Feminist Kuram
Sosyal hizmet kuram ve yaklaşımları içinde kadınlar ve erkekler arasındaki toplumsal adaletsizlik ve güç dengesizliklerine odaklanan yaklaşım olarak feminist kuramı gösterebiliriz. Feminist kuram, feminist sosyal hizmet uygulamalarında kendini göstermektedir. Bu bağlamda kuram feminizm düşünce ve eylem akımından ortaya çıkmıştır. Feminizm: Erkek düşmanlığı veya erkek üstünlüğünün ortadan kaldırılma çabası değil; her bireyin eşit hak, ödev ve sorumluluklara sahip bir toplum yaratma idealini temsil eder. Sosyal adalet prensibi ve insanların ve toplumların kendileri ve gelecekleri hakkında özgürce karar verebilmelerini sağlayan değişimlere odaklanan bir meslek olan sosyal hizmet ve kadınların özgürleşmesi ve bunun için toplumsal değişimi hedefleyen feminizm arasında oldukça fazla ortak nokta vardır. Feminist sosyal hizmetin ilkeleri de hem sosyal hizmet alanından hem de feminist çalışmalardan ortaya çıkmıştır. Feminist sosyal hizmet; ilk olarak kadınların çeşitliğini kabul eder ve kadınların kendilerine özgü güçlerine değer verir. Ayrıca farklı kadın grupları arasındaki eşitsiz güç dengelerini ortadan kaldırmak için dezavantajlı kadın gruplarına da öncelik tanır.
Tarihsel olarak baktığımızda ve avcı-toplayıcı toplumlara kadar geri gidildiğinde kadının düşük statüsü ile sonuçlanan süreçlerin başlangıcını görebiliriz. Erkekler sözde avcılığa daha uygundu ve koşullardan dolayı bebek ölüm oranları fazla olduğundan kadınların evde kalıp çocuk doğurup çocuk bakması gerekliliği vardı. Bu gereklilik nedeniyle kamplarından uzakta günler geçirmeleri gereken avcılıktan uzak kalmışlardı. Rol farklılıklarının temeli bu şekilde atılmıştır. Zamanla bu cinsiyet rolleri ayrımına daha fazla davranışsal kalıplar eklenmiştir.19.yüzyıl Sanayi Devrimi cinsiyet rollerinde önemli değişmelere sebep olmuştur. Kadının rolleri giderek artan bir biçimde çocuk yetiştirme ve ev işleri olarak tanımlanmıştır ama bu rollerin gerçekleştirilmesi için gereken zaman birkaç nedenden dolayı oldukça azalmıştır. Kadının geleneksel rolleri değişmeye başladığı zaman, bazı kadınlar geleneksel olarak erkeklere ayrılmış aktivitelerin peşinden gitmeye başlamışlardır.
Feminizm: “Kadınların kendi aralarında bir dayanışma yaratarak erkek egemen dünyanın norm ve değerlerine, cinsiyetçi politikalarına karşı başlatmış olduğu mücadele”,“Cinslerin eşitliği kuramına dayanan kadınlara eşit haklar isteyen temelde kadın ile erkek arasındaki iktidar ilişkisini değiştirmeyi amaçlayan bir siyasal akım” ve“Cinsiyetçiliği, cinsiyetçi sömürüyü ve baskıyı sona erdirmeye çalışan bir hareket” olarak tanımlanmaktadır.
Feminist kuramlar ve feminzim türleri ise liberal feminizm, varoluşçu feminizm, sosyalist/Marksist feminizm, radikal feminizm, postmodern feminizm, ekofeminzim ve kültürel feminizmdir.
Feminist kuram: Sosyal olayların ve/veya sorunların incelenmesine dair alternatif ve daha eşitlikçi bir çerçeve sunmuştur. Aynı zamanda bu teorilerin özünden dolayı toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı da hassastır.
Feminist sosyal hizmet: hem sosyal hizmetin bilgi, beceri ve değerleri hem de feminist ilke ve yaklaşımlarla ile bireylerin cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanan sorunlarının aşılabilmesine yardımcı olmaktadır. Feminist sosyal hizmet ilke olarak toplum içindeki kadınların deneyimlerinden yola çıkar.
Feminist sosyal hizmet: İlk olarak kadınların çeşitliğini kabul eder ve kadınların kendilerine özgü güçlerine değer verir. Ayrıca farklı kadın grupları arasındaki eşitsiz güç dengelerini ortadan kaldırmak için dezavantajlı kadın gruplarına da öncelik tanır. Kadınların da diğer insanlar gibi kendi kararlarını verebilecek kapasiteye sahip bireyler olduklarının kabulü oldukça önemlidir. Bu nedenlerle erkekleri kadınların üstünde tutan her tür düşünce, yaklaşım ve önyargılara karşı feminist sosyal hizmet sağlam bir duruş sergiler. Eşitlik ve sosyal adalet söz konusu olduğunda kadınların sorunlarının özel alanla değil kamusal alanla ilişkilendirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu nedenle bireysel sorunların çözümleri için mutlaka kolektif çözümler üretmek ve uygulamak da feminist sosyal hizmetin görevlerindendir.
Feminist sosyal hizmetin görevi kadınların her gün deneyimledikleri büyük veya küçük çaplı tüm baskı ve ayrımcılığa karşı farkındalık kazandırarak güçlenmelerini sağlamaktır. Bunu gerçekleştirmek de ancak aşağıdaki temel bileşenlerin kabulü ile mümkündür:
- Kalıplaşmış olan varsayımlardan kaçınmak,
- Toplumda baskın aile ve kadın ideolojisinin ötesinde düşünmek ve hareket etmek,
- Tamamen baskı ve ayrımcılık karşıtı sosyal hizmet ilkelerini benimsemek,
- Sosyal hizmet ilişkisinde eşitlikçi olmak,
- Müracaatçıların sorunlarını her zaman sosyopolitik düzeyde değerlendirmek,
- Toplumdaki cinsiyete bağlı güç ilişkilerinin her zaman farkında olmak.
- Mesleğin temel rolleri haricinde feminist uygulamada bulunan sosyal hizmet uzmanlarının danışmanlık, aktivistlik, lobicilik ve bağlantı kurucu rollerinin daha ön plana çıktığı söylenebilir.
Feminist sosyal hizmet uygulaması her alanda kullanılabileceği gibi özellikle istismar mağdurları, seks işçileri, aile içi şiddet mağdurları ve aile terapilerinde etkin olarak kullanılabilir.Danışmanlık rolünde sosyal hizmet uzmanın; psikososyal değerlendirme, sosyal tedavi ve uygulamayı değerlendirici görevleri bulunmaktadır. Feminist sosyal hizmet uygulamasında, karşılaşılan müracaatçının durumunun psikososyal açıdan değerlendirilmesinde uzman, baskı ve ayrımcılık karşıtı bakış açısını kullanmalı ve güç dengesizlikleri ve sosyal adaletsizliklere karşı duyarlı olmalıdır.Lobicilik rolünde ise sosyal hizmet uzmanı, feminist uygulamada karşılaştığı sorunları veya adaletsizlikleri makro düzeyde değerlendirdikten sonra bu sorunların ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına dair lobicilik faaliyetlerinde bulunabilir.
Aile içi şiddet ve istismar mağdurları ile çalışmada feminist sosyal hizmete önemli görevler düşmektedir. Kadına yönelik şiddetin temelinde yer alan cinsiyetler arası eşitsizlik ve baskı yer almaktadır. Temel olarak bu eşitsizlik ve baskılara odaklanan feminist sosyal hizmet uygulamasında, sosyal hizmet uzmanı şiddeti ve istismarı doğuran toplumsal koşullara, baskılara, güç dengesizliklerine ve sosyal adaletsizliklere odaklanarak bir değerlendirme yapar. Bu değerlendirmenin sonucunu istismar mağduru müracaatçısı ile paylaşarak ve eşitlikçi bir ilişki içinde farkındalık kazandırma ve güçlendirme müdahalelerinde bulunur.