşılar

Marker aşılar, virusun antijenik determinatları arasında bulunan ama yokluğu durumunda uygulanan hayvanda koruyucu düzeyde immun yanıtın gelişmesine engel olmayan antijenik determinantın çıkarılarak üretilen aşılardır.

Rekombinant Virus Aşıları

Rekombinant DNA teknolojisi kullanılarak virus genomuna başka bir virusun bir veya birden fazla antijenik bölgesini kodlayan gen kısımları eklenerek elde edilen canlı aşılardır.

Subunit Aşılar

Bir virusun bir veya birden fazla antijenik yapısını kodlayan gen bölgelerinin tanımlanmasını takiben bu kısımların viral gen üzerinden çıkarılarak plazmide aktarılması ve sonrasında çeşitli ekspresyon yöntemleri kullanılarak elde edilen ürünleri içeren aşılara subunit aşılar denilmektedir.

Sentetik Peptid Aşıları

Gelişen teknolojiye bağlı olarak viral proteinler üzerinde bulunan kritik epitopları bulma ve tanımlama imkanları da artmaktadır. Yapıları bilinen bu kritik epitopların in vitro ortamlarda sentezlenerek elde edilen aşılara sentetik peptid aşıları denir.

Anti-İdiotip Antikor Aşıları

Viral enfeksiyonlar sonrasında oluşan spesifik antikorların değişken bölgelerinde bulunan kısımlar ile antijenik epitop bölgelerinin birbirine olan benzerliğinden yola çıkılarak hazırlanan aşılardır.

Aşı Komplikasyonları

Aşı uygulamaları sonrasında koruyucu düzeyde immun yanıtın oluşmaması, aşı uygulanan hayvanda aşıya bağlı alerjik reaksiyonların şekillenmesi ve aşı uygulaması sonrasında hastalık oluşumu gibi istenmeyen durumlar karşımıza çıkabilmektedir.