Tercüme Teknikleri ve Kur’an Mealleri
Yüce Allah'ın bir ayeti olarak farklı dilleri konuşan insanlığa, evrensel ilahî mesaj Kur’an'ın ulaştırılmasında tercüme sanatının önemli bir yeri vardır. Mesajın sağlıklı bir şekilde muhataplara ulaştırılabilmesi için bu sanatın icrasında takip edilmesi gereken birtakım kurallar vardır. Mütercimlerin bu kurallara uyması, tercüme emanetinin yüklediği bir sorumluluktur.
Herhangi bir metnin bir dilden başka bir dile, bütün özellik ve güzellikleriyle tam olarak aktarılması mümkün olmazken, Kur’an gibi lafzı ve manası mu'ciz olan ilahi bir metnin, başka bir dile aktarılmasında elbette birtakım problemlerle karşılaşılacaktır. Önemli olan bu problemleri en aza indirerek en mükemmel tercümelerin elde edilmesidir. Bu amaca yönelik olarak ilk dönemden itibaren Kur’an dünya dillerine tercüme edilmiş ve edilmeye de devam edecektir. Bu itibarla tercüme, Kur’an'ın Arap dili dışındaki dilleri konuşan insanlarca anlaşılmasına hizmet eden önemli bir tefsir kurumudur.
Her Kur’an tercümesi, bir Kur’ân anlama çabası ürünü olup önemlidir. Her tercümenin, yazıldığı dönemde ve sonraki dönemlerde hitap ettiği bir okuyucu kitlesi vardır. Ancak hiçbir tercüme, tam ve kâmil değildir.
Kur’an dili Arapçadır. Son derece zengin ve donanımlı bir dil olan Arapça, Kur’an ile daha donanımlı bir hâle gelmiştir. Kur’an’ın, motomot tercüme ile başka bir dile aktarılması imkânsız denebilecek kadar güçtür. Yapılacak böyle bir tercümede çok fazla eksiklik ve hata olacaktır. Bu yüzden Kur’an’ın tefsirî tercüme ile çevirisinin yapılması tercih edilmiştir.
Tercüme teknikleri açısından şu hususlar önemlidir: Mütercim, kaynak ve hedef dilleri çok iyi bilmeli; ön yargılardan uzak; şahsi görüşlerinden arınmış bir şekilde yapmalıdır. Tercüme, dil kaidelerine ve Kur’an’ın ruhuna uygun bir şekilde yapılmalıdır. Nüzul ortamı, âyetin siyak-sibakı; Kur’ân bütünlüğü dikkate alınmalıdır. Tercümede, orijinal metin bulunmalı; tercüme bizzat Kur’an’ın Arapçasından; tefsiri tercüme ile; anlaşılır ve akıcı bir üslupla yapılmalıdır. Deyimsel ibareler, mecazi kullanımlar, karşı dilden iyi seçilmelidir. Temel kavramlar tercüme edilmemelidir. Gerekirse dipnot ve parantezli açıklamalarla okuyucu bilgilendirilmelidir.
Türkçede yapılan yüz elli civarındaki meal mecmuası, meâl dünyamız için bir zenginliktir. Bu zenginlikten faydalanarak Kur’an’ın anlaşılması yolunda bir ilerleme kaydedilebilir. Ancak meâllerin, Kur’an’ın manası ve muhtevası hakkında fikir veren çalışmalar olduğu, onlardan dinî hükümler çıkarmanın yanlış olduğu göz ardı edilmemelidir.
Elimizdeki muhtelif mealler mukayeseli bir biçimde okunarak ayetlerin en doğru ve en isabetli karşılıkları bulunabilir.