Spor Yönetiminde Örgüt Kültürü ve Liderlik
Ticari ve endüstriyel şirketler, okullar, hastaneler, hapishaneler gibi devlet kurumları her daim iç içe yaşadığımız örgütsel yapılardır.
Modern yaşamda kilit bir öneme sahip olan örgütler, bireyin sürekli iç içe olduğu kurumlardır. Örgütler, insan faktörünün dahil olduğu her tür disiplinin ilgisini çekmektedir.
Örgüt kültürü, kurumun karakteri olarak kabul edilmektedir. Hangi alandan olursa olsun her örgütün güçlü ya da zayıf, iyi ya da kötü bir kültürü vardır
Kültür, toplumsal dünyada toplumsal araçlar ile aktarılan her şeydir
Kültür kendi içerisinde kendisine has sembol, dil, norm ve değerler üretmektedir ve zamanla bunlar topluluğun bireyleri tarafından içselleştirilerek kullanılmaktadırlar. Bu ögeler, grup üyeleri tarafından tanınmaktadır. Bireylerin iş yerinde giydikleri üniformalar veya kullandıkları kelimeler, davranış biçimlerinin her birinin grup üyesi için bir anlamı vardır.
Örgüt, önceden belirlenmiş amaçlar ışığında birey eforlarının koordine edildiği bir yönetim fonksiyonu; hedef, insan ve teknolojinin etkileşim içerisinde olduğu bir sistem; kendine has bir kültür oluşturan bir yapıdır
Yunanca “organon” sözcüğünden türemiş olan organizasyon veya örgüt, belli amaçların gerçekleştirilmesi için en az iki ya da daha fazla sayıdaki kişilerin bir araya gelerek emeklerini isteyerek birleştirerek ortaya çıkardıkları iş birliği sistemidir
İnsanlar tek başlarına yapmaya güçlerinin yetmediği faaliyetleri geçmişten beri iş birliği yaparak halletmeye çalışmışlardır. Bu şekilde iş birliği gerektiren faaliyetleri yapabilmenin yollarından bir tanesi örgütlenmedir.
İş birliği gerektiren faaliyetleri yapabilmenin yollarından bir tanesi örgütlenmedir.
Günümüzden yüzyıl öncesine kadar insanlar aile, arkadaşlar ve yakın çevreden meydana gelen küçük gruplar içerisinde yaşamlarını sürdürmekteydi. Bugün ise insan yaşamı gitgide artan bir biçimde resmî örgütler, belli amaçların gerçekleştirilmesine yönelik çalışan ikincil gruplar etrafında hayatlarına devam etmektedirler. Rekabetin çok yoğun yaşandığı günümüz küresel dünyasında örgütlerin rakipleri karşısında avantaj kazanabilmesinin birçok yöntemi bulunmaktadır.
Birçok örgüt için işgörenlerinin belli değerlerle hareket etmesi, örgüt amaçlarını içselleştirerek hayatında önemli bir noktaya oturtmuş olması, ortak değerler ışığında faaliyet göstermeye çabalamaları önemli görülmektedir.
Örgüt kültürü, iş görenlerin tutum ve davranışlarını, çalışma ortamının genel görünümünü biçimlendiren, çeşitli semboller yolu ile öğrenilip öğretilebilen, nesiller arası aktarılabilen değerler, düşünceler ve kuralların bütünündür.
Örgüt kültürü kavramı ile ilgili şunlar söylenebilir;
Kişilerin paylaştığı değerlerdir.
Örgütte işlerin yapılma ve yürütülme biçimidir.
Örgüte karakter kazandırarak onu ötekilerden ayırmaktadır.
Baskın ve ortaklaşa değerlerden oluşmaktadır.
Kendi içinde hikayeleri, inançları ve sloganları olan bir yapıdır.
Örgüt kültürünün oluşumunda öne çıkan temel unsurlardan bir tanesi olan değerler, örgütte başarı kriterlerini ortaya koyan, başarıyı tanımlayan kavram ve inanışlardır
Örgüt normları, örgüt üyelerinin gerçekleştirdiği ve yine örgüt üyeleri tarafından benimsenen davranış kurallarıdır.
Örgütsel değerler, örgüte üye kişilerin paylaştığı ideallerdir. Bu kolektif idealler örgütsel davranış standartlarının oluşumunda ve davranış seçiminde bireylere rehberlik etmektedirler. Yönetimin örgütsel değerlerin tüm örgüte yayılmasında ve değişen koşullar doğrultusunda gerekli görülürse biçimlendirilmesine özen göstermesi önemlidir.
Dıştan gelen işaret veya jest anlamına gelen, bir anlam ve değeri sembolize eden simgeler, yaptıkları çağrışımlar ile belli fikir ve duygulara canlılık vermektedirler.
En genel anlamda simge, kendisinden başka bir şeyi temsil eden bir şey veya edimdir. Logolar, sloganlar, örgütü temsil eden amblemler, maskotlar vb. örgütteki simgelere örnek olarak gösterilebilir.
Kültür taşıyıcıları olarak ele alınan efsane ve öyküler, örgütün geçmiş ve bugünü arasında bir köprü durumundadırlar. Bunlar genellikle örgütün kurucu liderleri ve başarılı kahramanlarına ilişkindirler.
Her örgüt kendine has bir dile sahiptir. Çalışanların kendi aralarında kullandığı kelimeler yalnızca örgüt içinde anlamlıdır.
Örf ve adetler, devamlı olarak yinelenen ya da gündelik örgüt içi etkinliklerde görülen davranışlardır.
Örgüt kültürünün ölçülmesi ve belirlenmesinde 10 temel boyut ileri sürülmektedir; Bireysel özerklik, Risk Toleransı, Yön, Bütünleşme, Yönetimin Desteği, Kontrol, Kimlik, Ödül sistemi, Fikir ayrılıklarına gösterilen tolerans, İletişim modelleri.
Örgüt kültürünün üç ana kaynağı; liderlerinin temel değerleri, inanış ve varsayımları; çalışanların kazandığı tecrübeler; yeni üyelerin ve liderlerin örgüte getirdiği yeni değerler, inanış ve varsayımlar.
Tipik bir örgütte kültürün oluşturulması süreci çoğunlukla şu adımları içermektedir;Girişim fikri olan bir veya birden fazla kişi (kurucu),ortak bir hedef ve vizyonu olan kemik bir kadro, organize bir biçimde çalışma, örgüte giren yeni ve ortak bir tarihin inşa edilme süreci başlaması.
Örgüt kültürü oluşturmanın kolay bir iş olmaması gibi yerleşmiş kültürün değiştirilmesi de kolay değildir. Bunun en önemli sebebi şüphesiz kültür içerisine yerleşmiş temel değer ve varsayımlara çalışanların duydukları bağlılıklardır. Örgüt kültürünün başarılı bir şekilde değiştirilebilmesi için liderlerin aldığı sorumluluk büyüktür. Bunun için de liderin daha önce göz ardı edilen durumları ele alarak, iş birliğini artırması ve inisiyatif almayı teşvik etmesi gerekmektedir. Mevcut örgüt kültürünün değiştirilmesinde önemli bir diğer faktör de liderlik tipidir.