Moda ve Sürdürülebilirlik

D4S-Sürdürülebilirlik İçin Tasarım-Yenilenebilir, geri dönüştürülebilir ya da olumlu bir sosyal etkiye sahip malzeme seçiminin yapılması, malzeme kullanımının azaltılması, üretim teknikleri için ise daha az adım gerektiren, temiz enerjinin kullanılması, daha az atık oluşumunu sağlayan üretim tekniklerinin seçilmesini, dağıtım sistemlerinde ambalaj seçiminde yeniden kullanılan ambalajlar, lojistik sistemlerinde enerji verimini göz önünde bulundurulduğu uygulamalar yapılmasını (dağıtım sisteminin optimizasyonunu) öngörmektedir. Ancak D4S stratejisi Eko Tasarımdan farklı olarak odağına ürünü alırken sadece kar ve gezegen perspektifinden bakmaz aynı zamanda İnsan için de iyi olan etkinliklerin yapılmasını da sağlamaya çalışır.

Üç R (3R)- Beş R (5R)- Yedi R (7R)-Avrupa Birliği Atık Çerçeve Direktifi (2008/98/EC) Avrupa Birliği’nin yürütmekte olduğu atık politikasının temelini oluşturmaktadır. Yönerge önce 3 R temelinde yapılanmıştır. Atık yönetimi hiyerarşisi, öncelikle atık üretimini önlemeye ve “azaltmaya” odaklanmış, sonra malzemelerin “yeniden kullanımı” ve “geri dönüşümü” üzerinde durmuştur.

3R stratejisi, genel olarak “Sıfır Kirlilik Stratejisi” olarak da bilinmektedir.

5R stratejisi, bozulmayı yaratan süreçleri azaltmak, materyalleri yeniden kullanmak, bozuk olanı tamir etmek, kullanımı sona ermiş olanı geri dönüştürmek ve endüstrileşme sonucunda yapılan tüm etkinlikleri yeniden düşünmek gibi aşamaları içermektedir.

7R stratejisi ise çevrede bozunma yaratan etkileri azaltmak, materyalleri yeniden kullanma, geri dönüştürmek, sürdürülebilir arıtma yoluyla atıktan geri kazanmak, insanların arıtma için harekete geçmeden önce atıklarını yeniden düşünmeleri ve sorunu çözmek için yenileme-yenilikçi teknikler geliştirmek amacıyla yeniden düşünmek ve materyalleri, süreçleri yenilemek, düzenlemek gibi 2 fazla R stratejisi daha ekleyerek daha geliştirmiştir.

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi YDD -Sorunlarla yüzleşmek amacıyla tasarlanan olan Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi, Amaç ve kapsam tanımı, Envanter analizi, Etki Değerlendirmesi ve Yorum olmak üzere dört adımdan oluşur. Ürün yaşam döngüsü analizinde “beşikten mezara” “beşikten beşiğe” ve “beşikten kapıya” olarak bilinen metotlar kullanılmaktadır.

Beşikten Mezara-Açık döngü olarak bilinen “Beşikten mezara” metodu Hammadde ve enerji kullanarak üretim yapılması ve kullanımın sonrasında çöp ayrıştırmaya kadar gelen ekonomik modeldir. “Beşik” imalat için gereken hammaddenin, enerjinin ve kaynakların sistem içerisine alındığı yer ve zamanı ifade etmektedir.

Beşikten Beşiğe-İnsanlara ve çevreye zarar vermeden ürünleri değerlendirmek amacını taşımaktadır. Doğadan esinlenen bu yaklaşıma göre nasıl doğada hiçbir şey çöp olarak kalmıyorsa bu sistemde de ürünler ve sistemler atık üretimini sıfıra getirecek şekilde tasarlanmalıdır. Beşikten beşiğe ilkesi sahiplik tanımlamaz, Tüketicinin satın aldığı şey kullanım hakkıdır. Beşikten Kapıya-Malzemenin etkisi, üretimin etkisi ve mağazaya kadar taşımanın etkisini de dahil ederek bir ürünün üretildiği ilk andan mağazaya girdiği ana kadar ortaya koyduğu karbon etkisini tanımlamaktadır. Beşikten mezara yaklaşımı ise ürünün tüm yaşam döngüsünü ele almış olduğu için hammaddenin üretiminden ürünün atılmasına kadar olan tüm süreçteki karbon ayak izini belirlemek amacını taşır. Materyalin fabrikaya iletildiği aşamaya “kapı” olarak kabul edilir.

Atıkların Yönetimi

Atığın oluşumunun önlenmesi, kaynağında azaltılması, yeniden kullanılması, özelliğine ve türüne göre ayrılması, biriktirilmesi, toplanması, geçici depolanması, taşınması, ara depolanması, geri dönüşümü, enerji geri kazanımı dâhil geri kazanılması, bertarafı, bertaraf işlemleri sonrası izlenmesi, kontrolü ve denetimi faaliyetlerinin tümüne atık yönetimi denir.

Tekstil ve konfeksiyon atıklarını Tüketici öncesi tekstil atıkları, Tüketici sonrası tekstil atıkları ve Endüstriyel Atıklar olmak üzere üç şekilde sınıflayabiliriz. Tüketici öncesi tekstil atıkları “temiz atık” olarak ifade edilir. Tüketici sonrası tekstil atıkları ise, tüketicinin kullanım sonrasında artık ihtiyaç duymadığı, yıpranmış, hasar görmüş, modası geçmiş diye atılan ömrü tamamlanmış giysiler ve ev tekstilleri olarak kabul edilir. Endüstriyel tekstil atıkları, halı ve perdeler, hastane çöpü gibi endüstriyel atıkların yanı sıra, filtrasyon, konveyör bantlama, vb. gibi endüstriyel atıklardır ve genellikle “kirli atık” tır.

Yeniden Kullanım ve Yeniden Tasarım,

Geri Dönüşüm-Atık malzemelerin çeşitli fiziksel veya kimyasal işlemlerle ikincil bir hammaddeye dönüştürülme işlemine geri dönüşüm denir.

İleri Dönüşüm-Atık olmuş bir ürünün yeni bir işlemle farklı bir ürüne dönüştürülerek kullanıma kazandırılma işlemi İleri dönüşümdür. Burada orijinal malzemenin değeri korunur ya da yüksek bir değer kazandırılır.

Aşağı Dönüşüm-Aşağı dönüşüm terimi, daha yüksek değerli öğelerin (örneğin giysi), araba koltuğu, temizlik bezleri gibi daha düşük değerli bir nihai ürüne dönüştürülmesini ifade etmektedir . Geri dönüşüm genellikle orijinal ürünün hasar görmesi nedeniyle, aşağı dönüşüm ise kullanılmış giysilerin oldukça fazla olması ve hayır kurumlarında talep görmemesi nedeniyle uygulanmaktadır.

Yeşil Pazarlama

1975-1989 yılları arasındaki dönem Ekolojik Pazarlama dönemi olarak adlandırılır. Kendilerini ve çevrelerini, satın alma güçlerini kullanarak korumayı hedefleyen kişiler için kullanılan "Yeşil Tüketiciler”, tüketim kararlarında bilinçli davranarak çevreye dost ürünleri tercih etmektedir.

Sürdürülebilirliğin Sağlanması için 7 Moda İlkesi

Tekstil ve Moda sektöründe tasarım yapacak olan tasarımcılar olarak aşağıda belirtilen yedi ilkenin prensip olarak benimsenmesi ve uzun vade sonuçları direkt olarak görülemese bile tasarımın yapılması için aşağıda açıklanan yedi ilke üzerinde bilinçli olarak düşünülmesi gerekmektedir:

1. Tedarik zinciri izlenebilirliği,

2. Temiz enerji verimliliği,

3. Güvenli çalışma ortamları,

4. Sürdürülebilir malzemeler,

5. Dönüştürülebilir moda sistemi,

6. Yerel yasaların uygulanması,

7. Dördüncü Endüstriyel Devrim