Tasarım ve İnovasyon
21. yüzyılda daha çok ekonomik alanda baskın biçimde kullanılan inovasyon kavramı, küreselleşmyle beraber artan rekabet ortamında daha zengin bir içerige sahip olarak diğer disiplin alanlarıylada etkileşim kurmayı başarmıştır.
İnovasyon içerisindeki bu zengin içerik, beraberinde özgünlüğü, yaratıcı fikirleri ve yenilikleri getirmiştir.
1960'larla birlikte çözülmemiş sorunlara çözüm yolları bulmaya çalışan ve bunu yaparken de bir kırılma hedefleyen inovasyon, bu sayede disiplinlerarası bir yaklaşım benimseyerek tasarım gibi başka disiplinleri sürece dahil etmektedir.
İnovasyonun hem süreç hemde bir sonuç aşaması bulunmaktadır ve disiplinlerarasılık daha çok inovasyonun süreç aşamasında etkindir.
Tasarım da inovasyonun daha çok süreç aşamasında rol almaktadır. Toplum ile inovasyon arasındaki bağlantıyı kuran tasarım, toplumun ihtiyacına odaklı, işe yarar tasarımlar gerçekleştirilmesinin gerekliliğini sunar.
Toplumun ihtiyaçlarını merkeze alan inovasyonda ise keşfetme, yaratıcılık, özgün bakış açısı, araştırma ve yetkin bilgi vs. kavramların önemi artmıştır.
Tasarım içerisinde geliştirilen inovasyon daha çok bir yaklaşım tarzı, anlayış olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bir yaklaşım tarzı olarak inovasyon gözlemlendiğinde, hedefte kâr etme amacı olsun ya da olmasın tasarımcıları daha çok çağa uygun yenilikçi sosyal gözleme dayalı tasarımlar yapmaya yönlendirir.
Bilgi çağında yenilikçi bilincin her tasarımcının ihtiyacı olan bir özellik olması tamamen çağın gereksinimleriyle bağlantılıdır.
Alanında belirli düzeyde donanıma sahip olan tasarımcıların artık sadece çok yetenekli olması, tasarımın unsurlarının bilincinde olması ve bunları iyi kullanıyor olması yeterli gelmemektedir.
Tasarımcıların yetenekli ve donanımlı olmasının yanında iyi bir gözlem yeteneğine sahip olması, düşünce metotlarını bir arada kullanabiliyor olması, analiz yeteneğinin yüksek olması, var olanı dönüştürüp yenileyebilmesi de önemli birer özelliklerdir.
Özellikle yakınsak düşünme, ıraksak düşünme, sezgisel düşünme, analitik düşünme, yaratıcı hayal gücü ve çağrışımsal düşünme metotlarını bir arada kullanabilen tasarımcıların yenilikçi bir yaklaşıma sahip olabileceği söylenebilir.
Yakınsak düşünme, ıraksak düşünme, sezgisel düşünme, analitik düşünme, yaratıcı hayal gücü ve çağrışımsal düşünme metotları tasarımcıların gözlem, analiz yeteneklerini ve yaratıcı yanlarını güçlendirmektedir.
Bu düşünme metotları sayesinde sanat alanında yer alan bireyler özelliklede tasarımcılar bilgi çağına uygun, yenilikçi bilinçe sahip işler yapabilmektedir.
İnovasyon merkeze alınarak tasarımın başarılı olması için gerekli özellikler incelendiğinde, yaratıcılık, özgünlük, kalıcılık, estetik, uyum gibi özellikler genişletilebilir. Bu özellikler tasarımcıların tasarımlarında başarı yakalamasına yardımcı olacak özelliklerdir.
Tasarımcıların iyi analizleri ve sorunları doğru biçimde tespit ediyor olmaları tasrım fikirlerini başarıya ulaştıran önemli özelliklerdir.
Aynı zamanda tasarımcının yoktan var etme kaygısından kurtularak olanı güncelleme yeteneğine sahip olması dönemin gerekli özelliklerinden biridir.