Kredinin İzlenmesi-Muhasebesi-Tasfiyesi
Kredilerin İzlenmesi
Bankacılık Kanunu’na göre bankalar, kredileri nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı tarafın malî gücünü düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli bilgi ve belgeleri temin etmek ve bunlara ilişkin esasları belirlemek zorundadır.
Kredi müşterileri bu çerçevede konsolide ve konsolide olmayan bazda istenilen bilgi ve belgeleri bankalara vermekle yükümlüdür.
Bankaların etkin ve güvenilir kredi izlemeleri kredi yönetimlerinin etkinliğine bağlıdır. Kredi yönetimi, kredi onayından sonra kredi işleminin sürdürülmesi kapsamında yapılan faaliyetleri içerir.
Kredi izleme sürecinde kredi dosyasında bulunan bilgiler düzenli olarak güncellenir. Kredi dosyalarının yılda asgari bir defa içerdiği bilgilerin uygunluğu ve yeterliliği bakımından kontrolü yapılır.
Kredi dosyasında yapılan incelemeler ve güncellemeler kapsamında; Kredi tutarındaki değişimler, teminatların değerindeki değişimler, finansal bilgilerdeki değişiklikler, müşteri ile yapılan görüşmelere ilişkin notlar, müşteri ile yapılan yazışmalar incelenir ve değerlendirilir.
Kredi izlemeleri sürecinde temerrüde düşüleceğine veya sözleşmeye aykırılığın oluşacağına dair erken uyarıların tespit edilmesi hâlinde kredi müşterisinin geri ödeme kapasitesi ve kredi değerliliği yeniden incelenir.
Kredilerin Tasnif Edildiği Gruplar
Bankalar kredileri ve diğer alacaklarını, tahsil kabiliyetine ve borçluların kredi değerliliğine göre, 5 grup halinde sınıflandırmak, servis kayıtlarına almak, gruplandırmak, izlemek ve değerlendirmek zorundadır: Birinci Grup - Standart Nitelikli Krediler ve Diğer Alacaklar; İkinci Grup - Yakın İzlemedeki Krediler ve Diğer Alacaklar; Üçüncü Grup - Tahsil İmkânı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar; Dördüncü Grup - Tahsili Şüpheli Krediler ve Diğer Alacaklar; Beşinci Grup - Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer Alacaklar.
Kredilerin Muhasebeleştirilmesi
Bankalar sınıflandırdıkları, "Tahsil İmkânı Sınırlı Krediler ve Diğer Alacaklar" ile "Tahsili Şüpheli Krediler"i, "Tasfiye Olunacak Alacaklar Hesabı"na; "Tahsili Şüpheli Diğer Alacaklar"ı, "Tahsili Şüpheli Ücret, Komisyon ve Diğer Alacaklar Hesabı"na; "Zarar Niteliğindeki
Krediler ve Diğer Alacaklar"ı, "Zarar Niteliğindeki Krediler ve Diğer
Alacaklar Hesabı"na aktarmak zorundadır.
Üçüncü, Dördüncü ve Beşinci Gruplarda sınıflandırılan tüm alacaklar, tahakkuk ettirilen faizlerin ve borçlu üzerindeki faiz benzeri yüklerin ana paraya ilave edilip edilmediğine veya yeniden finanse edilip edilmediğine bakılmaksızın “donuk alacak” olarak kabul edilir.
Karşılıklar ve Teminatlar
Bankacılık Kanunu’na göre bankalar, krediler ve diğer alacaklarla ilgili olarak, doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanması ve bunlar dışında kalan varlıkların değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve
sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesine ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorundadır.
Karşılıklar
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu karşılıkları genel karşılıklar ve özel karşılıklar olmak üzere iki grupta tasniflemiştir.
Teminatlar
Bankaların kredilerine ve diğer alacaklarına ilişkin teminatları birinci grup teminatlar, ikinci grup teminatlar, üçüncü grup teminatlar ve dördüncü grup teminatlar olmak üzere dört grupta toplamıştır. Bankalar, kredilerine ve diğer alacaklarına ilişkin teminatları teminat grupları itibariyle sınıflandırarak takip etmek zorundadır.
Kredinin Tasfiyesi
Kredilerin Tasfiye Nedenleri
Bankalar çeşitli nedenlerle müşterilerine tahsis ettikleri kredi limitlerini ve kredileri tasfiye etme kararı alabilirler. Bir bankanın müşterisi ile olan kredi ilişkisini tasfiye etme nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
1) Kullandırılan krediye ilişkin anapara, faiz, vergi ve diğer giderlerin banka tarafından tahsil edilmesi ile birlikte “kredinin riski” sıfırlanmış olur.
2) Bankalar, genel kredi sözleşmelerine konulan çeşitli hükümlerle dayanarak müşterileri ile aralarındaki kredi ilişkisini sonlandırabilirler.
3) Likidite pozisyonu bozulan, likiditesi düşen bankalar daha önce tahsis etmiş oldukları kredi limitlerini iptal edebilirler ve kredilerini tasfiye edebilirler.
İdari Takip ve Kanuni Takip
Bir kredi müşterisinin kredi borcunu geri ödemeyi 90 günden fazla geciktirirse, banka kredi borcunu “idari takibe” alabilir.
Her şeye rağmen kredi müşterisi kredi borcunu geri ödemiyorsa, kredi borcu “kanuni takibe” alınır.