Ekonomi ve Spor Ekonomisi

İnsanların yaşamlarını refah ve huzur içinde sürdürebilmeleri için gerekli olan mal ve hizmetleri satın alırlar. Bu alımlar karşılığında parasal bir değer vardır ve bundan fayda elde ederler. Satın alınan mal veya hizmetler üç ana başlıkta toplanır. Bunlar; zorunlu, sosyal ve lüks gereksinimler. Zorunlu gereksinimler bireylerin fizyolojik gereksinimleridir. Açlık susuzluk barınma bunlara örnektir. Sosyal gereksinimler ise sinemaya gitme , tiyatro izleme veya spor karşılaşmasına gitmek gibidir. Lüks gereksinimler ise bireylerin satın alma güçlerinin üzerinde olan mal veya hizmetlerdir. Toplumsal gelişme ve nüfus artışıyla bu gereksinimler çeşitlenmiştir. Bu gelişmeler yeni pazarlar yaratmıştır. Bireyler zorunlu gereksinimlerini karşıladıktan sonra satın alma güçleri varsa sosyal gereksinimlerini karşılayacak pazarla yönelirler. Bu yolla yaşamlarını daha eğlenceli ve tatmin edici bulurlar.

Bireyler gereksinimlerini karşılarken aldıkları mal veya hizmetten fayda elde ederler. Kişilerin tatmin düzeyleri farklı olabilir. Spor karşılaşmalarına gitmek ya da bu takımın taraftarı olmak bir sosyal gereksinim olarak görülür. Bu yolla taraftarı oldukları takımın sunduğu mal ve hizmetlerden faydalanmak için satın alırlar. Bu pazara giren parasal değerler sonunda yeni yatırımlar ve ürünler ortaya çıkar

Spor ekonomisi dolaylı ve dolaysız taraftarlıyla ekonomiye makro düzeyde katkılar sunar. Taraftarları arasında ticari kuruluşlar, izleyiciler, medya kuruluşları, sponsorlar ve tesisiler direk katılımcı olurken seyahat acenteleri, tekstin sanayi ve bahis oyunları dolaylı katılımcılardır. Bu katılımcılar yoluyla sektöre nakit akışı olur. Bununla birlikte bu sektörde yer anlalar için bir istihdam oluşur. Takım yöneticisinden malzemeciye kadar büyük bir istihdam yaratır.

Kulüpler ve seyirciler tarafından sahip olunan bilgiler gerekli olanı satın alırlar. Bu bağlamda, spor karşılaşmalarını izlemek için bilet satın alma ve satma konusundaki bireysel kararları, sektör düzeyindeki faaliyeti bir bütünü olarak görülür. Ayrıca sektöre giriş ve çıkış özgürlüğünün olduğu varsayılmaktadır. Bu bakımdan, spor piyasasındaki kaynaklar gelip gitmekte özgürdür. Ayrıca, herhangi bir takım grubu tarafından sağlanan ürünün -bir spor fikstürü -diğerleriyle aynı olduğu varsayılır ve spor fikstürlerinin kalitesi ile belirli takımların taraftarlarının kimlikleri arasında varsayılan bir fark olmadığı kabul edilir. Piyasada belirlenen bilet fiyatını herkes kabul etmek zorundadır.

Spor ligleri endüstride bir pazar olarak görülmektedir. Bireysel takımlarla spor karşılaşmaları yapan kulüpler birer işletme olarak kabul edilir. Takımı destekleyenler maç izlemek için para öderler ve bu takımın malzemelerini talep ederler. Böylece o takımın potansiyel tüketicisi olurlar. Bilet almada bireysel kararlar verirler. Bu kararları kendilerince rasyonel kararlardır. Kararların etkileri hakkında mükemmel bilgiye sahiptirler ve tanımlanan hedeflere izlerler.

Kulüpler taraftarların taleplerine göre fiyat ayarlaması yapar. Spor ekonomisinde oyuncular işçi, stadyumlar arazi ve sermaye, malzemeler ekipman olarak kabul edilebilir. Oyuncuları ödemeleri kulüpler için girdi maliyetleridir.

Gelişmekte olan ülkeler, dünyanın en güçlü profesyonel spor liglerinden, takımlarından, üretim şirketlerinden ve medya şirketlerinden bazılarının genişleme stratejileri için ana hedef pazar h âline geldi. Bu ülkelerdeki ulus ötesi yayıncıların etkisi ve Batı spor organizasyonlarının yoğun pazarlama çabaları, İngiltere Premier Ligi (EPL) ve Ulusal Basketbol Birliği (NBA) gibi Avrupa ve Amerika merkezli spor liglerine hâkim olma konusunda büyük avantaj sağlar. Zaman zaman yerli spor ürünleri geliştirmenin hayatta kalmasını ve gelişmesini engelleyebilecek pazar. Gelişmekte olan ülkelerdeki spor tüketicileri, yerel olarak üretilenler yerine küresel olarak pazarlanan Batı spor liglerini, takımları, yıldızları ve lisanslı ürünleri seçme eğilimindedir. Küreselleşmiş kültür ve spor ürünlerinin baskıları, yerel kültür ve spor unsurları üzerinde büyük bir ağırlığa sahip olabilir. Yerel spor gelenekleri ve spor kimliğini koruma ihtiyacı ve yerel ürün tarama ihtiyacı, artan kapitalist ideallerle (örn. Zenginlik, statü ve yıldızlık) çatışıyor.

Son yıllarda spor karşılaşmalarına girebilmek için kartlar zorunlu oldu. Kartların fiyatlarındaki hareketler (artma, azalma) talebi etkiler. Satıcılar çok kart satmak isterler. Bu miktarda toplam arzı meydana getirir. Kart arz edenler yüksek fiyatla kart satmak isterlerken tüketici düşük fiyatla kart almak ister.