Üreme Sağlığı
Üreme sağlığı “üreme sistemi, onun fonksiyonları ve işleyişine ilişkin bütün alanlarda sadece hastalığın olmaması değil, zihinsel ve sosyal yönden bütünüyle iyi olma durumudur.” şeklinde tanımlanmaktadır. Üreme Sağlığı aynı zamanda, bireylerin tatmin edici ve güvenli bir cinsel yaşamlarının olması, üreme yeteneğine sahip olmaları, üreme yeteneklerini kullanmada karar verme özgürlüğüne sahip olmaları demektir. Bu tanımın ifade ettiği gibi, üreme sağlığı her yaşı ve herkesi ilgilendirmektedir. Kadın ve erkek herkesin tüm yaşamlarında, normal büyüme ve gelişme sürecinden kaynaklanan üreme ve cinsel sağlık ihtiyaçları vardır. Bu yaklaşımda, doğumdan ölüme kadar kadın ve erkeğin yaşamının bir bütün olarak ele alınması gerektiği; yaşama sağlıklı başlamanın ilk adım olduğu, bireyin sağlık gelişiminin birçok faktörün kümülatif etkisiyle oluştuğu vurgulanmaktadır.
Cinsellik ve üreme ile ilgili haklar devlet ile halk arasında ilişkileri belirleyen uluslararası insan hakları yasalarına dayandığı için yasal bir nitelik taşımaktadır. Bu haklar yaşama hakkı, özgürlük hakkı, eşitlik hakkı, mahremiyet hakkı, düşünce özgürlüğü hakkı, bilgilenme ve eğitim hakkı, evlenme ve aile kurma konularında seçim yapma hakkı, çocuk sahibi olup olmamaya karar verme hakkı, sağlık bakımı alma ve sağlığın korunması hakkı, bilimsel gelişmelerden yararlanma hakkı, toplanma özgürlüğü ve siyasete katılma hakkı ve işkence ve kötü muameleden özgür olma hakkıdır.
Ana sağlığı; doğurganlık çağı da denen 15-49 yaş grubundaki kadınların bedensel, ruhsal ve sosyal yönden iyi durumda olmasıdır. Annenin sağlığı hem kendisi hem de içinde bulunduğu aile ve toplum için büyük önem taşır. Çünkü toplumun temeli aile, ailenin temeli de annedir.
Ana sağlığını etkileyen faktörler arasında çevresel faktörler ve anneye ait faktörler vardır.
Başlıca ana sağlığı göstergeleri; ana ölüm hızı, perinatal ölüm hızı, kaba doğum hızı, doğurganlık hızları, toplam düşük hızı, isteyerek düşük oranı, kontraseptif yöntem uygulamaları, doğum öncesi bakım alan gebe oranı, hastanede ve sağlık personeli yardımıyla yapılan doğumların oranı, doğum sonu bakım alanların oranı ve obstetrik komplikasyonların görülme oranı sayılabilir.
- Toplumsal cinsiyet sosyal yönden kadın ve erkeğe verilen roller, sorumluluklar olarak tanımlanır.
- Toplumun ve özellikle kadınların eğitilmesi, bilgilendirilmesi cinsiyet ayrımını ortadan kaldırmadaki en önemli anahtardır.
- Kadının tüm yaşamı boyunca toplumsal cinsiyet rolünden kaynaklanan sağlık problemleri olabilir.
- Gelişmekte olan ülkelerde güvenli annelik programının yürütülmesine gereksinim vardır.
- Anne ölümlerinin başlıca nedenleri arasında kanama, enfeksiyon, toksemi ve sağlıklı olmayan koşullarda gerçekleşen düşükler sayılabilir.
- Güvenli annelik programı kapsamında doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası dönemde anne ve bebeğe bakım hizmeti verilmelidir.
- Aile planlaması, ailelerin istedikleri sayıda, istedikleri zamanda ve sağlıklı aralıklarla, bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları ve çocuğu olmayan çiftlere ihtiyacı olan hizmetin sunulması demektir.
- Aile planlaması çalışmalarının temel amacı ailenin sağlığını korumak ve onların mutlu yaşamalarını sağlamaktır.