Türkiye’de Olimpizmin Kuruluşu ve Olimpiyat Oyunlarına Katılım
Türkiye'de Olimpizmin Kuruluşu
Türkiye’ye modern olimpik hareketin giriş süreci çok net olmamakla birlikte, kuruluşu ve gelişimi, Selim Sırrı Tarcan’ın etrafında şekillenmiştir.
Geç Osmanlı Döneminde Olimpizm
Olimpik hareketle resmî olarak ilk tanışma 1905’te yapılan Brüksel Birleşimi’nde Mihran Kavafyan Efendi ile olmuştur. Coubertin, 1907’de ortak arkadaşları vasıtasıyla Selim Sırrı Tarcan ile iletişime geçmiş ve Türkiye temsilciliğini teklif etmiştir. Tarcan, II. Meşrutiyet’in ilanı sonrası gelen özgürlük ortamında Coubertin ile iletişime geçerek, Osmanlı Millî Olimpiyat Cemiyeti’ni (OMOC) kurma çalışmalarına başlamıştır.
Tarcan, 15 Aralık 1908’de IOC Türkiye temsilcisi olarak seçilmiş, Mayıs 1909’da yapılan IOC Berlin Birleşimi’ne katılmıştır. 1909-1914 yılları arası katıldığı toplantılarla olimpik düşüncenin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasının yöntemlerini öğrenmiştir. Özellikle süreli yayınlarda yaptığı yayınlarla olimpizmi yaygınlaştırma çabalarına girmiş, 1912 Oyunları için yaptığı çağrıya cevap veren iki Ermeni asıllı sporcu, oyunlarda Osmanlı Devleti’ni resmî olarak temsil etmiştir.
Savaş Yıllarında Türkiye’de Olimpizm
Tarcan, Ekim 1908’de OMOC’u kurmasına rağmen, cemiyet IOC tarafından 1911’de, Osmanlı Devleti tarafından 1914 yılında tanınmıştır. 1916 Berlin Olimpiyatları I. Dünya Savaşı nedeniyle yapılamamış, savaş sonrasında Türkiye, savaşa neden olmak gerekçesiyle IOC üyeliğinden çıkarılmış ve temsilciliği düşürülmüştür. 1920 Anvers Oyunları’na katılamayan Türkiye, 1921 yılında yeniden IOC üyeliğine kabul edilmiş, 1922 yılında Tarcan, II. Olimpiyat Komitesi’ni kurmuştur.
Cumhuriyet Dönemi’nde Olimpizm
Cumhuriyet’in ilanı sonrası Millî Olimpiyat Komitesi 2 Kasım 1923’de yeniden kurulmuş ve Paris Oyunları hazırlıklarına başlanmıştır. Tarcan’ın, 1926’da spor yöneticileri ve sporcuları, amatörlükten uzaklaştıkları gerekçesiyle eleştirmesi, TİCİ tarafından kınanmasına neden olmuştur. TMOK toplantılarına katılmamaya başlayan Tarcan, tüzük gereği 1927’den itibaren izinli sayılmış ve yerine Ali Sami Yen geçmiştir.
TİCİ’nin 1936’da yerini Türk Spor Kurumu’na (TSK) bırakmasıyla, TSK başkanının aynı zamanda TMOK başkanı olması kararı alınmıştır. IOC tüzüğüne aykırı durum fark edilince, 1955’te TMOK tüzüğünü yenileme çalışmalarına başlanmıştır ve 1962’de TMOK, Burhan Felek başkanlığında tam bağımsız bir hüviyet kazanmıştır.
Olimpiyat Oyunlarına Katılım
Osmanlı Dönemi’nde, 1912 Stokholm’e iki sporcu katılmıştır. Cumhuriyet kadrolarının sporu ana politikaları arasına almasıyla olimpiyatlara giderek artan sayıda sporcular gönderilmiştir.
II. Meşrutiyet Öncesi Olimpiyat Oyunlarına Katılım
Resmî davet gelmeyen 1896 Olimpiyat Oyunları’na iki sporcunun katıldığı iddia edilse de sporcular resmî raporda Yunan olarak geçmektedir. 1900 Paris ve 1904 St. Louis Oyunları’na Osmanlı’dan sporcu katılmamıştır. 1906 Ara Olimpiyatları’na Osmanlı’dan katılan 38 sporcu arasında jimnastikçi Yorgo Alibrantis 10 m ipe tırmanma müsabakasında birinci olmuştur.
II. Meşrutiyet Dönemi Olimpiyat Oyunları’na Katılım
1908 Olimpiyat Oyunları resmî raporunda iki Osmanlı sporcusunun adı geçmektedir. Coubertin’in Türkiye ziyareti sırasında mihmandarlığını yapan Aleko Mulos’un oyunlarda yarıştığına dair resmî bir belge bulunmamaktadır. Resmî raporda adı geçen diğer sporcu olan güreşçi Kenan Bey ise 61 kg müsabakasına katılmamıştır.
Selim Sırrı Tarcan’ın OMOC’u kurması ve 15 Aralık 1908’de IOC Türkiye temsilcisi olmasının ardından her anlamda resmî katılım 1912 Stokholm Olimpiyatları’nda gerçekleşmiştir. Ermeni asıllı sporculardan Papazyan, 800 m’de elenmiş 1500 m yarışını önde götürürken heyecandan bayılmıştır. Mıgıryan ise çeşitli branşlarda katıldığı olimpiyatlarda sağ el ve sol elle gülle atmada sekizinci olarak adını olimpiyat onur kütüğüne yazdıran ilk ve tek Osmanlı sporcusu olmuştur.
Erken Cumhuriyet’te Olimpiyat Oyunlarına Katılım
Uzun süreli savaşlardan çıkan, yorgun Türkiye’nin olimpiyat oyunlarına katılımı Erken Cumhuriyet’te tartışma konusu olmuştur. Ancak Atatürk’ün talimatı ile 1924 Paris Oyunları’na katılım sağlanmıştır.
1924 Paris Olimpiyat Oyunları
Oyunlara gönderilecek sporcuların seçmeleri 20-21 Mart 1924’te Eskişehir’de yapıldıktan sonra sporcular İstanbul’da kampa alınmıştır. Futbol Millî Takımı, Çekoslovakya’ya 5-2 yenilerek elenmiştir. Atletizm branşında Paris’e giden 12 sporcudan, komiteye yarışma branşlarının zamanında bildirilmemesi nedeniyle ancak 4 sporcu müsabakalara katılmıştır ancak derece elde edememiştir. Paris’e kadar giden üç bisikletçimiz de yarışma talimatlarına uygun bisiklet temin edemedikleri için yarışmalarda yer alamamıştır. Eskrimde de Fuat Balkan derece elde edememiştir. Oyunlarda madalyaya en çok yaklaşan sporcumuz güreşte üçüncü maçını sakatlanarak kaybeden ve dördüncü maçına çıkamayan Tayyar Yalaz olmuştur.
1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları
Ciddi bir hazırlık süreciyle geçirilen 1928 Amsterdam Oyunları’ndan beklentiler oldukça yüksek olmuştur. 20 futbolcu, 6 güreşçi, 5 atlet, 4 eskrimci, 4 bisikletçi ve 1 halterci ile katılım sağlanan oyunlar hüsranla sonuçlanmıştır. Madalya beklentisinin olduğu güreşte Tayyar Yalaz bu kez dördüncü olmuştur. 1932 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na mesafenin uzaklığı ve giderlerin fazlalığı nedeniyle katılım yapılmamıştır.
1936 Berlin Olimpiyat Oyunları
Türkiye, 1936 Berlin Olimpiyatları’na 57 erkek, 2 kadın sporcu ile katılmıştır. Futbol takımı ilk maçını basketbol takımı iki maçını da kaybederek elenmiştir. Binicilikte Cevat Kula, altıncı olmuştur. Türkiye’nin ilk olimpik kadın sporcuları Suat Fetgeri Aşeni ve Halet Çambel derece alamamıştır. 100 km bisiklet yol yarışında Talat Tunçalp, madalyayı 0.8, şampiyonluğu ise 1.6 sn ile kaçırmıştır.
İlk madalyalar ise güreşten gelmiştir. Ahmet Kireççi orta sıklette üçüncülüğü kazandıktan üç gün sonra Yaşar Erkan altın madalyasını tüy sıklette kazanmıştır. Ayrıca 1936’da, Türk sporcuları ilk kez kış olimpiyat oyunlarına katılmıştır. 2 disiplinde yarışan 5 sporcu derece elde edememiştir.