Tasarımın Yapısal Özellikleri VIII: Organik ve İnorganik Biçim

Organik olan; insan eli değmemiş, kurgusal bir sürece uğramamış ve doğada kendiliğinden var olan her türlü nesnenin görünüm, biçim ve doku özelliğini teşkil etmektedir.

İnorganik yapı ise doğrudan yapay olanı, organikten hareketle insanın tasarladığı kurgusal olanı karşılamaktadır.

Organik ve İnorganik Biçimin Yaşamdaki Etkinliği

En genel ifadeyle organik ve inorganik; doğal olan ve doğal olmayana karşılık gelebilir.

Organik biçimler, doğada kendiliğinden var olan, hiçbir şekilde kurgu taşımayan biçimlerdir.

Organik doğanın ta kendisi ve üretilmemiş olandır.

İnorganik, doğal yollarla elde edilmeyendir.

Organik olan doğada kendiliğinden olan her şeye karşılık gelirken, inorganik olan ise; doğadan hareketle kurgulanan insana ait biçimlerdir.

Tasarımda Organik ve İnorganik Biçim

Organik ve inorganik kavramı; tasarımda, doğal ve yapay olana denk gelir.

Organik ve inorganik tasarımda; organik olan dünyada yer alan canlı ve cansız varlıkların içgüdüsel olarak var ettiği tasarımlar iken, inorganik tasarımlar; insanoğlunun doğal dünyayı okuması, algılaması ve içselleştirmesiyle toplumsal süreç içerisinde, yine doğal olandan hareketle kendi eliyle oluşturduğu (kurgu kattığı) inorganik tasarımlara denk gelmektedir.

Tasarımda organik ve inorganik biçimler üretmek, tasarımcının ulaşmak istediği amaçla doğrudan ilişkilidir.

Tasarımda organik ve inorganik biçimler yaratmak, bir bakıma yapısalcı ve yapıbozumcu tavır anlamına gelmektedir.

Organik biçimler doğal görünümlü, akıcı ve kıvrımlı bir görünüme sahiptir. Düzensiz ve asimetrik özelliktedirler.

İnorganik biçimler ise; dikdörtgen, kare ve üçgen gibi keskin ve belirli kenarlara sahip geometrik biçimlerdir.

Organik ve inorganik; temel bir düşünme yöntemi olarak, her tasarım sürecinde değerlendirilen kavramlardır.

Tasarımda doğası gereği imgelere kimlik kazandıran organik ve inorganik biçim, içerikle tutarlı bir ilişki kurmalıdır.

Organik veya inorganik biçim, tasarımda yer verilen görsel öğelerin biçim dilidir.

Her tasarım sürecinde, yöntem olarak organik veya inorganik biçim anlayışı söz konusudur.

Tasarım düşüncesi, daima organik veya inorganik biçime ihtiyaç duymaktadır.

Tasarımda organik biçim, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi kapsayan bir etkide yaratıcı sürece dahil edilebilir.

Tasarım Yüzeyine Yansıyan Organik ve İnorganik Doku

Tasarımcı hayal dünyasını tasarıma yansıtırken, yüzeye uyguladığı organik veya inorganik dokunun sertliği, yumuşaklığı, pürüzlü ya da pürüzsüz olduğuna da dikkat etmelidir.

Bir tasarımda organik dokuya bağlı olarak başarılı bir görsel dil oluşturmak, tasarımcının hayal dünyasında biçimlenir.

İçerik ve biçim arasındaki uyumlu birlikteliğe dikkat ederek görsel öğeleri organik ve inorganik doku açısından doğru temeller üzerinde inşâ etmek, ancak tasarımın iyi bir yaratıcı fikre dayanmasıyla mümkündür.

Tasarımda Kullanılabilen Organik ve İnorganik Yöntemler

Organik ve inorganik biçim, tasarımcının, tasarım hedefi doğrultusunda, kendi bilinci ve elinde şekillenen özgün yaratım fikriyle doğrudan bağ kurmaktadır.

Tasarımda yer verilecek görsel öğeler açısından asıl olan şey, tasarımcının belirleyeceği organik veya inorganik biçim dilidir.

Organik biçim, doğal olana vurgu yapmalıdır.

Organik bir tasarım; hedef kitle ve müşterinin isteği doğrultusunda anlam barındırmalıdır.

Organik tasarımlar, genel olarak doğallığa göndermede bulunan bir amaç taşımalıdır.

İnorganik tasarımlar doğal olmayana/yapay olana vurgu yapmalıdır.

Tasarımcı tasarımında inorganik biçimlere yer vermek istiyorsa; inorganik olgularla hareket etmek zorundadır.

İnorganik tasarımlarda esas olan; tasarımcının kendi özgün dilini kullanmasıdır.

Organik ve İnorganik Yapının Renk ve Boya İlişkisi

Doğal bitkilerden üretilen kök boya organik bir yapı içerir.

Sentetik yollarla üretilen bir boya inorganik bir yapıdadır.

İster bir duvar isterse tuvalde kullanılan boya, rengini her biri kendine özgü özelliklere sahip olan toz pigmentlerden alır.

Sanatçılar zaman içerisinde edindiği deneyimle pigmentlerin kendine özgü yapısını fark ederek, güçlü ve zayıf yanlarına aşina olarak teknik ve estetik becerileriyle pigmenti nerede ve nasıl kullanacağını deneyimlerler.