Bilimsel Bir Eserin Yazım Aşaması
Bir Tarih Metninin İnşası
Araştırma Bulgularının Okunması
Tarih araştırmacısı incelemeyi düşündüğü konu ile alakalı elde edebildiği kaynaklardan ve ilgili literatürden derlediği notlarını hazırladığı plan çerçevesinde dosyalamış olmalıdır. Yazma aşamasında önceden hazırlanmış dosyalar sırasıyla okunarak yazıya geçirilir.
Üslup/İfade, İmlî
Yazma aktivitesinde ne yazıldığı kadar nasıl yazıldığı da önemlidir. Metin inşası, tarihçinin araştırma sürecinde elde ettiği bulguları kendisi dışındaki dünya ile paylaşması olarak değerlendirilebilir. Bulgulara dayalı tarihsel gerçek olarak ifade edilen şey, esasında tarihçinin kurgusundan ibarettir. Dolayısıyla bir söylem inşası olan yazma faaliyeti sırasında benimsenen üslup ve yöntem, tarihçinin araştırmasını aktarma ve muhatabı olan okuyucuyu ikna etme gücünü de belirleyecektir. Tarihsel metnin inşasında ifade ve üslubun anlaşılır olması kadar imlâ kurallarına uyulması da önemlidir. Bu konuda sıklıkla güncellenmesine rağmen, Türk Dil Kurumunun eser hazırlandığında yürürlükte olan en son yazım ve imlâ kurallarının uygulanması yerinde bir tutum olacaktır. Ayrıca özellikle yeni Türk alfabesine geçişten önceki Türk ve Osmanlı tarihine ilişkin kaynaklarda rastlanan Arapça ve Farsça kelimelerin, terkiplerin yazıya aktarılmasında birtakım zorluklar görülmektedir. Türkçeleşmiş veya yaygın olarak kullanılan Bâb-ı Âlî, Sadr-ı âzam, reisü’l-küttab, sû-i istimal vs. gibi kelimeler metin neşri veya aynen alıntı yapılmıyorsa Bâbıâli, Sadrazam, reisülküttap, suiistimal şeklinde kullanılmalıdır.
Araştırma Sorusu, Problem
Bilimsel eserde üslup, ifade ve imlâ genel yazım kuralları içerisinde değerlendirilebilir. Eserin yazım aşamasında içeriğe yönelik ilk adım araştırma sorusunun veya probleminin açıklanması olmalıdır. Esasen her türlü bilimsel araştırmanın öncelikli olarak bir ana sorusu ya da birbirine eklemlenmiş açıklama bekleyen soruları olmalıdır. Zaten araştırma sonucunda kaleme alınan eser de bu ana soru veya sorular bütününü açıklamaya yönelik faaliyet olarak tanımlanabilir.
Yöntem
Araştırma sorusunun açık bir biçimde ortaya koyulmasından sonra hangi yöntemin kullanılacağının açıklanması gerekir.
Kaynakların Tanıtımı ve Literatür Değerlendirmesi
Tarihçiler için çoğunlukla arşiv belgelerinden oluşan bu kaynakların belirlenen yöntem çerçevesinde araştırma sorusuna hangi ölçüde cevap vereceği veya araştırma sorusunun cevabının sadece bu kaynaklarda mı olduğu konularında gerekli açıklamalar yapılmalıdır. Ayrıca belirlenen yöntem ve kaynaklar arasında uyum-uyumsuzluk noktaları da değerlendirilerek sorunlu kısımlar belirlenmelidir. Böylece okuyucu zihinsel olarak eserin dayandığı olgulara aşina olacaktır.
Dengeli Hacim
Eseri oluşturan bölümlerin hacim olarak büyük farklılık göstermemesi gerekir. Örneğin üç bölüm olarak tasarlanan eserin ilk bölümü 20, ikinci bölümü 120, üçüncü bölümü 10 sayfadan oluşuyorsa planlamada bir orantısızlık olduğu görülür. Dolayısıyla eldeki malzeme yeniden değerlendirilerek bölümler arasında bir denge kurmak gerekir.
Harita, Şekil, Tablo Kullanımı
Tarihsel metinler konularına göre birtakım tamamlayıcı unsurlara ihtiyaç duyarlar. Bunlar bir harita olabileceği gibi birtakım istatistiki verileri içeren rakamsal tablolar da olabilir. Eser hazırlanırken harita, tablo ve şekil gibi unsurlar gerekli değerlendirmeler yapılarak en uygun yere yerleştirilmelidir.
Son Okuma, Düzeltme
Araştırma malzemesinin toplanması ve değerlendirmesi sürecinde ne kadar dikkat edilirse edilsin metinde birtakım boşluklar kalmış olması muhtemeldir. Yazma sürecinde konu ile alakalı yeni birtakım bilgi ve belgelere de ulaşılmış olabilir. Bu nedenle yazar elde ettiği yeni bilgi ve belgeleri önceden belirlediği kısımlara girerek metni tamamlamalıdır.
Referanslar
Tarihçi fen bilimlerinde olduğu gibi laboratuvar bilgisi üretmez fakat ürettiği bilgi de tamamen hayal ürünü değildir. Yaşanmış olayların nasıl gerçekleştiğini anlamaya veya açıklamaya çalışan tarihçi bu faaliyeti yürütürken araştırma konusu ile ilgili önermelerini farklı ana kaynaklara dayandırmak zorundadır. Böylece anlattığı olayın gerçekliğini belgelemiş olur. Ortaya koyduğu belgenin doğruluğu tartışmalı olsa da sonraki dönemde elde edilecek yeni belgelerle olay doğrulanabilir veya çürütülebilir. Dolayısıyla tarihsel bilgi diğer bütün bilimsel bilgi türlerinde olduğu gibi yeni bulgu ve verilerle yenilenir ve değişikliğe uğrar yani statik değildir.
Alıntılama Biçimleri
Doğrudan Alıntı
Tarihçi araştırma sürecinde elde ettiği kaynaklardan bazılarından özgün biçimini bozmadan, içeriğini hiçbir şekilde değiştirmeden alıntı yapmak ihtiyacı duyabilir. Çok gerekmediği sürece kaynakların araştırmacı tarafından kendi cümleleriyle aktarılması tercih edilmelidir.
Dolaylı Alıntı
Metnin ana düşüncesini değiştirmeden, özgün biçim ve içeriğe uyma zorunluluğu olmaksızın yazarın kendi ifade yorumlarıyla başka bir yazarın fikir ve düşüncelerini alıntılaması dolaylı alıntı olarak değerlendirilir.
Referans Gösterme Biçimleri
- Dipnot (CMS) Yöntemi
- Metin İçi Atıf Yöntemi
- APA Yöntemi
- MLA Yöntemi