Kavramların Tipografiyle Görselleştirilmesi
Özellikle Endüstri Devrimi sonrasında ivme kazanan endüstriyelleşmenin beraberinde getirdiği modernleşme dönemi ve bu dönemin sonrasında oluşan Postmodern görüşlerin yol açtığı teknolojik gelişmeler, ortaya koyduğu sonuçların yanı sıra toplumu, dolaylı olarak da sanat ve tasarım alanlarını tesiri altına alan kültürel, ekonomik, sosyolojik ve psikolojik değişimler yeni yaklaşımları beraberinde getirmiştir. Değişim sürecini takiben özellikle grafik tasarımı ve reklam alanlarında geliştirilen yeni yaklaşımlar, tipografi tasarımı alanlarında da yeni arayışlara neden olmuş ve değişen yeni toplum yapısına uygun yeni yöntemler geliştirilmeye çalışılmıştır.
Tipografinin bulunmasından günümüze kadar olan süreçte, tipografi anlayışları gelişmiştir ve gelismeye de devam etmektedir. Tasarımın olmazsa olmaz bir parçası olan tipografi, tasarımdaki işlevleri bağlamında çeşitli görevler de üstlenmektedir.
Metin olarak tipografi, tasarım ile iletilmesi gereken mesajı doğrudan okuyucuya sunan bir işlevdir. Tipografinin bu işlevi sorunsuz yerine getirebilmesi için, tipografik kullanımların tasarımın genel yapısına uygun ve mesajın net bir şekilde anlaşılabilir şekilde görselleştirilmesi gerekmektedir.
Tipografinin metinsel işlevi düşünüldüğünde, tasarımlarda yer alan mesajlar için en uygun yazı tiplerinin seçimi, mesajın okunulabilirlik kaygıları ve sayfaya yerleştiriliş yöntemleri akla gelmektedir. Uygun yazı tiplerini belirlemek için, mesajın niteliğini iyi analiz etmek ve tipografik sınıflandırma sistemi referans alınarak metne uygun yazı tipleri belirlenmelidir. Mesajın okunaklı olması, mesajın anlamın sağlıklı iletimini için önemli bir husustur. Metnin sayfadaki konumu, yine metin ve tasarım arasındaki ilişkiler de göz önünde bulundurularak geliştirilen tipografik sistemler ile kompoze edilmelidir.
Tipografik elemanlar geçirdiği evrim neticesinde artık yalnızca fonetik semboller olarak değil, aynı zamanda biçimsel özellilerinin avantajları ile iletişim içerisinde güçlü bir rol edinmeye başlamıştır. Zamanla, birkaç sanatçı ve tasarımcı tarafından kendi başına bir grafik nesnesi olarak da kullanılmış ve yaygınlaşmaya başlamıştır. Tipografinin, hedef kitle üzerinde belirli duyguları ortaya çıkarmayı ve belirli mesajları iletmeyi amaçlayan kullanımları, günümüz yeni tipografik tasarım anlayışına da ön ayak olmuştur.
İmge olarak tipografi kullanımları, tipografik elemanların tasarımdaki görsel varlıkları ile hedef kitlenin dikkatini çekme, metnin anlamını iletme, güçlendirme ve pekiştirme gibi işlevleri yerine getirmesiyle sağlanmaktadır. Metnin kendi anlamının ötesinde, metni oluşturmak için kullanılan tipografik elemanların yapısal ve anatomik özellikleri, hedef kitlenin zihninde imgesel çağrışımlar yaratabilmektedir.
Tipografiye imgesel güç veren çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar; kaligramlar, tipogramlar ve tipografik rezonans şeklinde sıralanabilir.
Kaligramlar, modernist tasarım anlayışı ile gelişmiş, daha çok uzun metinlerde, metnin anlamını ya da genel havasını destekleyici görselleştirme yöntemi olarak tanımlanabilir. Tipogramlar, daha kısa metinlerin ya da kelimelerin görselleştirilmesinde kullanılan, metnin ya da kelimenin gerçek anlamını doğrudan hedef kitleye görsel olarak sunan uygulamalardır. Tipografik rezonans ise, tipografik elemanların sahip olduğu yapısal ve anatomik özellikler ile diğer tasarım unsurlarının (rekl, grafik öğeler vb.) birleştirilerek hedef kitle üzerinde çeşitli duyguları ve çağrışımları uyandıran görselleştirme yöntemidir.
Tipografi, tasarımlarda hangi işlev için kullanılırsa kullanılsın, üzerinde düşünülmesi ve uygulamaları doğru yapılması gereken bir tasarım elemanıdır.