Sigortacılık Sözleşme Hukuku
Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.
Aksine hüküm yoksa sigortanın Türkiye’de faaliyet gösterme ruhsatı alan bir sigorta şirketlerine yaptırılması zorunludur.
Sigorta sözleşmelerine ilişkin hükümler genel olarak TTK'nin altıncı kitabında ve Sigortacılık kanununda düzenlenmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı sigortalıları korumak amacıyla her sigorta dalına ilişkin uyulması zorunlu şartları belirten "Sigorta Genel Şartları"nı düzenleyerek yayımlamaktadır. Taraflar genel şartlara aykırı sözleşme düzenleyemezler. Paket poliçelerde birden fazla Genel Şart hükmü yer alabilir.
Sigortacılık iki taraf içinde iyi niyet prensibine dayanır.
TTK’de sigorta sözleşmeleri esas olarak zarar sigortaları ve can sigortaları olarak düzenlenmiştir. Zarar sigortaları malla ilgili değer sigortaları, can sigortaları ise insan bedeniyle ilgili olan sigortalardır. Zarar sigortalarının, mal ve sorumluluk sigortası olarak ikiye ayrılır. Mal sigortaları, rizikonun gerçekleşmesinde menfaati bulunanların, bu menfaati korumak üzere malı belirli rizikolara karşı koruma altına alan sigortalardır. Yangın, kasko, deprem, nakliyat sigortası vb. sigorta çeşitleri bu sigortalara örnek gösterilebilir. Sorumluluk sigortaları ise, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat ödemeyi öngören sigortalardır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortaları, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortaları, Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası, Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası bu sigortalara örnek gösterilebilir.
TTK hükümleri, genellikle sigorta ettiren ile sigortacı arasındaki sigorta ilişkileri düzenlemekte ise de, bir maddesinde; reasüransa (tekrar sigorta) ilişkin hüküm getirilmiştir. Buna göre; “reasürans anlaşması; sigortacının, sigorta ettiği menfaati, tekrar sigorta ettirmesi” olarak tanımlanmıştır. Reasürans anlaşmaları sigorta şirketleri arasında olan bir anlaşmadır, sigorta sözleşmesindeki bir anlaşmazlık nedeniyle sigortalının direkt reasüröre başvurma hakkı bulunmaz.
Sigorta sözleşmeleri düzenlenme aşamasında, yürürlük aşamasında ve rizikonun gerçekleşme aşamalarında sigortacıya ve sigortalıya yükümlülükler yüklemektedir.
Sigorta ettirenine esas olarak beyan yükümlülüğü, prim ödeme yükümlülüğü, Bilgi Verme ve Araştırma Yapılmasına Müsaade Etme Yükümlülüğü ve Zararı Önleme, Azaltma ve Sigortacının Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğü olmak üzere dört yükümlülük yüklenmiştir.
Sigortacıya ise temel olarak Rizikoyu Taşıma Yükümlülüğü, Bilgilendirme (Aydınlatma) Yükümlülüğü, Sigorta Poliçesi Verme Yükümlülüğü ve Giderleri ve Tazminat Ödeme Borcu yükümlülüğü getirilmiştir.
Sözleşme yapılmış olsa ve poliçe teslim edilmiş olsa da poliçe priminin tümü veya peşinatı ödenmezse teminat başlamaz.
Rizikonun meydana geldiğini sigortacı zaman kaybetmeden sigortacıya bildirmelidir. Tazminat, sigortacının incelemeyi tamamlaması ile ve her halükarda ihbardan itibaren zarar sigortalarında 45 günde, hayat sigortalarında 15 günde muaccel olur.
Uyuşmazlık durumunda sigortalılar mahkemeye başvurabilecekleri gibi, sigorta sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş olan Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvurabilirler