Sigorta ve Risk

Giriş

Parasal kayıp doğuran bir olayın belirsizliğine veya gerçekleşme si ihtimali olan nedene, duruma risk denilmektedir. Sigortacılık literatüründe risk yerine genellikle riziko kelimesi kullanılmakta olup, ortaya çıkması muhtemel tehlike veya zarar verici olayların gerçekleşmesi ihtimaline riziko denilmektedir.

Risklerin en önemli tarafı belirsiz düzeyde zarar yaratma potansiyelidir. Karşılaşılan riskten kaynaklanacak muhtemel zararların azaltılması, elimine edilmesi veya minimize edilmesi için uygulanan bilimsel yaklaşımların tümüne risk yönetimi denilmektedir. Risk yönetim sürecinde en önemli öğelerden birisi ise sigorta mekanizmasıdır.

Riskin Kavramsal Çerçevesi

Sigorta literatüründe risk yerine genellikle riziko kelimesi kullanılmakta olup, ortaya çıkması muhtemel tehlike veya zarar verici olayların gerçekleşmesi ihtimaline riziko denilmektedir. Sigortanın en önemli işlevi ise ekonomik güvenliğin devam ettirilmesi işlemi olup, riskin doğuracağı ekonomik kaybın geri yerine konulması yoluyla ekonomik güvenlik sürekli hâle getirilmektedir.

Sigortacılıkta, statik ve dinamik, temel ve özel riskler ile saf ve spekülatif risklerin anlaşılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Belirsizlikten kaynaklanan zararlar saf risk olarak tanımlanırken, sonucunda kayıp veya kazancın olacağı belirsizlik durumlarına ise spekülatif risk denilmektedir. Spekülatif riskler, sigorta konusu edilemeyen risklerdir. Bu iki gruba girmeyen riskler ise karışık risk olarak adlandırılmaktadır.

Karşılaşılan riskten kaynaklanacak problemlerin muhtemel zararların azaltılması, elimine edilmesi veya minimize edilmesi için uygulanan bilimsel yaklaşımların tümüne risk yönetimi denilmektedir.

Risk Yönetimi

Etkin bir risk yönetim çerçevesi, riskin tanınması, sayısallaştırılması, yönetilmesi ve risklerin etkin izlenmesini kapsayacak şekilde dizayn edilmelidir. Dolayısıyla risk türünün belirlenmesi, riski doğuran olayların tespiti, ölçülmesi ve bunlara yönelik özel tedbirler büyük önem taşımaktadır.

Risk ölçütlerinin günümüzdeki önemi, sermaye ölçüm yöntemlerinde toplam riski tek sayıya indirgeyen bir ölçüt niteliği olup, Solvency II ve Basel II risk ölçümlerinde kullanılmaktadır. Riske karşı tutum, risk yönetim sürecini etkilerken; kuruluşun riske karşı tutumuna risk kültürü denilmektedir.

Riskler ve Ölçümü

Risk yönetim modelleri, risk ölçümü yanında bu riskler için ihtiyaç duyulan ekonomik sermaye tutarını kolaylıkla hesapladığından ve risklerle ihtimalleri sayısal sonuçlara indirgediğinden, yöneticiler tarafından tercih edilmekte ve kullanılmaktadır. Risk yönetimi kapsamında ele alınan riskin; belirsizliğin ortaya çıkardığı zarar, riske maruz bir tutar, gerçekleşen finansal sonuç (zarar), subjektif nitelikli değerlendirme (iyi risk, kötü risk gibi) şeklinde dört temel kavramla şekillendiği kabul edilmektedir.

Sigorta ve Risk Yönetimi

Risklerin zarar doğurucu etkisi, birey ve kurumların ekonomik güvenliğini tehlikeye düşürebilmektedir. Sigorta mekanizması aslında aynı riske maruz olanların, risk yönetimi amacıyla bir araya gelmesi ve dayanışma içinde risk yönetimini (transferini) gerçekleştirme işlemidir. Sigorta satın almakla poliçe sahibi, kendini risklere karşı korumakta, riskini sigorta şirketine transfer etmekte ve risk yönetim işlemi gerçekleştirmektedir.

Sigorta ancak gerçekleşmemiş riskler için ve ileriye dönük tehlikeler için yapılmaktadır. Sigorta ettiren tehlikenin gerçekleştiğini bildiği halde sigorta yaptırmışsa, sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Sigortacı buna rağmen prime hak kazanır. Sigortacı, sigortanın gerçekleşmeyeceğini bilerek sigorta yapmışsa, sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Sigortacı bir tehlike taşımadığından prime de hak kazanmaz. Hasarın gerçekleştiği her iki tarafça bilinmekte ise sözleşme hükümsüz olup prim borcu da yoktur. Sigorta, rizikoya maruz kalan sigorta konusunun rizikonun gerçekleşmesinden önceki haline getirilmesini sağlamaktadır.

Sigortacının aldığı prim; riziko primi, acente komisyonu, genel giderler ve kâr payı gibi kısımlara ayrılabilir. Bu hesapla şirket aktüerleri tarafından, riskin yapısından kaynaklanan ve beklenen hasar düzeyine göre belirlenen riziko priminin üstüne yapılan eklemelerle bulunur.

Herhangi bir mâl veya hukuki bir sorumluluk doğurabilecek bir olay, sigortanın konusunu oluşturabilir. Sigorta ancak gerçekleşmemiş riskler için ve ileriye dönük tehlikeler için yapılmaktadır. Sigorta ettiren tehlikenin gerçekleştiğini bildiği hâlde sigorta yaptırmışsa, sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Sigortacı buna rağmen prime hak kazanır. Sigortacı, sigortanın gerçekleşmeyeceğini bilerek sigorta yapmışsa, sigorta sözleşmesi hükümsüzdür. Sigortacı bir tehlike taşımadığından prime de hak kazanmaz. Hasarın gerçekleştiği her iki tarafça bilinmekte ise sözleşme hükümsüz olup prim borcu da yoktur. Sigorta, rizikoya maruz kalan sigorta konusunun rizikonun gerçekleşmesinden önceki hâline getirilmesini sağlamaktadır.

Sigortanın İşlevleri

Sigortanın en önemli işlevi, kişiler ve kurumlar için ekonomik güvenliğin sağlanmasıdır. Bu şekilde kişiler ve kurumlar, servetlerini ve gelir akımlarında risklerden dolayı meydana gelecek azalmayı telafi edecek imkâna kavuşmuş olmaktadırlar. Sigorta sektörünün ülkede yatırımlara yöneltilebilecek fonların oluşmasına, sermaye birikimine, sermaye ve para piyasalarına da katkısı bulunmaktadır.

Sigorta konusu herhangi bir menfaat olurken, düzenleme hukuku sigorta konularını belirli başlıklar altında toplamaktadır. Sigorta sözleşmesinin ana muhtevası genel şartlara aykırı olamaz, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir.

Sigorta Konuları

Sigorta konusu herhangi bir menfaat olurken, düzenleme hukuku sigorta konularını belirli başlıklar altında toplamaktadır.

Sigorta konularını çeşitli şekilde sınıflandırmak mümkündür. Bu konuda kullanılan bir sınıflandırma, ihtiyacın karşılanması kıstası açısından bedel (meblağ) sigortası ve tazminat sigortası şeklinde iki temel grupta toplanmaktadır.