Hitabette Temel İlkeler
Güzel sanatlar içinde yer alan ve amacı insanları ikna etmek olarak nitelenen hitabet bir söz sanatıdır. Sözü güzel söylemenin karşılığı; bir anlayışı bir düşünceyi yaymak ve onu dinleyicilere benimsetmektir. İnsan hitabet sanatına gerek bireysel gerekse sosyal açıdan ihtiyaç duyar. Literatürde insanın hem özel hayatında hem de iş hayatında hitabetin öneminin büyük olduğu, ilim ve sanatların gelişmesinde etkisin bulunduğu ifade edilmektedir.
Hitabet Kavramı
Hitabet, “etkili söz söyleme sanatı” olarak tanımlanır. Hitabet sanatı sayesinde bir topluluk karşısında duygu ve düşünceler doğru, güzel ve etkili bir biçimde ifade edilebilir ve bir anlayışın‐fikrin yayılması sağlanabilir. İnsanlar yaşları, işleri ve konumları ne olursa olsun, hayatlarının herhangi bir anında, herhangi bir nedenle topluluk karşısında konuşma ihtiyacı hissederler. Bu ihtiyacın etkin bir biçimde karşılanması için de herkesin hitabet sanatı konusunda bilgi ve deneyim edinmesi gereklidir. Türkçede hitabet sanatını icra edenler, hatip/konuşmacı, söylenen söz, hitabe/konuşma, konuşmanın yapıldığı kitle ise muhatap/dinleyici olarak tanımlanmaktadır.
Hitabette Benimsenecek Temel İlkeler
Öncelikle inandırıcı konuşmanın yapılabilmesi için beş temel kurala uyulması gerekmektedir: Buluş: Konuşmayı oluşturan düşüncelerin kaynağı ve özü. Düzenleme: Konuşmanın kuruluşu ve akışı. Biçem: Konuşmanın konusuna, gereğine ve dinleyenlerin niteliğine göre kullanılan dil. Bellek: Konuşanın, bilgilerini zihninde tutma ve anımsama gücü. Deyiş: Konuşmanın ses ve fiziki ses olarak yansıması.
Hitabette Temel İlkelere Uymanın Önemi
Hitabetin ilkelerine uymak yönetmenin önemli bir adımıdır/basamağıdır: Özellikle yönetsel yapılarda görev ve sorumluluk üstlenen kişilere bakıldığında birçoğunun etkileyici konuşma özelliğine sahip oldukları görülmektedir. Hitabet ilkelerine uymak medeniyet tasavvuru ve inşası için gereklidir: Doğru, güzel ve etkili hitapların; heyecanı azalmış bir topluluğa heyecan vererek hayata döndürmek, kaybedilecek gibi görünen davaları kazandırmak, yenilmek üzere olan orduları zafere ulaştırmak, kitlelere idealler aşılamak gibi dikkate önemsenmesi gereken birçok özelliği vardır. Hitabet ilkelerinin etkililiği, amaç ve metot farkındalığıyla mümkündür: Çevresiyle sürekli bir etkileşim içinde bulunan ve sosyal bir varlık olan insanın sözlü iletişimini etkili kılabilmesi için; konuşma yolunu tercih ettiğinde, iletmek istediği meseleleri dilin inceliklerine dikkat ederek belirli bir metot, plan ve hedef çerçevesinde sunmasını bilmelidir. Hitabet bir sisteme dayanır ve bunu yönlendiren/yöneten hatibin amacıdır: Hitabette temel ilkelere uymanın önemli noktalarından birisi; hatibin niçin o konuşmayı yaptığı ve o konuşmada neler yapabileceği ve konuşmayla nelere/nerelere ulaşabileceğinin bilincinde olmasıdır.
Hitabet bir sisteme dayanır ve bunu yönlendiren/yöneten hatibin amacıdır: Hitabette temel ilkelere uymanın önemli noktalarından birisi; hatibin niçin o konuşmayı yaptığı ve o konuşmada neler yapabileceği ve konuşmayla nelere/nerelere ulaşabileceğinin bilincinde olmasıdır. Hitabetin temel ilkelerine uyulduğu ölçüde sanatsal yönü ortaya çıkar: Söz söyleme sanatı olan hitabet, resim, müzik mimari vb. gibi hitabet de güzel sanatlardandır. Bu bağlamda hitabet bir sanat olarak değerlendirildiğinde onun, sanatkâr (hatip) ile muhatabı olan dinleyicinin iç içe bulunduğu “güzel konuşma sanatı” olarak varlığını sürdürdüğü söylenebilir. Hitabet hem bugünü hem de gelecekteki düşünceleri etkileyen bir araçtır: Hatibin konuşmasına verilecek “cevap,” konuşma bittiği anda veya aradan saatler, hatta günler geçtikten sonra, dinleyicilerin o konuşma aracılığıyla neler düşündükleridir, neler yaptıklarıdır. İyi bir konuşma, konuşma olarak hafızalardan silinse bile, insanların düşünce ve hareketleri üzerinde iz bırakır.
Hitabete Etki Eden Faktörler
Dinleyicinin İhtiyacı: Konuşmacı, dinleyici kitlesinin ihtiyaçlarını iyi belirlemeli ve konuşma içeriğini ona göre biçimlendirmelidir. Konunun Güncelliği ve Konuşmanın Güncelleştirilmesi: Konuşma konusu, dinleyicilerle ilişkilendirilmeli ve güncelleştirilmelidir. Konuya Temel Kaynaklardan Hazırlanma: Konuşma konusu, temel kaynaklardan hazırlanmalıdır. Konuşma Ortamı: Her şey her yerde konuşulmaz. Konuşmacı neyi, nerede konuşacağını iyi hesaplamalıdır. Konuşmacının Sağlık Durumu: Konuşmacı, sağlığına dikkat etmelidir. Ses ve Ses Düzeni: Konuşmacı sesini konunun duygu durumunu yansıtabilmelidir. Görsel Materyaller: Anlatılan konuyu, dinleyicinin gözünde canlandırabilmesi için, ilgili resim ve fotoğraflarla konu desteklenmelidir. Giyim: Konuşmanın yapılacağı yere, konuşmanın türüne ve dinleyicilere göre doğal bir giyim gerekir. Temiz ve rahat giysiler giyinmeliyiz. Dar kemerler solunumu zorlaştırır. Duruş: Omuzlar doğal olarak gergin, çene hafifçe yukarıda ve eller doğal bir şekilde kullanılmalıdır. Konuşma Yerinin Düzenlenmesi: Konuşma yapılacak yer konuşmacıyı yakından ilgilendirmelidir. Konuşma yapılacak yer dinleyicilerin konuşmacıyı ve hareketlerini/ifadelerini rahatça görebileceği yükseklikte olmalıdır. Söze Başlayış: Hazırlıksız görünmemeli ve iyi hazırlanılmamış olunsa bile, özgüven eksikliği hissi veren sözlerle konuşmaya giriş yapılmamalıdır. Bunun yerine arzulu, şevkli, dinç bir görünüm oluşturulmalıdır. İçtenlik: Son derece içten, gönülden gelen her söz, dinleyicinin sadece kafasına değil, kalbinde de yer eder.
Hitabette Uzak Durulacak Temel İlkeler
Hitabeti başarmaya dair olumsuz düşünceler zihinden uzaklaştırılmalıdır: hitabette ilk olarak; “Ben bu işi başaramam/üstesinden gelemem/başaramam” gibi olumsuz ve yanlış düşüncelerden uzak durmak gerekmektedir. Konuşma becerisindeki sorunlar dinlemeyi ve iletişimi olumsuz etkiler: Dinlemenin gerçekleşebilmesi veya insanların karşılıklı olarak birbirlerini etkin bir şekilde dinleyebilmeleri için konuşmanın önemi ortaya çıkmaktadır. Çünkü bir insanın konuşma becerisinin sorunlu olması, %75 (dinleme + konuşma) oranında iletişim kurmakta problem yaşayacağı söylenebilir. Konuşmayı bozan etkenlerden uzak durulmalıdır: Konuşma bozukluklarının nedenleri yapısal, görevsel ve psikolojik nedenler olmak üzere üç başlık altında incelenebilir.Konuşma yetersizliklerinden uzak durulmalıdır: Konuşma yetersizlikleri genel çatı olarak; zihinsel kurgulama yetersizlikleri, fiziksel sorunlar, kullanılan dilin kurallarına hâkim olmama, dil bilgisi kurallarını uygulayamama, davranış bozuklukları ve gerekli bilgi eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.