Spor Ekonomisinde Telif ve Yayın Hakları

Günümüzden yirmi yıl öncesinin spor tanımlarının önceliği sağlıklı yaşam ve olimpik düzeyde rekabete verdiği görülmektedir. Günümüzde ise spor her anlamda endüstriyel bir yapı, gittikçe derinleşen bir ekonomi ve global pazarı olan bir güç olarak değerlendirilmektedir. Spor yayıncılığı, sportif etkinliklerin ve bu etkinliklerle ilişkili yayınların izleyicilere kitle iletişim araçları vasıtası ile ulaştırılması süreci olarak tanımlanabilir.

Telif ve Yayın Hakları

Yalın hâlinin sözlük anlamı "uzlaştırma" olan "telif" sözcüğü bir hukuk terimi olarak "telif hakkı" biçiminde ele alındığında "kişi ya da kişilerin fikrî emeği ile ortaya koydukları bilgi, düşünce, sanat eseri ve bunlarla ilişkili ürünleri kullanma, çoğaltma ve dağıtma süreçlerine yönelik haklar" olarak tanımlanır.

Telif hakkının sportif etkinlikler ile ilişkisi günümüzde çözüme kavuşmuş bir mesele değildir. Literatür incelendiğinde, konuya yönelik üç farklı görüşün olduğu görülmektedir.

Ülkemizde yürürlükte olan 5846 sayılı Kanun yukarıdaki görüşlerden ilkini baz alan bir bakış açısına sahiptir. Öte yandan sporda fikri mülkiyet hakları, sportif ürün teknolojileri, tasarımlar ve markalaşma üzerine odaklanmaktadır.

Yayın hakkı kavramı ise hareketli ya da hareketsiz herhangi bir görsel veya görüntü, işitsel içerik, hem görsel hem işitsel içeriğin, herhangi bir müsabakanın tamamının ya da bir kısmının, canlı, gecikmeli ya da sonradan iletim biçiminde günümüzde kullanılan veya gelecekte kullanılacak teknolojiler ile yayınlanması sonucu ortaya çıkan haklar biçiminde tanımlanabilir.

Türkiye’de Spor Yayıncılığı ve Telife Yönelik Yasal Düzenlemeler

Ülkemizde spor ile ilişkili fikri mülkiyet hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ele alınmaktadır. Öte yandan spor yayıncılığına yönelik yasal düzenlemeler incelendiğinde 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkındaki Kanun'da sporda yayın hakları ile ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.

Yayın Haklarının Spor Ekonomisindeki Yeri

Küresel spor ekonomisinde sportif içeriklere yönelik yayın hakları gelirleri neredeyse 1/3’lük paya ulaşmıştır. Bu oranın daha da artması öngörülmektedir.

Yayın Haklarının Global Ölçekteki Hacmi

Global ölçekte sportif etkinliklerin yayın hakları cirosu 49 milyar Amerikan doları düzeyine ulaşmıştır. Söz konusu cironun önemli kısmı futbol müsabakaları ile ilişkilidir. Dünya çapında futbol seyircisi sayısı günden güne artış göstermektedir.

Yayın haklarının Amerika ve Avrupa’daki Hacmi

Spor etkinliklerinde yayın haklarına Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da farklı açılardan bakılmaktadır. Bakış açısındaki farklılığın temelinde iki faktörün rol oynadığı söylenebilir. Bunlardan ilki spor branşları düzeyindeki farklılıktır. Bakış açısındaki bir diğer farklılık ise yayıncılık anlayışı ile ilgilidir.

Yayın Haklarının Türkiye’deki Hacmi

Türkiye’de spor etkinlikleri yayın haklarının ekonomik değerinin oluşması 1990 yılında özel televizyon kanallarının kurulması ile başlamıştır 1990-96 yılları arasında özel televizyonlar bazı futbol maçlarının yayın haklarını ilgili kulüplere ödemeler yaparak satın almıştır. Bu istisnalar dışında 1996 yılına kadar devlet televizyonu olan TRT’de yayınlanan futbol maçları aynı sene Türkiye Futbol Federasyonunun o dönemki adıyla Türkiye Futbol 1. Ligi yayın haklarını sezonluk 40 milyon dolar karşılığında özel bir televizyon şirketine ihale etmesi ile yeni bir döneme girilmiştir. Türkiye Futbol Federasyonu Süper Lig yayın hakları bedeli ilk beş yıl içinde dört kattan fazla artmış, yirminci yılında ilk yıla göre 12 kat değer kazanmıştır.

Türkiye’de basketbol branşına yönelik ilk yayın hakları sözleşmesi 2008 yılında gerçekleştirilmiştir. 2008-09 sezonu itibarıyla sezonluk 1,9 milyon dolar yayın hakkı bedeli olan Türkiye Basketbol Federasyonu Basketbol Süper Liginin günümüzdeki sezonluk yayın hakkı bedeli 8 milyon dolardır.

Yayın Haklarında Değerleme ve Sözleşme

Sportif etkinliklerin yayın haklarının değerlemesi ve satışı çeşitli değişkenleri barındıran karmaşık bir süreçtir. Teknolojik gelişmelerin sonucunda globalleşen dünyada sportif etkinliklere izleyici bazlı erişim alanı genişlemiştir.İçerik üreticisi olan lig, kulüp ya da organizasyonların ürettikleri yayın içeriklerini mümkün olan en iyi fiyatlara satabilme çabası, yayıncı kuruluşların ise bu içerikleri olabilecek en uygun fiyatla lisanslayıp yayınlama isteği sert bir pazarın oluşumuna neden olmuştur.

Sportif Yayın Haklarında Değerleme

Sporun bir ekonomik değer oluşturmasının temelinde seyirci kavramı yer almaktadır.

Seyirci olmaksızın popülaritenin olması söz konusu değildir. Spor ekonomisinin önemli sacayaklarından biri, spor ile ilgili olmayan ticari organizasyonların spor seyircilerine reklam ve tanıtım yapma girişimidir. Sportif yayın haklarında değerleme faaliyetleri, içerik üreticilerinin sahip oldukları muhammen bedeller ve ihaleler ile belirlenmektedir.

Sportif Yayın Hakları Sözleşmeleri ve İçerikler Standart bir sportif yayın hakları sözleşmesinde 9 adet bölüm yer almaktadır. Bu bölümler ve genel içeriği aşağıdaki gibidir;

  • Sözleşmenin konusu ve genel hükümler
  • Yayın üretim seçenekleri ve ücretlendirme
  • Yayın haklarının, platformların ve coğrafi kapsamın sınırları
  • Ticari noktalar, tanıtım ve sponsorluklar
  • Sözleşme süresi ve fesih
  • Sorumluluklar ve tazminat
  • Bildirimler
  • Uygulanacak hukuk
  • Gizlilik ve çeşitli hükümler