Tedarik Zincirinde Depo Yönetimi

Tedarik zincirinin önemli bir bileşeni olarak karşımıza çıkan depolar, ürünlerin dağıtımı sırasında kullanılan geçici stok noktalarıdır. Depolar, tedarik zincirlerinin belirlenen hedefler ışığında faaliyet göstermesine ve lojistik faaliyetlerinin etkin yürütülmesine ciddi katkıda bulunurlar.

Depolar, tedarik zinciri olarak adlandırılan ve ürünlerin, ham madde aşamasından tüketicilere kadar uzanan yolculuğunda gerçekleştirilen tüm faaliyetler için kritik rol üstlenen ara noktalardır. Tedarik zinciri boyunca faaliyet gösteren tedarikçi, üretici, dağıtıcı, perakendeci gibi tüm oyuncular için depolar, hem belirsizliklere karşı firmaların kendisini koruma altına aldıkları hem de ürüne değer kattıkları önemli bileşenlerdir.

Uluslararası ticarette yaşanan rekabet nedeniyle tedarik zinciri içerisinde, başta depo ve dağıtım merkezleri olmak üzere faaliyet gösteren tüm birimlerin görevleri yeniden tanımlanmaktadır.

Yakın zamana kadar sadece koli, paket ve ürünlerin istiflendiği bir yer (alan) olarak algılanan depolar, bugün gelinen noktada işletme için rekabet avantajı yaratmada yeni bir araç olarak değerlendirilmektedir.

Depolar temel olarak iki fonksiyonu yerine getirmektedirler. Bunlar, büyük sevkiyatların daha küçük sevkiyatlara parçalanması ve farklı kaynaklardan gelen sevkiyatların birleştirilip doğru oranlarda karıştırılarak müşterilere dağıtılmasıdır.

Diğer depolama faaliyetleri ise;

  • Büyük miktarlarda üretim veya satın alım gerçekleştirerek maliyet avantajları sağlayabilmek,
  • Tedarik ve talebi koordine edebilmek,
  • Ürüne değer katmak,
  • Müşteri talebinin karşılanma süresini kısaltmak,
  • Üretimin parçası olarak ürünün tutulması şeklinde sıralanabilir.

Değişik sınıflandırma yöntemlerine göre değişik depo çeşitleri bulunmaktadır. Bunlar;

Hava koşullarından korunma derecesine göre; açık hava depoları ve kapalı depolar,

Ürünün tipi ve özelliklerine göre; hammadde depoları, yarı mamul depoları, tamamlanmış ürün depoları, gıda depoları, tehlikeli madde depoları,

Mülkiyet biçimine göre; özel depolar, kamu kurum ve kuruluşlara ait depolar, kontratlı depolar, finansal kiralama (leasing) depoları

İşletme fonksiyonuna göre; lojistik depolar, dağıtım depoları, genel saklama depoları,

Yerleşim yerine göre; merkezi depolar, bölgesel depolar, transit depolar,

Otomasyon düzeyine göre; geleneksel depolar, yüksek yoğunluklu depolar, otomatik depolar şeklinde sınıflandırılabilir.

Depolar sadece ürünlerin belli süre bekletildiği yerler değil, müşteri siparişlerinin birleştirildiği, ürüne değer katılan, müşteri hizmet merkezi olarak çalışan, ürünlerin korunduğu, tehlikeli ve atık ürünlerin ayrıldığı fiziksel mekânlardır.

Genel olarak depolama, yedi ana faaliyeti içermektedir: Bunlar sırasıyla; mal kabul, raflama / yerleştirme, depolama, ikmal, sipariş toplama, biriktirme / ayrıştırma / paketleme ve sevkiyat işlemleridir.

Depolar genellikle rafsız, raflı ve otomatik depolama sistemleri olarak üç gruba ayrılır.

Rafsız depolama sistemleri, depo zeminine genellikle üst üste yığılarak depolamanın yapıldığı sistemlerdir. Bu sistemler son giren ilk çıkar prensibine göre çalışmaktadır.

Raflı depolama sistemleri, stoklama alanının sınırlı olduğu depolarda birim alandan en büyük faydayı elde edebilmek amacıyla kullanılan bir raf sistemi olup, günümüzde en sık kullanılan raf sistemlerindendir.

Otomatik depolama sistemleri ise depolama faaliyetlerinin teknolojik, elektronik ve bilgisayar temelli sistemlerle birlikte kullanılması olarak tanımlanan depolama sistemleri olup, genel olarak palet, fıçı, koli gibi parça malların yüksek yoğunlukta ve çok miktarda depolanmasında kullanılırlar.