Zihinsel Dayanıklılık

Sporda mükemmele ulaşmak için gereken üst düzey teknik, taktik ve fiziksel becerilerin yanı sıra bazı psikolojik becerilere de sahip olmaları gerekmektedir. bunlardan biri de zihinsel dayanıklılıktır. İlk olarak, spor psikoloğu James Loehr (1982) tarafından spor psikolojisi literatürüne kazandırılan zihinsel dayanıklılık kavramı sadece olumsuz durumlarla ilişkilendirilen bir kavram değil, aynı zamanda ideal performans seviyesinin korunabilmesi için de gerekli olan çok yönlü bir yapıdır. Zihinsel dayanıklılık, terslik, başarısızlık, çatışma ve artan sorumluluk gibi bir takım olumsuz olaylarda kendini toparlama gücü ve eski haline gelebilmek için geliştirilebilir pozitif psikolojik kapasite (Luthans, 2002)’ dir.

Zihinsel Dayanıklılığın Kavramsallaştırılmasına Yönelik Kuramsal Yaklaşımlar

Kelly’in Kişilik Yapısı Kuramı: Kelly’e göre insanlar kendilerini, çevrelerindeki olayları algılayarak ve yorumlayarak dünyayı anlamaya çalışır ve zihinlerinde şemalara oluştururlar. Kişiler, zihinlerinde oluşturdukları bu şemalar yardımıyla başlarına ne geleceğini tahmin etmeye, karşılaştıkları durumlarla başa çıkmaya çalışırlar. Kelly’nin öne sürdüğü 11 temel şema vardır. Bunlar; yapı, bireysellik, organizasyon, ikilik, seçim, mesafe, modülasyon, parçalanma, ortak nokta, sosyallik, deneyim olarak adlandırılmıştır.

Raymond Cattell (1957) 16 Faktörlü Kişilik Teorisi: Kişilik araştırmalarıyla literatüre katkı sağlayan Raymond Cattell, çalışmalarında daha çok deneysel yöntemlerden yararlanmış ve kişiliğin boyutlarını açığa çıkarmak üzere yaptığı faktör analizi sonucunda kişiliğin 16 faktörlü ve çok boyutlu bir yapı olduğunu ortaya koymuştur. Bu kişilik faktörleri sıcakkanlılık, mantıklı düşünme, duygusal kararlılık, üstünlük, neşelilik, kural bilinci, sosyal cesaret, hassaslık, tedbirli olma, soyuta odaklanma, özgünlük, kendini sorgulama, değişikliğe açıklık, kendine yeterlik, mükemmeliyetçilik ve gerginlik olarak adlandırmıştır. Bu bağlamda, zihinsel olarak dayanıklı bireylerin de öne çıkan bazı kişilik özelliklerine sahip olacağını vurgulamış ve zihinsel olarak dayanıklı bireylerin daha gerçekçi, daha kararlı, bağımsız, sorumluluklarını bilen ve güçlüklerle başa çıkabilen bireyler olduklarını ifade etmiştir.

Kobasa (1976)’nın Sağlam Kişilik Modeli: Kobasa’ya göre insanlar yaşamlarında karşılaştıkları stresli olaylara ve rahatsızlıklara direnç gösterebilmesi ve bunlarla mücadele edebilmesi için psikolojik olarak sağlam bir kişilik yapısına sahip olmaları gerekir.

Kobasa'ya göre sağlam kişilik kontrol, bağlılık ve mücadele etme/meydan okuma olmak üzere üç temel yapıya dayanmaktadır. Kontrol, bireylerin deneyimledikleri yaşam olaylar üzerinde kontrol sahibi olduklarına veya yaşam olaylarına etki edebileceklerine dair inançlarını; bağlılık, kişinin yaptığı işe veya görevlerine kendini adamasını; mücadele/meydan okuma ise bireyin her koşulda daha da gelişim göstermek için çaba harcaması ve mücadeleyi bırakmamasını ifade etmektedir. Bu özelliklere sahip bireyler hem yaşamlarında hem de sporda zihinsel olarak dayanıklı bireylerdir.

Clough ve ark. (2002)’nin Zihinsel Dayanıklılığın 4C Modeli: Çalışmalarında daha çok nitel yöntemlere başvuran araştırmacılar, çok sayıdaki antrenör ve sporcularla görüşmeler gerçekleştirmişlerdir. Bu görüşmeler neticesinde zihinsel dayanıklılığı tanımlayan ve 4C Modeli olarak ifade ettikleri yeni bir model ortaya çıkmıştır. 4C Modelinin açılımı ise Control (kontrol), Commitment (bağlılık), Challenge (meydan okuma) ve Confidence (güven)'dir.

Zihinsel Dayanıklılığın Boyutları

Sporda zihinsel dayanıklılık konusunda çalışmalar yapan Jones ve ark. (2002, 2007 sporla ilişkili 4 temel boyut ortaya koymuşlardır. Bu dört temel boyut; 1. Kafaya koymak/ tutum (inançlar ve odaklanma) 2. Antrenman (güdülenmeyi sağlamak üzere uzun vadeli hedefler belirleme, sınırları zorlama); 3. Yarışma (baskıyı kontrol altında tutabilme, odaklanmayı sürdürme, inanmaya devam etme); 4. Yarışma sonrası (başarı ve başarısızlığı kontrol edebilme) olarak adlandırılmıştır.

Zihinsel olarak dayanıklı sporcu;

Yarışma hedeflerini başarabileceğine dair sarsılmaz bir özgüvene sahiptir. Azalan performansını tekrar arttırmak için kararlılık gösterir.

Rakiplerinden üstün olmalarını sağlayacak eşsiz özelliklere sahip olduklarına dair sarsılmaz özgüveni vardır. Başarılı olmak için doyumsuz bir arzuya ve içsel bir güdüye sahiptir. Yarışmada dikkatlerini dağıtacak durumlar olsa dahi tamamen göreve odaklanabilir. Beklenmedik, kontrol edilemez bir durumla karşılaşsa dahi psikolojik olarak kontrolü yeniden kazanabilir. Antrenman ve yarışmalarda stres altında olsa dahi fiziksel ve duygusal acının sınırlarını zorlar. Yarışma kaygısının kaçınılmaz olduğunu kabul eder ve kaygıyla baş edebileceğini bilir. Yarışma baskısının kendisini geliştirdiğine inanır. Rakiplerinin iyi ya da kötü performansından etkilenmez. Kişisel yaşamında dikkat dağıtıcı şeylerle karşılaşsa dahi bütünüyle görevine odaklanmayı sürdürür. Şartların gerektirdiği şekilde dikkat odağını daraltıp genişletmeyi başarır.

Zihinsel Dayanıklılığın Geliştirilmesi

Zihinsel dayanıklılığın geliştirilmesinde, ebeveyn ve antrenörlerin tutum ve davranışları, sözel ve sözel olmayan pekiştireçleri, yaratılan güdüsel iklim, başarısızlık sonrası sunulan sosyal destek oldukça önemlidir. “başarı”yı kendini geliştirme, görev odaklı ustalık yönelimi, çabayı arttırma gibi kavramlarla açıklayan antrenörlerle çalışan sporcuların zihinsel dayanıklılıkları artacaktır.. Ayrıca, sporcuları antrenmanların içeriği, hedefi ve sonuçları hakkında bilgilendirmek, etkili iletişim becerilerini kullanarak sporculara geribildirimde bulunmak, sporcunun potansiyeline vurgu yapmak, özel spor becerilerini denemeleri yönünde cesaretlendirmek, imgeleme gibi psikolojik becerileri uygulaması için sporcuyu desteklemek zihinsel dayanıklılığın artmasına katkı sağlayacaktır.