Geçmişten Günümüze Yönetim İle Yönetimle İlgili Temel Kavramlar
Yönetim insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İnsanların sosyal varlıklar olması ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için başka insanların mevcudiyetine gereksinim duyması bireyleri topluluk hâlinde yaşamaya sevk etmiştir. Topluluk hâlinde yaşayan insanlar hayatlarını bir düzen içerisinde devam ettirebilmek için yönetim olgusuna canlılık kazandırmıştır. Yönetim kavramı tarihsel süreç içerisinde incelendiğinde henüz bilimsel nitelik kazanmadığı Antik çağ ve Orta çağ uygarlıklarında dahi yönetsel kavram ve ilkelerin izleri göze çarpmaktadır. Bu dönem bilimsel yönetim öncesi dönem olarak adlandırılmıştır. Yönetimin tarihsel serüveninde Sanayi Devrimi önemli rol oynamıştır. Sanayi Devrimi ile insan gücünün yerini makinelerin alması ve bu sayede meydana gelen üretim artışı ile örgüt yapıları giderek büyümüş ve karmaşıklaşmıştır. Dolayısıyla örgüt yönetimlerinde daha sistematik ve bilimsel tarza ihtiyaç duyulmuştur. Klasik yönetim teorisi bu gereksinime binaen ortaya atılan ilk bilimsel kuram olmuştur. Klasik teori bünyesinde Taylor'un iş görenlerin verimliliği üzerine odaklandığı Bilimsel Yönetim Yaklaşımı, Fayol'un yönetimin işlevlerine açıklık getirerek örgütün bütünü üzerinde durduğu Yönetim Süreci Yaklaşımı ve Weber'in rasyonel otoriteye dayanan örgütü savunduğu Bürokrasi Yaklaşımı olmak üzere üç tür kuramı barındırmıştır. Hawthorne deneylerine kadar etkisini sürdüren Klasik Yönetim Teorisi bu tarihten sonra yerini Neoklasik Yönetim Yaklaşımı’na bırakmıştır. Neoklasik Teori, Davranışsal Yaklaşım ve Çevresel -Davranışsal Yaklaşımdan oluşmuştur. Neoklasik yönetim teorileri, işgörenlerin verimliliğini artıran durumların tespiti yapan Hawthorne deneylerinin sonuçları ile organizasyondaki insan varlığına dikkat çekmiştir. İnsanın sosyal varlık olduğunu, organizasyon içerisinde sosyal ilişkilerin işgörenlerin verimliliğini fiziksel koşullardan daha fazla etkilediğini ortaya koymuştur. Klasik ve Neoklasik yaklaşımların birbirlerine zıt görüşleri ve örgüt yönetimi ile ilgili birtakım konularda yetersiz kalmaları Modern Yönetim Yaklaşımlarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Modern Yönetim Yaklaşımı, Sistem Yaklaşımı ve Durumsallık Yaklaşımı’nı içermektedir. Sistem Yaklaşımı örgütü bir sistem olarak ele alırken üretim, pazarlama gibi bölümleri alt sistemler olarak kabul etmiştir. Alt sistemlerin birbirleriyle ilişki içerisinde olduğunu savunmuştur. Durumsallık Yaklaşımı’ ise en iyi örgüt yapısı diye bir tanımlama yapmanın mümkün olmadığını, en iyinin şartlara göre değiştiğini, örgüt yapısının içsel ve dışsal koşullara ayak uyduran bir yapıda olduğunu ileri sürmüştür.
Tarihsel aşamaları çerçevesinde yönetimin net bir tanımı henüz yapılamamıştır. Her bilim dalı yönetimi kendi amaçlarına göre yorumlamıştır. Yapılan çeşitli tanımlar baz alınarak yönetimin, en az iki insanın belirlenen amaçlara ulaşabilmesi için iş birliği yapma süreci olduğu söylenebilir. Yönetimden söz edilebilmesi için kişilerin yöneten ve yönetilen olarak ayrışması gerekmektedir. Yönetimi elinde bulunduranlar açısından ailesel, siyasal ve profesyonel yönetim olmak üzere üç tür yönetimden bahsedilebilmektedir. Ailesel yönetim karar organının aile üyelerinden oluştuğu, babadan oğula geçebilen yapıda olan yönetim biçimi iken siyasal yönetim, yönetimin üst kademelerine siyasal eğilimi olan kişilerin getirildiği ve son yönetim şekli olan profesyonel yönetim ise yönetimin önemli düzeylerine gelen kişilerin uzmanlıklarına göre seçilmesi şeklini ifade etmektedir. Örgütün etkin bir şekilde yönetilebilmesi için yönetim olgusunun çeşitli fonksiyonları yerine getirmesi gerekmektedir.
Bu fonksiyonlar; örgütün amacının ne olduğunu saptayacak ilk aşama olan planlama, yapılan planlamayı hayata geçirecek personelin belirlenmesi ve gruplandırılması sürecini ifade eden örgütleme, oluşturulan örgütün faaliyete geçmesini sağlayan yöneltme, eyleme geçen örgütün hangi birimlerinin birbirleriyle ne şekilde iş birliği içerisinde olacağını belirten koordinasyon ve planlama aşamasında koyulan amaçlarla mevcut faaliyetlerin kıyaslanmasını içeren kontrol aşamasından oluşmaktadır.