Spor Medyası ve Etik

Spor içeriklerinin medya kuruluşları için ciddi bir finansal güç olmasının yanı sıra spor basını toplumda önemli bir etkiye sahiptir. Spor medyası profesyonellerinin, sporun doğasındaolan değerleri benimsemeleri, sporun birleştirici unsurlarından hareket etmeleri ve spor kültürünün yerleşmesine katkı sağlamaları beklenmektedir.

Etik ve Meslek Etiği

Meslek gruplarının iş yapma ve örgütlenme biçimlerindeki farklılıklar, mesleğe özgü kuralların, çözüm pratiklerinin ve denetim mekanizmalarının da farklılaşmasına neden olmaktadır. Meslek etiği, mesleğin ilkeleri belirleyerek, tartışmalı meselelere çözüm getirmeyi amaçlamaktadır.

Ahlak ve Etik

Ahlak, bir kişinin, bir grubun veya bir toplumun, belli bir tarihsel dönemde eylemlerine yön veren inanç, değer, norm ağıdır.

Etik ise bu kuralların felsefi açıdan temellendirilmesini yani ahlak felsefesini ifade eder. Etik çalışmalar üç yaklaşım temelinde ele alınabilir: meta-etik, normatif etik ve uygulamalı etik.

Meta-etik, etik muhakemede kullanılan ifadelerin, tutumların ve ahlaki yargıların doğasıyla ilgilenir. Eylemler yerine etik değerlerin altında yatan ilkelerin kökenlerine ve anlamlarına eğilir.

Normatif etik, eylemlerle ilişkilidir. Hangi davranışın doğru, hangi davranışın yanlış olduğuna ilişkin kriterlere ve nasıl davranmamız “gerektiğine” odaklanır.

Uygulamalı etik ise belirli bir durumda ahlaki sonuçlara nasıl ulaşılacağı ile ilgilenir, belirli bir bağlamda nasıl davranılması gerektiğine eğilir.

Meslek Etiği

Meslek etiği, belirli bir meslek bağlamında ortaya çıkan durumları ve etik sorunları inceleyen uygulamalı etik biçimidir. Bireysel ve kurumsal sorumlulukları içeren ilkeleri ve belirli bir hizmet türünden doğan yükümlülükleri konu edinir.

Mesleki etik ilkeler, iş ahlakıyla ters düşen bir durum söz konusu olduğunda meslek üyelerinin bireysel eğilimlerini sınırlamakta; disiplin cezası, meslekten ihraç gibi yaptırımlarla hizmet kültürü ve meslek itibarı korunmaya çalışılmaktadır.

Medya ve Etik

Medya etiği, her türlü kitle iletişimini kapsayan uygulamalı bir etik alanıdır. Medya etiği, medya çalışanlarının görevlerini icra ederken iş yapma biçimlerinin nasıl olması gerektiğini ifade eden ilkeleri ifade etmektedir.

Medyanın ekonomi politik yapısı, medyanın bir endüstri alanı haline gelmesi, medya sahipliğindeki tekelleşme ve yoğunlaşma, ticarileşen yayıncılık anlayışı, medya kuruluşlarının reklamverenlerle ilişkisi gibi ideolojik, politik veya ekonomik çıkar temelli birçok bağ, kamusal çıkarın ve sorumluluğun önüne geçmiştir.

Medyada Özdenetim Mekanizmaları

Basın konseylerinin amacı genel olarak basın özgürlüğünün gerçekleşmesine ve korunmasına katkı sağlayarak mesleğin saygınlığını korumak, basın ahlakına aykırı durumları şikâyet doğrultusunda veya şikâyet olmaksızın değerlendirmek, karara bağlamak ve kamuoyuna duyurmak şeklinde özetlenebilir.

Türkiye’de 6 Şubat 1988 günü Basın Konseyi fiilen kurulmuştur. Konseyin ilk başkanlığını Prof. Dr. Faruk EREM üstlenmiştir. Basın Konseyine üye olan kuruluşlar, konsey tarafından ortaya konan Basın Meslek İlkeleri'ne uymayı taahhüt eder.

Bir diğer özdenetim modeli, basın ile okur arasındaki sorunları çözüme kavuşturma amacı taşıyan ombudsmanlıktır. Ombudsman, mesleki açıdan özerk bir otoritedir. Yöneticilerden bağımsız bir konumda olup, editoryal ekibin bir parçası değildir.

Spor Medyası ve Etik

Sporun doğasında var olan değerler, spor medyası için de referans olmalı, titiz bir gazetecilik pratiği gerektirmektedir. RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) ve Televizyon Yayıncıları Derneği, 2013 yılında Spor Programları Rehber İlkeleri'ni kamuoyuna

Spor Medyasında Karşılaşılan Etik Sorunlar

Doğruluk ve güvenilirlik: Haberin doğru bir şekilde sunulması, doğrudan sporcu, kulüp, yönetici, organizatör gibi birincil kaynaklardan olmayan haberlerin teyit edilmesi gerekmektedir. Okur veya izleyici hangi verilerin doğru bilgi, hangilerinin yorum, tahmin, duyum, söylenti olduğunu anlayabilmelidir.

Çatışmacı dil ve şiddet: Spor içeriklerinde kaba söz, argo, küfür gibi ifadelerle, abartılı bir galip-mağlup konumlandırması ile sıkça karşılaşılmaktadır. Fanatizm kışkırtılarak sözel ve fiziksel şiddeti meşrulaştırılmaktadır.

Ayrımcılık: Irk, cinsiyet, din, dil, engellilik gibi herhangi bir özelliğin hakaret, önyargı veya şiddet için araç olarak kullanılması hak ihlalidir. Cinsiyet ayrımcılığı yapılarak kadın sporcuların başarısı önemsizleştirilmektedir. Engelli sporu ve sporcular yeterince temsil edilmemektedir.

Sporda çeşitlilik ve temsil: Türk spor basını faaliyetleri özellikle futbol üzerinden yürütülmektedir. Sporun futbol özelinde ele alındığı spor programlarında sadece birkaç futbol takımının egemenliği söz konusudur.

Çıkar ilişkileri: Gazetecilerin ve editörlerin sporculardan veya kulüplerden hediye, yol ücreti, bedava maç bileti gibi finansal çıkar sağlamaması gerekmektedir.

Taraflı yayıncılık: Kulüp yazarlığı veya kulüp muhabirliği, alanda uzmanlaşabilmek için yapılan uygulamalardan biridir. Ancak kulüp yazarlığı, kulüp sözcülüğüne dönüşmemelidir.

Özel hayatın ihlali: Sporcuların aile yaşamlarından tatillerine, servetlerinden ilişkilerine kadar sporla ilgisi olmayan hemen her konu medyada kendine yer bulmaktadır. Özellikle kadın sporcuların mahremiyetlerinin ihlal edildiği haberlerde kadınların metalaştırıldığı, sporculuk kariyerlerinin ve başarılarının gölgelendiği söylenebilir.